
Murat Karayılan'ın ablası olan Metin Ceyran'ın (Mahir) teyzesi Cemile Gümüş, "Kardeşim Murat gideli tam 35 yıl oldu. Metin Ceyran (Mahir) benim yeğenimdi. Onlar tüm Kürdistan'ın şehitleridir. Artık analar ağlamasın, yeter artık diyorum. Ben bir barış annesiyim. Barış için Ankara, İstanbul ve İzmir'e oradan oraya koşturuyorum. Yeter ki barış olsun. Gerekirse barış için canımı veririm yeter ki insanlar ölmesin" dedi. Gümüş, aile fertlerinin devlet tarafından hep işkenceye maruz kaldığını ifade etti. Gümüş, şunları aktardı: "Ben bu acılara rağmen yine de barış diyorum. Kardeşim Murat okudu. Zor şartlarda mühendis oldu. Ama devlet zulmü onun yakasını hiç bırakmadı. Kardeşim 'Böyle bir devlete hizmet etmeyeceğim' diyerek dağların yolunu tuttu."
'Başım daima dik'
Mehmet Salih Ceyran'ın (Zınar) annesi Dırsın Ceyran ise, çocuğuyla gurur duyduğunu ifade ederek, "Başım hep dik olacak" dedi. Çocuğunun kötü bir yaşamı tercih etmediğini dile getiren Ceyran, "Kendi halkı ve dili için dağlara gitti. Oğlum gideli 19 yıl oldu. Onunla daima başım dik oldu, dik olacaktır. Kürt halkının bugünkü kazanımları, canını veren şehitlerin sayesindedir. Benim içim, ciğerim yandı. Başka anaların ciğeri yanmasın, ağlamasınlar. Salih bütün Kürdistanlıların evladı ve şehididir" diye belirtti.
'Onların yolu yolumuzdur'
1996 yılında yaşamını yitiren PKK'li Abdurrazak Ceyran (Mahir) ile 1997'de Xakurkê'de yaşamını yitiren Metin Ceyran'ın (Mahir) ablası ve aynı zamanda KCK Yürütme Konseyi üyesi Murat Karayılan'ın da yeğeni olan Fidan Ceyran, her iki kardeşiyle de gurur duyduğunu belirtti. "Onların yolu yolumuzdur" diyen Ceyran, "İnşallah ebedi bir barış gelir ve artık kimsenin ocağı yanmaz. Hiçbir anne artık ağlamayacak. Bu kadar kan döküldü. O kadar can gitti, yetmedi mi? Daha kaç canın gitmesi gerekiyor?" diye sordu.
'Babamın yolunu gözledim'
1999'da Çukurca'da yaşamını yitiren Celal Sezer'in (Dilbirin) eşi Gülistan Sezer de, eşinin özgürlük dağlarına gittiğini ve kendi halkının özgürlüğü için yiğitçe savaştığını belirterek, "Onunla ne kadar gurur duysam da azdır. Celal gittiğinde kızım daha doğmamıştı. Ne kızım ne ben ona kızgın değiliz. O sadece bizim şehidimiz değil, tüm Kürdistanlıların şehididir. Şehitlerimize sahip çıkalım ve onları her zaman yaşatalım" dedi.
Celal Sezer'in (Dilbirin) çocuğu Yağmur Sezer ise "Babamı hiç göremedim. Umudumu hiç yitirmedim. Bir gün babam gelir diye hep yollarını gözledim. Diğerleri gibi benim de babam yanımda olabilirdi. Babam özgürlük mücadelesi vermek için dağlara gitti. Her ne kadar babamı görmemiş olsam da sanki yirmi yıldır hep birlikteyiz" dedi.
'Bedel ödemeye hazırız'
1997'de Zagros dağlarında yaşamını yitiren Erdal Ceyran'ın (Şexo) ablası Mahide Ceyran, şunları aktardı: "Kürdistan özgürleşmeden bu davadan vazgeçmeyeceğiz. Zindansa zindan, ölüm ise ölüm. Bütün bedelleri ödemeye hazırız. Kanımızın son damlasına kadar mücadele etmeye devam edeceğiz."
1998 yılında Şırnak'ta yaşamını yitiren Mücahit Kaya'nın (Baran Gap Fuat) annesi Fatma Kaya da, çocuğunun verdiği mücadeleden gurur duyduğunu ifade etti. Kaya "Bütün Kürt halkı şehitlerine sahip çıkmalı. Mücahit tüm şerefli Kürtlerin oğlu ve şehididir. Onunla hep başım dik olacak" dedi.
MURAT ÇİFTÇİ/DİHA/URFA