Silopi’deki yasak sırasında vurulan ve cenazesi 7 gün boyunca sokak ortasında bekletilen Taybet İnan’ı pencere kenarından izleyen kızı Halime İnan, “7 gün boyunca sadece annemi izledim. Ömrüm boyunca unutmayacağım” dedi.

Şırnak’ın Silopi ilçesinde 14 Aralık 2015’te ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında komşusundan evine dönerken asker ve polisler tarafından vurulduktan sonra cansız bedeni 7 gün boyunca sokak ortasında bekletilen 57 yaşındaki Taybet İnan’ın (Taybet Ana) ölümünün üzerinden 3 yıl geçti. Yasağın 5. günü (19 Aralık) vurulan Taybet’in yardımına koşan kayını Yusuf İnan da yaşamını yitirmiş, eşi Mehmet İnan yaralanmıştı. 11 çocuk annesi Taybet ise 7 gün boyunca kaldığı sokak ortasında kan kaybından yaşamını yitirmişti.  Acıları hala ilk günkü gibi olan aile üyeleri, sokağa her çıktıklarında Taybet’i görüyor. 7. günde sokak ortasında kaldırılan cenazeyi günlerce gece gündüz uyumadan izleyen kızı Halime İnan, annesinin yerdeki halinin bir an bile gözünün önünden gitmediğini belirtti.

 İnan, olay öncesi annesiyle aralarında geçen bir diyalogu şöyle anlattı: “Anneme çatışmaların yoğunlaşacağını söylediğimde bana dönüp şunları söyledi; ‘Kim öldürülürse sakın onu kaldırmak için oraya gitme. Ben bile vurulup öldürülürsem sakın başucuma gelme, seni de öldürürler’ dedi.”

6 saat yerde yaralı kaldı

 Annesinin yerde kalan cenazesini 7 gün boyunca tüm çabalarına rağmen bulunduğu yerden alamadıklarını anlatırken gözyaşlarını tutmakta zorlanan Halime İnan, “6 saat boyunca o soğuk havada yaralı bir şekilde yerde kaldı. Beyaz bayrak ile cenazeyi kaldırmaya gittiğimde ateş açıldı. Eve gidip sabaha kadar bekledim. Saat sabah 06.00 gibiydi ‘cenazesi belki kaldırılmıştır’ diye düşündüm. Evden çıkıp tekrardan gittiğimde, annem aynı şekilde yerdeydi. Yanına gidemedim” diyerek, bir cam kenarında 7 günü geçirdiğini söyledi. Annesinin “uyuyor gibi uzandığını” dile getiren Halime İnan, şöyle devam etti: “Annemin vurulup düştüğünü öğrendiğimde inanamadım. ‘Anneme bu olmaz, anneme bir şey olmaz’ diyordum. Çok mücadeleci bir kadındı, düşman kurşunuyla düşeceği hiç aklıma gelmezdi. Düştüğünü öğrendiğimde camdan ve arada bahçeye çıkıp ona bakıyordum. İki eli de başının altında uyuyor gibiydi. Ölünceye kadar annemi unutmayacağım. O günleri unutmayacağım.”

Amcam ah bile demedi

 Amcasının yaralı haliyle bir ah bile demediğini ve son nefesini ellerinde verdiğini belirten Halime İnan, “Amcamı aldığımızda henüz ölmemişti yaralıydı, onu alıp eve götürdük. Bir kere bile ah demedi. Yaşamını yitirdikten sonra ben de kapıya çıkıp anneme baktım. Ona seslendim, sonra gelip amcamın alnından öptüm. Ona ‘bu annemin öpücüğü’ dedim. ‘Ne ben ona gidebiliyorum ne de o bize gelebiliyor bu onun öpücüğü’ dedim. Kim size sebep olduysa Allah bırakmasın dedim” şeklinde konuştu.

İşkenceler devam etti

 Annesinin 7 gün sonunda cenazesinin alındığını ama kendilerine ve annelerine yapılan işkencenin daha sonra da devam ettiğini dile getiren Halime, annelerinin 22 gün boyunca defin edilmediğini söyledi. Önce Şırnak daha sonra da Silopi’ye getirilen cenazeye ailelerinden sadece 7 kişinin katıldığını dile getiren Halime, o anları ise şu cümlelerle kaydetti: “Cenazesini 7 gün boyunca her almak istediğimizde sürekli bizi taradılar. En son aradılar ‘onu almaya geliyoruz’ diye biz de onlara gelmeyin sizi de öldürürler dedik. 7. günde gelip cenazeyi aldılar. Biz o zaman bile çıkamadık evdeydik. Daha sonra cenazeyi Şırnak’a götürdüler. Cenaze orada 14 gün kaldı. ‘Biz gömeceğiz’ dediler. Ama biz izin vermedik orada gömmelerine. Daha sonra buraya getirdiler burada da onların gömmesine izin vermedik. Ama aileden sadece 7 kişi cenazeye katılabildi. Bizi ağlarız bağırırız diye mezarlığa bile almadılar. Ne olursa olsun o günleri asla unutmayacağım. Ne annemi ne de amcamı ömrümün sonuna kadar hatırlayacağım. 7 gün boyunca aramızda birkaç metre vardı. Annemi 7 gün boyunca gece gündüz uyumadan izledim. O hali asla gözlerimin önünden gitmeyecek ve bize yaşatılan vahşeti asla unutmayacağım.”

 

ŞIRNAK