- ABD’li araştırmacı gazeteci Alexander McKeever, basına yansıyan fotoğraf ve videoları analiz ederek Türk devletinin Suriye’deki ‘vekil gücü’ Suriye Ulusal Ordusuna (SNA) bağlı paralı askerlerin Ermenistan’a karşı da savaştırıldığına dair kanıtlar topladı. Türkiye ve Azerbaycan bu iddiaları halen reddetse de kanıtlar, çetelerin Ermenilere karşı nasıl cepheye sürüldüğünü gözler önüne seriyor.
SERAP GÜNEŞ
Daha önce Rojava’da Türk devleti destekli silahlı gruplar tarafından işlenen savaş suçlarını da belgelemiş olan ABD’li bağımsız araştırmacı gazeteci Alexander McKeever, bu kez Dağlık Karabağ üzerinden patlak veren Azerbaycan-Ermenistan geriliminde, Türkiye’nin başından beri çok tartışılan rolüne dair kanıtları derledi.
Türk devletinin Suriye’deki “vekil gücü” Suriye Ulusal Ordusuna (SNA) mensup paralı askerlerin Azerbaycan’a gönderildiğinin haberlerde ve sosyal medya paylaşımlarında kullanılan görsellerin analiz edilmesiyle kanıtlanabileceğini belirten gazeteci, devam etti: “Kesin bir kanıt olmadığından ve o sırada herhangi bir savaşa girmemiş, oldukça büyük ve iyi donanımlı bir ordusu olan Azerbaycan’a Türkiye’nin paralı asker göndermesi için çok az sebep göründüğünden, bu haberler asılsız söylentiymiş gibi göründü ilk başta. Bu durum, Azerbaycan’ın Ermenistan kontrolündeki Dağlık Karabağ bölgesine büyük askeri operasyonlar başlattığı 27 Eylül sabahı değişti. Takip eden gün ve haftalarda, içeriden savaşçıların kendi beyanlarına ek olarak, yerel Suriyeli ve uluslararası medya kuruluşları tarafından da bir dizi video ve görüntü yayınlandı. Azerbaycanlı ve Türk partizanlar çatışmada SNA savaşçılarının varlığını şiddetle inkar etmeye devam ederken, görsel kanıtların analizi, bu haberlerin doğruluğunu açıkça göstermektedir.”
Gazeteci, araştırmaları sonucu ulaştığı bu kanıtları şöyle sıraladı:
KANIT 1: SNA SAVAŞÇILARININ COĞRAFİ KONUMLARI
Azerbaycan’daki SNA savaşçılarını gösteren tamamen doğrulanmış ilk görselin coğrafi konumu, hem Ermeni cephesinden hem de İran sınırından birkaç kilometre uzaklıktaki Horadiz kasabası olarak belirlendi. Bu videoda, kamera karşısında Arapça konuşan bir grup SNA savaşçısının, Furqat al-Sultan Murad adlı SNA fraksiyonu hakkında olduğu belirlenen bir şarkı dinlediği görülüyor. Daha sonra Azerbaycan’da çekilmiş olan tüm SNA’lı video ve fotolarında görülen üniformaları, akuatint desenli ve daha önce Suriye İç Savaşı’nın tarafı olan savaşçılar tarafından hiç giyilmemişti.
Aynı gün, Mustafa Qanti adlı Suriyeli bir savaşçının cephe hattındaki birçok konumda kendisi ile birlikte bir başkasını, Ermeni topçularının ateşi altında gösteren bir başka video daha yayınlandı. Bu videoda yer alan üç sahneden birinin, birkaç gün sonra Azerbaycan Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan resmi bir videoyla aynı yerde çekildiği belirlendi.
Bu videodaki (ele geçirilen bir Ermeni mühimmat sığınağının içini ve dışını gösteren) bir başka sahne, benzer şekilde yine bir Azerbaycan Savunma Bakanlığı videosuyla eşleştirildi. Her iki videonun içinden alınan fotoğraflarda, mühimmat kutularının konfigürasyonun birebir aynı olduğu görülüyor.
Ekim ayının ilk haftasında bir ara SNA savaşçıları tarafından başka videolar çekildi ve yayınlandı. Bunlardan ikisi, ele geçirilen bir Ermeni siperinden görüntüler içeriyordu. Bu görüntülerin coğrafi konumu, Horadiz’in birkaç kilometre batısındaki Mercan/Mercanlı köyü olarak belirlendi. Videoyu çeken adam Arapça konuşuyor. Olay yerinde görülebilen ölü Ermeni ‘domuzları’ hakkında böbürlenmeden önce, kendisini Furqat al-Hamza’nın alt grubu Liwa ‘el-Faruk’un üyesi olarak tanıtıyor.
