Sosyolog ve ekonomist Azize Aslan yazdı: Kolombiya Barış Süreci’nde ekonomik yeniden inşa ve ECOMÚN - I
- 2016’da gerçekleşen Kolombiya Barış Süreci kapsamında Kolombiya Devrimci Silahlı Kuvvetleri’nin (FARC-EP) eski gerillaları tarafından müzakere edilen “Siyasi, Ekonomik ve Sosyal Yaşama Yeniden Entegrasyon Programı” ve bu kapsamda kurdukları ECOMÚN kooperatifleri öğretici deneyimdir.
- Gerillaların 27 Geçici Normalleşme Bölgesi’nde toplanması öngörülüyordu. Bu sürecin izlenmesi için üç taraflı bir Gözlem ve Doğrulama Mekanizması oluşturuldu. Kolombiya Hükümeti, FARC-EP temsilcileri ve BM'nin uluslararası gözlemcilerinden oluşan bir ekip bu mekanizmada görev aldı.
- Barış antlaşmasının hayata geçirilmesi için yeni kurumlar oluşturuldu. Silah teslimiyle eş zamanlı olarak Barış Yüksek Komiserliği, yasal statüye geçişlerini sağladı; böylece yeniden katılım sürecinin hukuki, sosyal, ekonomik ve siyasi haklarından yararlanabileceklerdi.
AZİZE ASLAN
Dünyadaki pek çok silahlı çatışma, bölgesel hakimiyet, hak arayışları, etnik kimliklerin tanınması, ana dil ve kültürel devamlılık, kendi kaderini tayin ve özyönetim gibi çeşitli amaçlar etrafında gelişse de, bu çatışmalar çoğu zaman kökenleri ve sonuçları itibarıyla ekonomik adaletsizlik sorunsalına işaret eder.
Bu nedenle çatışma süreçlerini sonlandırmayı hedefleyen barış süreçleri siyasi uzlaşıların yanı sıra ekonomik sorunların çözümünü de gündemine almak zorundadır. Özellikle barış olgusunu, “asimetrik iktidar ilişkilerinin eşitlik temelinde dönüştürülmesi süreci” olarak okuyacak olursak, barışın ekonomik yoksulluğu ve dışlanmışlığı ortadan kaldıracak plan ve programları orta ve uzun vadede içermesi vazgeçilmezdir. Bunun için barış süreçlerinin ekonomik boyutu, entegrasyon ve toplumcu bir ekonominin yeniden inşası bağlamında ikili bir yaklaşımla ele alınmalı ve müzakere edilmelidir. Yani, silah bırakanların entegrasyonunu kolaylaştıracak destek mekanizmalarının kurulması ve yerel ihtiyaçlara dayalı, katılımcı, toplumcu bir kalkınma ekonomisinin inşa edilmesi amaçlanmaktadır. Dünyadaki farklı barış süreçlerini incelediğimizde ekonomik ilişkilerin barış koşullarında yeniden düzenlenmesi ekonomik adalet merceği ele alınmadığında, çatışmaların form değiştirerek devam ettiğini görürüz. Buna karşın barış sürecinin ekonomik boyutunun müzakeresi ve inşası konusunda öğretici deneyimler de bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi, 2016’da gerçekleşen Kolombiya Barış Süreci kapsamında Kolombiya Devrimci Silahlı Kuvvetleri’nin (FARC-EP) eski gerillaları tarafından müzakere edilen “Siyasi, Ekonomik ve Sosyal Yaşama Yeniden Entegrasyon Programı” ve bu kapsamda kurdukları ECOMÚN kooperatifleridir.
Entegrasyon programı ve ekonomi
Kolombiya Devleti ile FARC-EP arasındaki 60 yıllık silahlı çatışma ve iç savaş koşulları, 2012’de başlayan müzakere sürecinin 26 Eylül 2016'da “Çatışmanın Sonlandırılması ve İstikrarlı ve Kalıcı Barışın İnşası için Nihai Anlaşma”nın imzalanması ile sonuçlandı; ülkenin tamamını kapsayan bir toplumsal dönüşüm ve demokratikleşme rüzgarı yarattı. Kolombiya Barış Anlaşması, özellikle toplumsal cinsiyet perspektifine sahip olması, yerli ve siyah halkların hem bölgesel hem de kültürel haklarını yasal zeminde yeniden tanımlaması ve güvence altına alması bakımından oldukça ilericidir, barışın toplumsal inşasının integral bir biçimde ele alındığı bir metindir. Toplam 310 sayfa olan Kolombiya Barış Anlaşması, müzakere edilerek karara bağlanan altı ana bölümden oluşmaktadır. 2016 Kolombiya Barış Anlaşması; kırsal reform, siyasi katılım ve sivil yaşama geçiş gibi yapısal dönüşümleri içeren bütünsel bir felsefeye sahiptir.
