
Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı(AFAD), Van depreminde ölü ve yaralı sayısına ilişkin son rakamları açıkladı. Buna göre dün öğlen saat 12:00 itibariyle ölü sayısı 574’e yükselirken, yaralı sayısı da 2 bin 608 olarak tespit edildi. Enkazdan 187 kişi de sağ çıkarıldı. AFAD dün sabah 09:00’da verdiği rakamlarda ise, hayatını kaybedenlerin sayısının 570 olduğunu kaydetmişti.
5 bin 800 bina oturulamaz durumda
AFAD’a göre şu ana kadar Van merkez, köyleri ve Erciş ilçe merkezinde 10.621 bina incelenmiş olup; 5.739 hasarlı-oturulamaz bina (8.026 hane), 4.882 hasarlı-oturulabilir bina (7.660 hane) tespit edildi. Ön hasar tespit çalışmaları devam ediyor.
Bin 139 artçı deprem
AFAD, pazar gününden beri büyüklükleri; 2 ile 3 arasında değişen 307, 3 ile 4 arasında değişen 621, 4 ile 5 arasında değişen 95 ve 5 ile 6 arasında değişen 6 olmak üzere, toplam 1139 adet artçı deprem meydana geldiğini duyurdu.
Merkezde arama kurtarma bitirildi
Van merkezde 10 binanın yıkıldığı deprem sonrası başlatılan arama kurtarma çalışmaları sona ererken, enkaz kaldırma çalışmaları devam ediyor. Kentte hasar tespit çalışmaları da başladı. Yurttaşların başvurularını alan ekipler, binalarda incelemelerde bulunuyor.
Erciş’te 9 noktada devam ediyor
80 binanın yıkıldığı Erciş’te ise arama kurtarma çalışmaları 9 noktada devam ediyor. Van Yolu üzerinde bulunan Sevgi Apartmanı, Buse Cafe, Eresan Fırın olduğu bina, kaymakamlığın karşısındaki oyun salonları ve kafeteryaların bulunduğu binalar, Zeylan Caddesi üzerindeki Aydın Apartmanı’nda arama kurtarma çalışmaları sürüyor. 20 cenazenin çıkarıldığı Sevgi Apartmanı enkazından ise artık kokular gelmeye başladı.
Çadırları su bastı
Depremin harabeye çevirdiği Erciş’te depzemdeler bir geceyi daha yağmurun altında geçirdi. Kimi yurttaşlar müstakil olan evlerine geçerken, çoğu yurttaş da çadır ve barakalarda kaldı. Ancak hala çok sayıda aile çadır almış değil. Dün Erciş’te güneşin açması depremzedeler tarafından sevinçle karşılandı.
Van merkezde Erciş kadar yıkım olmasa da büyük bir mağduriyet yaşanıyor. Halk kendi olanaklarıyla kurdukları branda ve naylon çadırlarla soğuktan korunmaya çalışıyor.
Yas mı tutalım felakete mi ağlayalım?
Van’ın Yalı Mahallesi’nde yıkılan evlerinde 13 yaşındaki kızları Havva’yı kaybeden Boyacı ailesi de kendi imkanlarıyla yaptıkları barakada çocuklarının yasını tutuyor. „Yas mı tutalım, felakete mi ağlayalım“ diye isyan eden ailenin tek isteği başlarını koyacakları bir çadır bulmak.
Abdurrahman Gazi Mahallesi’nde tam bir sefalet yaşanıyor. İki gündür yağan kar karışımı yağmur nedeniyle kurdukları naylon çadırları çamur içinde kalan Araz ve Erdoğan ailesi de tepkililer. Çadırın içinde torununu soğuktan korumaya çalışan Safiye Erdoğan, „10 aileyiz, beş gündür iki ekmeği paylaşıyoruz“ diyor. Ben yaşlıyım, bundan sonra ölsem gam yemem diyen Safiye nine, „Bu çocukların hali ne olacak? Tek düşündüğüm onlar“ diye soruyor. 55 yaşındaki Nihayet Araz ise çamur içinde kalan çadırını göstererek, „Başbakan 17 bin çadırdan söz ediyor. Hani nerede bu çadırlar? Daha görmüş değiliz. Biz bu saatten sonra ekmek değil, çadır istiyoruz. Depremden değil soğuktan öleceğiz“ dedi.
Çocuklar soğuktan inliyor
Azize Uray, depremde evi büyük hasar gördüğü için günlerdir eşi ve engelli kızıyla yük kamyonunda ayakta durmaya çalışıyor. Kızının her gece soğuktan inlediğini anlatan acılı anne, „Sadece başımızı koyabileceğimiz bir sağlam çadır istiyoruz“ diyor.