KANIT 2: AKUATİNT DESENLİ ÜNİFORMALAR
Bir videodan alınan bu görüntülerin veya fotoğrafların hiçbirinin coğrafi konumu tam tespit edilememiş olsa da, hepsi, SNA üyelerinin Azerbaycan’daki varlığına dair ilave kanıtlar sunuyor. İlk fotoğraf 30 Eylül’de Suriye’nin doğusundaki bir medya kuruluşu olan Jesr Press tarafından yayınlandı ve belirtilene göre Türkmen nüfusun yoğun olduğu Tasnin (Humus Valiliği) köyünden olan Abdul Razzaq (‘Abu Hurairah’) adlı bir adamın son nefeslerini gösteriyor. Fotoğrafta, aynı akuatint desenli, uyumsuz dokulu savaş üniformasını giyen beş kişi ile birlikte, hem Türk hem de Azerbaycan ordusu tarafından kullanılan dijital kamuflaj desenli üniforma giymiş bir başkası görülüyor.
Aynı gün çeşitli basın kuruluşları tarafından, iki gün önce çekildiklerini gösteren bir zaman damgası taşıyan başka bir dizi fotoğraf daha yayınlanmış görünüyor. Fotoğraflardaki adamların kimliği belirlenemese de, yukarıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi aynı akuatint desenli üniforma ve dijital kamuflaj dokulu kombinasyonu giyiyorlar. Arka planda üzerinde Azerbaycan bayrağı olan afişler ve Azerbaycan haritası görülebilir.
KANIT 3: ‘BOZKURT SELAMI’ VEREN PARALI ASKER
11 Ekim’de, Halep’in kuzeyindeki bir Telegram kanalı olan Jarabulus News al-Kabous, Dağlık Karabağ’da olduğu iddia edilen SNA savaşçılarının bir başka videosunu daha yayınladı. Bu video, Ermenice, Rusça ve İngilizce yazılmış bir sınır tabelasının önünde aynı üniformalar içindeki üç adamı gösteriyor. İçlerinden biri söz konusu bölgenin ‘özgürleştirildiğini’ söyleyip diğeri İran sınırının çok da uzak olmadığına işaret ettikten sonra, Suriyelilerden biri Türk aşırı milliyetçilerinin kullandığı bir el hareketi olan ‘Bozkurt’ selamını veriyor. Videodaki düz arazi, Dağlık Karabağ’ın güneyindeki Horadiz / Fizuli cephe hattına yakın bir yer gibi görünüyor.
KANIT 4: İSRAİL YAPIMI ‘AIL STORM’ ZIRHLI ARAÇ
Dağlık Karabağ’da savaşan SNA paralı askerlerini gösteren şimdiye kadar yalnızca bir video yayınlandı. Video, yüksek bir rakımda bilinmeyen hedeflere çeşitli silahlarla ateş eden adamları gösteriyordu. Videonun coğrafi konumu belirlenmemiş olsa da, mevcut araçlardan biri, videonun nerede çekildiğine dair önemli bir ipucunu temsil ediyor. Karenin sağ alt kısmında, İsrail yapımı AIL Storm zırhlı aracı görülüyor. Bu araç Suriye’nin hiçbir yerinde bulunmuyor ve Türk ordusu tarafından kullanılmıyor. Hem AIL Storm hem de diğer zırhlı araç – Türk yapımı bir Otokar Kobra – Azerbaycan ordusu tarafından aktif olarak kullanılıyor.
KANIT 5: SNA PARALI ASKERLERİNİN ÜNİFORMALARI
24 ve 25 Eylül’de, Suriye’nin kuzeyindeki Telegram kanallarında bir eğitim kampındaki üniformalı erkeklerin bir görüntüsü ve videosu yayınlandı. Üzerlerindeki askeri üniformalar, coğrafi konumu Azerbaycan’a ait görüntülerde görülen akuatint desenli üniformalarla aynı.
