Çaçan, Adalet Bakanlığı’nın talimatı ile sürgün edildiğini belirtirken, hasta olduğunu ve göz ameliyatı olmasından dolayı görme yetisinin çok düşük olduğunu vurguladı. Tüm bunlara rağmen 19 saat boyunca ring aracı ile Ankara’ya getirildiğini belirten Çaçan, “Tam bir işkence olan ring yolculuğundan sonra, Sincan Cezaevi girişinde ise içeri girerken yapılan çıplak ve ‘ince arama’nın ötesinde resmen taciz edildim. Önce beni çıplak soymak istediler. Buna izin vermedim. Bana bağırıp üstümdeki tüm elbiseleri zorla çıkardılar. Ben o anda ellerimle vücudumu kapatmaya çalıştım, çünkü çok utanmıştım. Ama utanması gereken ben değil onlar ve onların zihniyetidir” ifadelerine yer veriyor. 



Adalet Bakanlığı’nın zulmü!
Çaçan, aramanın bununla da sınırlı kalmadığını ayakkabılarının parçalandığını ve içinin dahi arandığını vurgulayarak, “Ben 65 yaşında bir anneyim. Bu zulümden Adalet Bakanlığı sorumludur. O arama ve tacizler 1990’lı yılların tanığı olarak bana o anları tekrar yaşattı” diyor. Mektubunun devamında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın her fırsatta annelerden bahsettiğini hatırlatan Çaçan, şunları kaydetti: “İçeride binlerce anne ve kadın suçsuz yere işkenceye uğruyor. Erdoğan’ın hiçbir söylediğine inanmıyorum ve yaşananlardan o da sorumludur. 90’lı yıllarda katlediyorlardı, şimdi ise tutukluyorlar. Eğer Kürt olduğum için buradaysam ben de Kürtlüğümün mücadelesini sürdürmeye devam edeceğim.”

DİHA/ANKARA