Hijyen sorunu var
Tuvalet ve su gibi zorunlu ihtiyaçların karşılanması için herhangi bir alt yapı çalışmasının yapılmadığı Şehir Stadyumu, Et Balık Kurumu ve Havaalanı girişinde kurulan çadır kentler bu defa da yağmur suları altında kaldı. Yurttaşlar bu nedenle çadırlara giremezken, hasta ve yaşlı olanlar zor durumda kaldı. Çadırların dağıtılmadığı mahallelerde ise kurdukları barakaları suyla dolan yurttaşlar ise, gece boyunca devam eden yağışın ardından güneşli havayla birlikte dün barakalarını temizlemeye başladı.
Devlet 6 gün sonra yanaştı
AKP Hükümeti ile Van Valiliği, 6 günün sonunda ancak BDP ile ortak çalışmayı kabul etti. Dün Van Rescatte Otel’de Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Planlama ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile AKP’li Van milletvekilleri, DTK ve BDP heyetiyle ön görüşme yaptı. Görüşmeden sonra DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana, BDP’li milletvekilleri Nazmi Gür ve Sırrı Sakık ile Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, Afet Kiriz Merkezi’nde bir toplantı yaptı. Toplantıda BDP ve DTK adına Leyla Zana, hükümet adına ise milletvekilleri görüşlerini aktardı. Basına kapalı olarak yapılan toplantıda, ortak çalışma kararı alındı.
Halkı Kaya temsil edecek
Toplantı hakkında bilgi veren BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, alınan karar gereği Hükümeti Vali, halkı ise Belediye Başkanı Bekir Kaya’nın temsil edeceğini söyledi. Halkın yaralarının acil bir şekilde sarılması üzerine bir anlaşmaya gittiklerini dile getiren Buldan, şöyle konuştu: „Biz geçmişte yaşananları bir kenara bıraktık. Bu yaralar sarıldıktan sonra onları değerlendireceğiz.“
DTK ve BDP köylerdeydi
Toplantının ardından Aysel Tuğluk, Leyla Zana, Nazmi Gür, Pervin Buldan, Sırrı Sakık ve Van İl Genel Meclis Başkanı Semire Varlı’dan oluşan bir heyet, Dibekdüzü, Topaktaş, Arısu ve Güveçli köyleri ile Erciş‘te incelemelerde bulundu. Yağışlardan dolayı çamur deryasına dönen Dibekdüzü Köyü’nde yaşlı bir kadının Zana’ya sarılarak ağıt yakması yürekleri dağladı.
Canlı yayınlarda „Gece gündüz halkın hizmetindeyiz“ diyen devlet yetkililerini, depremin adeta haritadan sildiği köylerdeki tablo yalanlıyor. Depreminin üzerinden 6 gün geçmesine rağmen hala çadır sıkıntısı çözülmeyen köylülere sadece BDP’li belediyelerin yardımları ulaşmış.
Güveçli haritadan silindi
Depremin en çok yıktığı köylerden biri olan 100 haneli Güveçli Köyü’nde sağlam kalan evlerin sayısı bir elin parmak sayısını geçmiyor. Ayakta kalan evlerde de ciddi çatlaklıkların oluştuğu ve oturamaz olduğu köy adeta haritadan silindi. Sadece 10 adet çadırın verildiği köyde, 16 kişi hayatını yitirdi.
Geriye sadece bir duvar kaldı
Güveçli Köyü’nde en büyük acıyı eşini, ağabeyinin eşini ve iki torununu kaybeden Bedir Kuraç yaşadı. Evinden geriye sadece bir duvarı kalan Kuraç, her şeye rağmen yaşama tutunmaya çalışıyor. 35 kişinin 2 çadırda kaldığını anlatan Kuraç, nasırlı ellerini göstererek, „Ben eşimi, abimin eşini ve iki torunumu bu ellerle enkazın altından çıkarttım. Onları yeni defnettik ve de şimdi barınma ve yeme içme sıkıntısı nedeniyle ailemin ihtiyaçları karşılamak için çabalıyorum. Bugüne kadar 25-30 kişi barakada kalıyorduk. Bize verilen çadırlarda yazlık ve ancak 4 kişi içinde kalabilir“ diye dert yandı. 4 yakınını depreme kurban veren Güveçli Köyü’nden Bedir Kuraç’ın „Diyecek bir şeyim yok, manzara ortada“ sözleri gerçek tabloyu gözler önüne seriyor.