Bu görüntünün coğrafi konumu, daha sonra, Halep, Hawar Kilis’te Suriye’den Türkiye’ye askeri sınır geçişi olarak tespit edildi. Bu tesis, bildirildiğine göre, Azerbaycan operasyonlarında yer alan bir SNA fraksiyonu olan Furqat al-Hamza için bir askeri üs ve komuta merkezi olmasının yanı sıra, daha önce Libya’ya gönderilen SNA savaşçıları için de hareket noktasıydı. Azerbaycan’a gönderilen SNA savaşçılarının bizzat verdiği beyanlarda, bu sınır geçişinden, yola çıkmadan önce toplandıkları yer olarak bahsediliyor.
Dağlık Karabağ’daki SNA paralı askerlerinin ilk görüntülerinin ortaya çıkmasından kısa bir süre sonra Twitter kullanıcıları, gözlemledikleri benzersiz kamuflaj deseninin, Azerbaycan Devlet Sınır Hizmeti (Dövlət Sərhəd Xidməti) üniformasına ait olduğunu belirlediler. İlginç bir şekilde, coğrafi konumu Hawar Kilis askeri geçiş noktası olarak belirlenen görüntülerden birinde, hem arka planda eğitim gören erkeklerin bu Azerbaycan Sınır Hizmetleri üniforması giydiği hem de Dağlık Karabağ’a konuşlandırıldığı bildirilen birkaç SNA fraksiyonu tarafından giyilen Türk MultiCam üniformaları görülebilir. Bu, SNA savaşçılarının bu yeni üniformaları Türkiye üzerinden Azerbaycan’a geçmeden önce Suriye’de aldıkları anlamına geliyor.
KANIT 6: PARALI ASKERLERİN AZERBAYCAN’A NAKLİ
22 Eylül’de muhabir Lindsey Snell, bir nakliye uçağının kargo bölümünde bulunan adamların fotoğrafını paylaştı. Snell, onları o gün Ankara’dan Bakü’ye nakledilmekte olan Furqat al-Hamza üyeleri olarak tanımladı. Ancak bu görüntüdeki doğrulanabilir tek detay, uçağın Türk Hava Kuvvetleri tarafından işletilen bir nakliye aracı olan A-400M olması.
Ne olduğunun kesin bir kanıtı sayılmamakla birlikte, o gün FlightRadar24’te iki TuAF A-400M uçuşu olduğu kesin. İlki, TuAF A-400M’lerin Suriye sınırına yakın Gaziantep’e inmeden önce beklediği Kayseri’den yola çıktı. Birkaç saat sonra aynı uçak kuzeybatı yönünde havalanarak Gaziantep’ten ayrıldı. Ağırlıklı olarak ticari uçakları takip eden FlightRadar24, uçağın sinyalini kaybettiği için uçağın Ankara’ya mı yoksa İstanbul’a mı indiğinden emin olamıyoruz. Bu izlek, yani Kayseri’den Gaziantep’e, oradan İstanbul veya Ankara’ya uçan A-400M’ler, Türkiye’nin Libya’ya SNA paralı askerlerini konuşlandırırken gerçekleştirdiği taşıma sürecine benziyor.
KANIT 7: ERMENİSTAN SAVUNMA BAKANLIĞININ AÇIKLAMASI
Ekim ortasında, Ermenistan Savunma Bakanlığı Basın Sekreteri, SNA’nın Dağlık Karabağ’a konuşlandırıldığına dair daha fazla kanıt diyerek Twitter’da iki video paylaştı. Her ikisinde de aquatint desenli Sınır Hizmetleri üniforması giyen erkek grupları görülebilir. Bu videolardan bu savaşçıların kimliğinin tam olarak tespiti mümkün değil.
Dezenformasyonun ortasında
yeni nesil araştırmacı gazetecilik
Batılı ana akım medyada hala ‘tırnak işareti’ içine alınarak iddia şeklinde yer verilen Türk devletinin Azerbaycan-Ermenistan gerilimindeki rolü, birçok bağımsız araştırmacı ve kuruluş tarafından Bellingcat‘in temsil ettiği yeni nesil habercilik yöntemleriyle teyit edildi. Coğrafi konumlama (ya da konum belirleme, İngilizcesiyle, “geolocate”), selfie bağımlılığının yaygın olduğu sosyal medya çağında, gazetecilerin, çatışma bölgelerinden çoğu zaman propaganda amacıyla paylaşılan görüntülerin doğruluğunu, ufuk çizgisi, civardaki doğal coğrafi yapı ya da insan elinden çıkma yapıyı analiz ederek teyit etmesine yardımcı oluyor.