Bu bölümlerin her biri, kapsamlı alt maddelerden oluşurken, bölümler bütünlüklü ve birbirini gören bir yapıda olup, yer yer tekrarlarla bir maddenin başka bir madde içinde garanti altına alındığı bir pedagojiyi benimsemesi itibarıyla de incelenmeye değerdir. Bu pedagoji, barış sürecini “silahsızlanma” meselesinden çıkararak Kolombiya ülkesinin siyasal, ekonomik ve sosyal açıdan yeniden yapılanmasını Kolombiya Devleti'nin yeniden var olma ve demokratikleşme felsefesine dönüştürür. Nitekim Kolombiya Devleti'nin yayınladığı somut eylem planı olan “Makro Uygulama Planı”, devletin tüm kurumlarıyla barış sürecini desteklemesini garanti eder.
Anlaşmanın bu kısmındaki kararlardan ekonomik entegrasyona ilişkin olanlara bakıldığında, FARC-EP eski savaşçılarının sosyal ve dayanışmacı ekonomi ilkelerine dayalı kolektif siyasal bir grup olarak ekonomik yeniden entegrasyonunu garanti ettiği görülür. Economías Sociales del Común (ECOMÚN: Müşterek Toplumsal Ekonomiler) Kooperatifi'nin kurulması, dünyadaki diğer barış anlaşmalarının bireysel düzeyde tuttuğu ekonomik yaşama entegrasyon sürecini, “kolektif yeniden dahil olma” süreci olarak karara bağlar.
Makro Uygulama Planı
Entegrasyon (integración) yerine, imzacıların siyasal özneliğini tanıyan ve sivil araçlar yoluyla toplumsal dönüşüm mücadelelerini sürdürmelerine olanak sağlayan “yeniden dahil olma” (reincorporación) kavramını önerdiler. Bu temelde, ekonomik yaşama ve aktivitelere geri dönüşlerini, neoliberal kapitalist sistemi ve çatışma ekonomisini dönüştürme üzerinden şekillendirebilecekleri kooperatif ekonomisinin kurulması, yaygınlaştırılması ve küçük ve bölgesel ölçekli halk ekonomilerini destekleyen bir ekonomi-politik aktiviteye dönüştürülmesi ve bunun kolektif politik varlıklarını bir arada tutan bir yapı yaratması konularını müzakere ettiler. Bu müzakereler sonunda nihai anlaşmada, hem ECOMÚN Kooperatifi aracılığıyla desteklenen kolektif girişimler hem de yeniden dahil olma sürecindeki FARC-EP'nin her bir bireysel üyesi için Makro Uygulama Planı'nda (PMI) aşağıdaki ekonomik ve sosyal destek mekanizmaları belirlendi:
*Normalleşme tahsisi: Sivil yaşama yeniden dahil olmanın ilk masrafları için 2 milyon Kolombiya pesosu(*) tutarında tek seferlik ödeme.
*Üretici projeler için sübvansiyon: Bireysel veya kolektif üretici girişimleri finanse etmek için kişi başı 8 milyon peso tutarında tek seferlik miktar.
*Geçici temel gelir: Diğer resmi gelirlerin bulunmaması durumunda, 24 ay boyunca Geçerli Yasal Aylık Asgari Ücret'in (SMMLV) yüzde 90'ına eşdeğer temel ihtiyaçları karşılamaya yönelik gelir ödemesi.
*Sosyal koruma: Dönüş akreditasyonundan sonraki ilk iki yıl boyunca, resmi işi olmayan eski gerillalar için sağlık sistemi desteği sağlanması.
*Özel bakım hizmeti: Silahlı çatışmadan kaynaklanan fiziksel engel ve katastrofik hastalık tedavileri için 36 ay boyunca uluslararası iş birliği yoluyla istisnai finansman desteği.
