Hamidiye Güler 77 yaşında. Dersim’in Xozat ilçesine bağlı Bargini köyünün Xıdırdamı mezrasında yaşıyor. O artık yok olmakla yüz yüze olan bir sanatın son temsilcisi… 13 yaşında öğrendiği cacım (kilim dokuma) geleneğini devam ettiriyor. 

Birçok Dersimli gibi 70’li yıllarda Almanya’ya göç etmek zorunda kalan Güler, yılın 6 ayını köyünde geçiriyor. Yok olmakla karşı karşıya olan geleneği anlatan Güler, eskiden cacım yapımının daha zor olduğunu söylüyor. 

“Tew” adını verdikleri doğal halı dokuma atölyesinde el yapımı dokuma halısını yapan Güler, bu yörede bunu yapan son kişi. Şimdilerde kimsenin koyun yünü ile uğraşmadığını söyleyen Güler, aldığı renkli 15 top bağla bir halı yaptığını söyleyerek, 25 metre uzunluğundaki Tew yerine Sêpi (Dağan) adını verdiği 3 değnek, pijik, masur, bewşik, gurayin, kerkit adlı doğal malzemelerle dokuma yapıyor. 

Masur adlı malzeme ile 25 metre uzunluğunda dizili olan iplere desen veren Güler, Bewşik ile ipleri sıkılaştırıyor. Pijik adlı ince ağaçla ise iplerin birbirine takılmasını engelleyen Güler, sabit halde duran Gurayin dedikleri büyük parça ile de sarılı olan ipleri sabitliyor. Bewşik adlı iki ucu iple bağlı olan kalın ağacı ise kendine doğru çektiğinde ipleri ayırıp, sıklaştıran Güler, kerkit dedikleri kalın tarakla ise halıya son şeklini veriyor.

Bir cacımı tek başına 12-13 gün içerisinde yaptığını söyleyen Güler, yaz boyunca iki tane yaptığını, üçüncüsünü dokumaya başladığını dile getirdi. El emeği ile yapılan cacımın diğer halılardan kıymetli ve sağlam olduğunu söyleyen Güler, hayatta olan 2’si kız 8 çocuğuna birer tane halı yaptığını, çok sayıda cacımı da yıllardır yaparak kıymet verdiği insanlara hediye ettiğini anlatıyor. Güler, “Bunlar kıymetlidir. Sağlamdır. Ben evlenmeden önce çeyizimin içine katılan cacım 61 yıldır halen bende ve hiçbir şey olmadı. Şimdi kimseler bu gelenekle ilgilenmiyor. Bunlar hem güzel hem de sağlamdır. Bu geleneğin devam etmesini istiyorum” diyor. 

DERSİM