Bu şekilde kimi suçların sorumlularına ulaşmak bile mümkün olabiliyor. Örneğin Temmuz 2018’de, iki kadın ile iki küçük çocuğun bir grup Kamerunlu asker tarafından silah zoruyla gözleri bağlı götürüldüğü, ardından yere yatırılıp öldürüldüğü görüntüler internette dolaşmaya başladı. Kamerun hükümeti görüntüleri yalan haber diyerek reddetti. Ancak BBC Africa Eye ekibi, bu yöntemleri kullanarak olayın nerede olduğundan, askerlerin üniforma ve mühimmatlarını analiz ederek katliamdan hangi birliğin sorumlu olduğuna kadar her şeyi ortaya çıkarmıştı ve sonunda askerler ceza aldı.
McKeever’ın yaptığı, basitçe, bu yöntemle Suriyeli paralı askerlerin Azerbaycan safında Ermenistan’a karşı savaştığını kanıtlayan haberleri derlemek olmuş. Oysa kamu parasıyla faaliyet yürüten BBC’nin iki ‘muhabiri’, “Bu viral görüntülerin gerçekten de mevcut çatışmada yer alan Suriyeli paralı askerleri mi gösterdiğini teyit etmek zor” cümlesini, üstelik de ‘fact-check’ yaptıklarını iddia ettikleri bir yazıda, kurabildiler. Bu, “kirli bir enformasyon savaşı yürütmekte olan aynı ölçüde güvenilmez iki taraf” olduğu izlenimini vererek okura vicdani rahatlama sunan klasik bir “Batı kamuoyu, kafanı öte yana çevirebilirsin” yazısıydı.
Bir yanda ana akım medyanın görmezden gelişi; öte yanda savaşı çıkaranların, Batı kamuoyunun savaş yorgunluğundan çok iyi faydalanarak yürüttüğü dezenformasyon kampanyasıyla bu boşluğu denetimsiz doldurması sebebiyle, insanlar alternatif haber kaynaklarına yöneliyorlar. McKeever’ın sitesi bunlardan biri. Azeri askerleri tarafından iki Ermeni köylünün infaz edildiğini gösteren video görüntülerini, dolayısıyla da bir savaş suçunu teyit ettikleri için sosyal medya trollerinin hedefi olan Bellingcat muhabirleri de öyle. Sosyal medyada bu dezenformasyon kampanyası öyle bir yere varmış durumda ki, bir Twitter trolü, Suriyeli paralı askerlerin varlığı inkar edilemez şekilde kanıtlanınca, altına, “Onlar Suriye rejimi askerleri” yazabiliyor büyük bir rahatlıkla. Ancak bizzat devlet yetkililerinin açıklamalarının yanında (Dağlık Karabağ’da aslında hiç yerli Ermeni olmadığı, Ermenilerin buraya Ruslar tarafından yerleştirildiği gibi etnik temizliğe davetiye çıkaran iddialar), bunlar masum kalıyor.
Yeni nesil araştırmacı gazeteciliğin gözünü ayırmadığı yeni bir kaynak ise sahadan doğrudan haberlerin paylaşıldığı ve özellikle Suriye iç savaşından bu yana habere ulaşmanın ve bilgi paylaşmanın etkili yollarından biri haline gelen Telegram kanalları. 2. Dağlık Karabağ Savaşında temel kaynaklardan biri, WarGonzo Telegram kanalı oldu. Türkiye’nin Azerbaycan’a Suriye’den paralı asker taşıdığına dair haberler ilkin yine bu kanalda paylaşılmıştı. Bugün (27 Ekim) aynı kanalda, dün İdlib’de Türkiye’nin gözde Suriyeli askeri grubuna hava saldırısı düzenleyerek iddialara göre 100 kadar militanını öldüren Rusya’ya misilleme olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türk özel kuvvetleri eliyle Ermenistan’ın güneyinde bir saldırı ve işgal planladığı iddiası paylaşıldı.
Savaş birinci ayını doldurmuş durumda ve önümüzdeki günler çok kritik. Türkiye’nin Ermenistan topraklarına girerek savaşa açıktan müdahil olması, Rusya’yı karşısına almak olacağından, bambaşka bir seviye anlamına gelecek. Dünya bir hafta kalan Amerikan başkanlık seçimlerine kilitlenmişken, Dolar ve Euro alıp başını gitmişken, dışarıdaki saldırgan politikanın içeride muhalefeti hizaya soktuğu bir kez daha görülmüşken böyle bir gelişme o kadar da imkansız görünmüyor.