Küba başta olmak üzere pek çok gözlemci ülke, üniversitelerinde özel kontenjanlar açarak tıp, mühendislik, dil bilimleri, tarım uzmanlığı gibi alanlarda eski FARC gerillalarının hızlı bir biçimde eğitim desteğine kavuşmasını ve yeniden dahil olma sürecinde temel ihtiyaçlara cevap olabilecek uzmanlıklara kavuşmalarını sağlamıştır. Bu imkanlardan özelde kadınların faydalanması için ek mekanizmalar oluşturulmuştur. Ayrıca, ECOMÚN Kooperatifi'nin yürüteceği yönetimsel faaliyetler ve bölgesel kalkınma planlarının bir parçası olarak gerçekleştirilecek topluluk temelli ekonomi projelerini desteklemek için Avrupa Birliği devletleri ve Şili ortaklığı ile 130 milyon euro değerinde bir uluslararası iş birliği fonu oluşturuldu. Barış sürecinin sadece barış imzacıları için değil, tüm Kolombiya halkı için ekonomik olanakların yenilendiği ve artırıldığı bir sürece dönüşmesi hedeflendi.
Silahsızlanma süreci
Süreç, 23 Haziran 2016'da açıklanan ateşkes ve silah bırakma anlaşmasıyla başladı. Anlaşmaya göre, barış antlaşmasının imzalanmasından sonraki 180 gün içinde güvenlik protokolleri tamamlanacak ve “Geçici Normalleşme Bölgeleri” kurulacaktı. Bu bölgelerin üç temel amacı vardı: Ateşkesin sağlanması, silahların teslim edilmesi ve eski gerillaların sivil yaşama hazırlanarak çatışmanın bir daha yaşanmamasının garanti edilmesi. Plan, 14 binden fazla gerilla ve milis üyesinin askeri operasyon bölgelerinden ayrılarak ülke genelinde kurulan 27 Geçici Normalleşme Bölgesi’nde toplanmasını öngörüyordu. Bu sürecin izlenmesi için üç taraflı bir Gözlem ve Doğrulama Mekanizması oluşturuldu: Kolombiya Hükümeti (Güvenlik Güçleri), FARC-EP temsilcileri ve BM'nin uluslararası gözlemcilerinden oluşan bir ekip bu mekanizmada görev aldı.
Ancak barışa giden yol düz bir çizgi izlemedi. 2 Ekim'de barış antlaşması için yapılan halk oylamasında “hayır” oylarının galip gelmesi, savaşçıların güvenlik ve yasal güvenceleri konusunda endişe ve belirsizlik yarattı. Geçici Ön Toplanma Noktaları kurularak, anlaşmada yeni düzenlemeler yapılana dek FARC-EP üyeleri yaklaşık iki ay boyunca bu noktalarda silahları ile kaldılar. Bu geçici toplanma noktaları, Normalleşme Bölgeleri'ne geçiş öncesinde kritik bir rol oynadı ve her iki taraf da bu süre zarfında ateşkes taahhüdünü sürdürdü.
Bu süreçte barış anlaşmasının hayata geçirilmesi için yeni kurumlar oluşturuldu: İzleme komisyonu, yeniden katılım konseyi ve barış fonu. 7 Aralık'ta yasal statü kazanan Geçici Normalleşme Bölgeleri ile bunlar, silah bırakma ve sivil yaşama geçiş için gerekli yapıyı sağladı. Çatışma bölgelerinde kurulan bu ilk sivil yaşam köyleri, FARC-EP'nin yasal zemine geçişinin dönüm noktası oldu. 2017 Şubat'ında hükümet verilerine göre 7 bin 127 FARC üyesi bu bölgelerde toplandı. Sonraki aylarda yapılan nüfus kayıtlarına 9 bin 56 kişi katıldı. Buna ek olarak diğer bölgelerde bulunan 3 bin 200 milis üyeleri, çocuklar ve tutuklular da bulundukları yerlerden bu sürecin parçası oldular.
Bu bölgelerde 8 bini aşkın tüfek, 1,3 milyon mermi, tonlarca patlayıcı ve binlerce mayın silah bırakma izleme komisyonuna teslim edildi. Silah teslimi ile eş zamanlı olarak Barış Yüksek Komiserliği, eski savaşçıların akreditasyonunu ve yasal statüye geçişlerini sağladı; böylece yeniden katılım sürecinin hukuki, sosyal, ekonomik ve siyasi haklardan yararlanabileceklerdi. 15 Ağustos 2017'de silahların toplanması tamamlanınca, tüm normalleşme bölgelerinde “Eğitim ve Yeniden Katılım Bölgesel Alanları” faaliyete geçti.
Eğitim ve Yeniden Katılım Alanları küçük yerleşim merkezleri olarak planlandı. Amaç, FARC üyelerini sivil yaşama hazırlamak, üretim projeleri geliştirmek ve çevredeki toplulukların teknik eğitim ihtiyaçlarını karşılamaktı; yani topluluk temelli bir yeniden katılım modeli. Gerçekte bu alanlar, çatışmadan barışa geçişin yaşandığı kilit yerler oldu. Burada yeni toplumsal rollerin içselleştirilmesi başladı: Gerilladan eski gerillaya, askerden sivile, isyancıdan yurttaşa dönüşüm.
