GÖÇ-DER Amed Şubesi 10 Ağustos tarihinde kentte yaptıkları incelemelerin sonucunda hazırladıkları raporu, dernek binasında düzenlenen basın toplantısı ile duyurdu. 

GÖÇ-DER Yönetim Kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda konuşan Şube Eşbaşkanı Yılmaz Kan, 14 Mart’tan bu yana Şırnak’ta yaşayan 64 bin insanın operasyonlar sonucunda zorla göç ettirildiğini söyledi. 



86 sivil katledildi 

Yerel kaynakların verdiği bilgilere göre, 86 sivilin operasyonlar döneminde katledildiğini dile getiren Kan, operasyonlar boyunca yaşanan onca acıya rağmen evlerini terk edip oluşturulan çadır kentlerde yaşayan ailelerin her şeye rağmen topraklarında kopmayacaklarını beyan ettiklerini aktardı. 




Acil 2 bin çadıra ihtiyaç var


Kan, “Yerel sivil toplum örgütleriyle yaptığımız koordineli çalışmalarda şu an için 2 bin çadıra ihtiyaç duyulduğu belirtilmiş, ama bu sayının yakın zamanda 5 bine çıkabileceği belirtilmiştir” dedi. 

‘200 aile çadırlarda’
Kent merkezine 10 kilometre mesafede afet konutları alanı içerisinde çadır kentin kurulduğunu söyleyen Kan, afet konutları alanı içerisindeki 80 derme çatma çadırda 210-220 ailenin yaşam mücadelesi verdiğini aktardı. 


Tek çadırda 20 nüfus

Aynı çadır içinde 3 ailenin ve toplam 20 nüfusun olduğu, bazı çadırlarda ise 2 ailenin yaşadığını kaydeden Kan, yurttaşların evlerine gidemediğini, evlerini görmek isteyenlerin de para cezasıyla cezalandırıldığını ifade etti.

Zorunlu göç dayatıldı

Raporda yer alan tespitlerden öne çıkanlar şöyle: 


*  Şırnak il merkezinde yaşayan halk, hendekler bahane edilerek, hendeklerin olmadığı mahallerde de dahil olmak üzere tamamıyla zorunlu göçe tabi tutulmuştur. Zorunlu olarak göç ettirilen aileler kaderleriyle baş başa bırakılmış, temel haklardan (eğitim, sağlık, barınma, gıda) yoksun bırakılmıştır.


*  Evlerini zorunlu olarak terk edenler çevre ilçelere, köylere yerleşen ailelere mağduriyetlerinin giderileceğine yönelik hükümetin herhangi bir desteğinin olmadığı gözlemlenmiştir.


* Sokağa çıkma yasağı öncesi ve sonrasında gerçekleştirilen her türlü insan hakkı ihlali ile ilgili olarak suç ve suçlunun ortaya çıkarılması için her türlü hukuki sürecin adil, şeffaf ve etkin bir şekilde sürdürülmesi ve gerçeklerin ortaya çıkarılması için hakikatler komisyonunun kurulması elzemdir.


* Devletin yıllarca sürdürdüğü göç ettirme politikalarından vazgeçmesi ve kendi gerçekliğiyle yüzleşmesi, göç ettirilen ailelerden özür dileyerek var olan duygusal kopuşların giderilmesi için gerekli adımların bir an önce atılması yoluna gitmelidir.” 


 DİHA/ŞIRNAK