Hastalıklar baş göstermeye başladı
Topaktaş Köyü’nde kendi kurdukları naylon çadırlarda kalan aileler, yağışlar nedeniyle adeta bir kez daha felaket yaşıyor. Depremden sonra yağmurun vurduğu köylerde, çadırlar sular altında. Yatak ve yorganların su altında kaldığı köyde, hastalıklar baş göstermeye başladı. 42 hanelik evde neredeyse yıkılmayan evin kalmadığı köyde, enkazlar olduğu gibi duruyor.
‘Perişan olduk’
Topaktaş Köyü’nden Çiğdem Kına adlı kadın, yaşadıklarını şöyle özetliyor: „Dört aile bir çadırda kalıyoruz. 30 kişilik aile, çadır, yatak ve yorgan sıkıntısı çekiyoruz. Yeme ve içme zaten sorun oluşturuyor. Yağmur nedeniyle de çadırlarımız su içinde kaldı. Yataklar, yorganlar ıslandı. Çok perişan olduk. Bir yardım elini bile uzatmıyorlar. Çocuklarımızda nezle olmaya başladı, korkumuz bulaşıcı hastalıkların baş göstermesidir. Artık buna bir çare bulunmalıdır.“
‘Sahipsiz kaldık’
Mehmet Yiğit adlı köylü ise, köylerinde adeta mahsur kaldıklarını belirtiyor ve ekliyor: „Çadır, elektrik, soba yok. Kış geldi ve hiçbir hazırlığımız da yok. Biz burada resmen sahipsiz kaldık. Sadece evler değil, ahırlarımız da yıkıldığı için hayvanlarımız telef oldu. Köyün hali ortada ve hiç kimse bize gelip de yardım etmedi. Kaderimize terk ettiler.“
VAN
Soba ve çadıra ağırlık veriliyor

BDP, Van ile Erciş’te kriz merkezleri oluşturarak yardımları organize ediyor. Van merkezdeki organizasyonu bizzat Belediye Başkanı Bekir Kaya, Erciş‘tekini ise BDP’li Çelebibağ Belediye Başkanı Veysel Keser yürütüyor. Ayrıca hem Erciş‘te hem Van’da binlerce kişiye 3 öğün sıcak yemek çıkarılıyor. BDP çalışmalarında sivil toplum örgütlerinden de destek alıyor. Türk Tabibler Birliği’nden 70 sağlık uzmanı depremzelerin sağlık taraması için çalışıyor. Dün de Bağlar Belediyesi, Dicle Belediyesi, Viranşehir Belediyesi, Aligör Belediyesi, Ceylanpınar Belediyesi, Hakkari Belediyesi, Silopi Belediyesi, BDP Buca İlçe Örgütü ve 9 Eylül Üniversitesi öğrencileri, BDP Milas İlçe Örgütü, BDP Denizli İl Örgütü, Aydın’da Ovaeymir Belediyesi’nce toplanan yardımlar onlarca TIR ve kamyonla Van’a gönderildi. Silvan’dan deprem bölgesine ekmek, su, gıda, battaniye ve yataklardan oluşan 4 kamyondan oluşan yardım konvoyu Van’a hareket etti. Silvanlı kadınlar tarafından yapılan 15 bin tandır ekmeği yanı sıra yaklaşık 5 bin fırın ekmeği, su, gıda, battaniye ve yataklardan oluşan 4 büyük kamyon temel yaşam malzemesi sabah saatlerinde deprem bölgesine doğru yola çıktı. İlk günden bu yana Van için seferber olan BDP ile halklar, soğuk hava ve yağışın hakim olduğu deprem bölgesine, mont, elektrikli ve katalitik soba, yatak, yorgan, battaniye, kışlık ayakkabı ve gıda ile destek olmaya çalışıyor.
Vaazlarda yardım çağrısı
Amed, Şırnak, Mardin, Urfa, Siirt ve Batman’da binlerce kişi tarafından kılınan Cuma namazlarında, askeri operasyon ve çatışmalara tepki gösterilerek, Van depreminde mağdur olan yurttaşlar için „dayanışma ve yardım“ çağrısı yapıldı.
Tutsaklar para ve kan bağışladı
Öte yandan Erzurum H Tipi Cezaevi’ndeki siyasi tutuklular, „kısıtlı koşullarda da olsa Van halkının sorunlarına ortak olmanın boyunlarının borcu“ olduğunu belirterek, topladıkları 4 bin TL’lik parayı Van’a gönderdiklerini açıkladı. Siyasi tutuklular, yaralı yurttaşlara kan vermek için cezaevi idaresine başvurduklarını da bildirdi.