Silahsızlanma anlatısı bir yenilgi algısı dayatmaya çalışsa da -‘demobilize edilmiş' tanımlamasında da görüldüğü gibi- silahsız FARC üyeleri, kendilerini yasal olarak örgütlenmiş siyasi aktörler olarak görmeye devam etti. Karşılarında duran zorluk, gerilla ruhunu silahsız sürdürmekti. Ancak bu yeni kolektif kimlik farklıydı; artık askeri hiyerarşi yoktu. FARC üyeleri, tarihsel dayanışma, karşılıklılık ve toplumsal bakım ilkelerine dayanan yeni kolektif örgütlenme biçimleri inşa etmek zorundaydı. Leninist-Marksist disiplin yerini gönüllü eyleme, dikey komuta yapısı ise demokratik özyönetime bıraktı.
İşte tam bu kritik geçiş döneminde ECOMÚN ortaya çıktı. Kooperatifin amacı, eğitim ve yeniden katılım alanlarındaki ekonomik girişimleri bir araya getirmek ve FARC üyelerinin dayanışmacı ekonomi ilkelerini pratiğe dökmekti.
ECOMÚN'un kuruluşu
Ülke genelinde 26 bölgede kurulan bu Normalleşme Bölgeleri'ne yerleşmenin ilk aylarında, nüfusun durumunu farklı açılardan değerlendiren çok sayıda sayım yapıldı. Haziran-Temmuz 2017'de gerçekleştirilen sosyoekonomik sayımın amacı, FARC üyelerinin hem kolektif hem bireysel olarak ekonomik ve sosyal yaşama yeniden katılımını planlamak için gerekli bilgileri toplamaktı. Sayımın metodolojisini Yeniden Katılım Ulusal Konseyi ve iki FARC üyesi birlikte tasarladı; uygulamasını ise Kolombiya Ulusal Üniversitesi yürüttü. Üniversitenin raporuna göre 10 bin 15 FARC üyesine uygulanan sayım, yüzde 55 gerilla, yüzde 29 milis ve yüzde 16 tutukludan oluşan bir yapı ortaya koydu. Anketler eğitim düzeyi, eğitim geçmişi, hedefler, etnik-ırksal kimlik, coğrafi köken, sosyoekonomik durum ve aile yapısı gibi temel verileri derledi.
Sayım, ekonomik yeniden katılım açısından iki temel bulguyu ortaya koydu. Birincisi, yedi birbiriyle bağlantılı alanda öncelikli ihtiyaçlar belirlendi: konut ve yaşam çevresi; beslenme, eğitim ve meslek edindirme; sağlık; kültür, eğlence ve spor; iş ve üretkenlik; sosyal birliktelik ve demokrasi. Bu talepler, bütünlüklü bir yeniden katılımın kolektif, topluluk temelli, ailevi ve bireysel boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini açıkça gösteriyordu. İkincisi, sayım ekonomik yeniden katılımda kolektif yaklaşımın ağır bastığını ortaya koydu: FARC üyelerinin yüzde 64'ü Dayanışmacı ve Kooperatif Ekonomi Programı'na, yani ECOMÚN'a katılarak üretken girişimler geliştirmek istediğini belirtti. Hem müzakere süreci hem de sayım sonuçları gösterdi ki FARC’lı topluluk, bireysel yardım modellerinden ziyade kolektif üretim modellerini tercih ediyordu. Bir kooperatif kurmak onlar için “örgütlü kalmanın yoluydu.”
Bu bulguya dayanarak üniversite araştırma ekibi bir öneri geliştirdi: ECOMÚN kooperatifini toplumsal cinsiyet perspektifiyle güçlendirmek ve siyasal, sosyal ve ekonomik yeniden katılım sürecinin stratejik ekseni olarak konumlandırmak. Bu politika önerisi taraflar tarafından yapıcı görülerek benimsendi. Böylece ECOMÚN, barış anlaşmasıyla ortaya çıkan en önemli yapılardan biri haline geldi. Eski gerillaların ekonomik ve toplumsal yaşama kolektif olarak katılma amacıyla kurduğu bu yapının nasıl örgütlendiği ve zamanla nasıl geliştiği, Kolombiya deneyiminin dikkat çekici yönlerinden birini oluşturuyor.
(*)Yaklaşık 650-700 ABD doları ederdi.
Yarın: Kooperatifler yoluyla kolektif yeniden katılım