70 yıl sonra solun zaferi
Meksika’da solcu aday Andres Manuel Lopez Obrador, sadece rakiplerine büyük fark atarak devlet başkanlığını kazanmakla kalmadı, 70 yıllık sağcı iktidarın tekeline de son verdi.
yapılan devlet bakanlığı seçimlerini solcu aday Andres Manuel Lopez Obrador, rakipleri karşısında ezici bir zaferle kazandı. 70 yıl sonra ilk kez sağcı Devrimci Kurumsal Parti’nin egemenliğine son verildi.
Ücretleri ve emeklilik maaşlarını arttırma sözü veren „Amlo“ lakaplı Obrador, seçim kampanyasının merkezine, ülkeyi büyük oranda rahatsız eden yolsuzlukla mücadeleyi oturtmuştu.
Lopez Obrador ayrıca Meksika’da diktatörlük olmaksızın köklü bir değişim, komşusu ABD ile dostane ilişkiler, sosyal adalet ve ülkede toplumu büyük oranda sarsan uyuşturucu kartellerinden kaynaklı şiddeti sonlandırma sözü de vermişti.
Yüzde 48 ile devlet başkanı
Nüfusu 130 milyona yaklaşan ve 89 milyonun üzerinde seçmenin bulunduğu Latin Amerika ülkesi Meksika’daki seçimler nüfusun yüzde 62’sinin katılımıyla yapıldı.
Ulusal Seçim Enstitüsünün (INE) güncellemeye devam ettiği ve neticeyi etkileyecek değişikliğin beklenmediği sonuçlara göre solun adayı Obrador yüzde 48’lik oy oranı ile Meksika’nın yeni devlet başkanı oldu.
Obrador’un rakipleri Ricardo Anaya Cortes yüzde 27, Jose Antonio Meade Kuribrena yüzde 17, Jaime Rodriguez Calderon ise yüzde 6 oranında oyun sahibi oldu.
70 yıldan beri ilk solcu
Obrador seçim kampanyasına başlarken karşısında iki temel rakibi vardı. Sağ ve sol koalisyonun başındaki Ricardo Anaya, seçim sonunda oyların yüzde 27’sini, iktidardaki Kurumsal Devrimci Parti adayı José Antonio Maede ise yüzde 17’sini aldı. Her iki aday da yenilgilerini kabul etti.
Obrador, yolsuzluk ve şiddetin hakim olduğu ülkede kampanyasını her iki soruna karşı yürüttü. Derin yolsuzluğa karşı “radikal değişim” propagandası yürüten Obrador, geniş kitleleri arkasına almayı başardı. Obrador, sistem karşıtı aday olarak kendisini sundu. 70 yıldır ilk kez solcu bir aday devlet başkanı oluyor.
Cinayetlerin bilançosu orta şiddette bir savaş gibi
Meksika’da uyuşturucu ve diğer çetelerin yol açtığı şiddet ve bu şiddet sonucu artan cinayetlerle tanınan bir ülke.
Öyle ki zaman zaman ülkede bir yıl içinde işlenen cinayetlerden söz edilirken, iki devlet arasında küçük ve orta şiddette olan bir savaş kadar ölü sayısının bilançolara yansıdığı belirtiliyor.
Meksika’da 2017 yılında resmi rakamlara göre 25 bin cinayet işlendi. Bunun son 20 yılın cinayetler konusunda üzücü bir rekoru ifade ediliyor.
Kadın cinayetleri yoğun
Meksika kadın cinayetlerinin yoğunluğu ile de gündeme gelen bir ülke. Meksika’da Ulusal İstatistik ve Coğrafya Enstitüsü’nün araştırmasına göre ülkede her gün 5 kadın öldürülüyor. Araştırmalar ayrıca ülkede 15 yaş ve üstü kadınların yüzde 60’ından fazlasının ise şiddete maruz kaldığını ortaya koyuyor.
Puebla kentinde kaybolduktan sonra haftalar sonra cansız bedenine ulaşılan Mara Castilla için Meksika’da onbinlerce kadın protesto yürüyüşü yapmıştı.
Eylemlerde Şovenist erkek şiddeti istemiyoruz’, ‘Ölüm onarılamaz’, ‘Kadın kırımı için acil durum’, ’Bu senin suçun değil Mara’, ‘Yaşamak istiyoruz’ sloganları atılmıştı.
Seçim kampanyasında 145 siyasetçi öldürüldü
Pazar günkü seçim öncesi yapılan seçim kampanyalarının da faturası oldukça ağır. Seçim kampanyası sırasında da 145 siyasetçi öldürüldü. Seçimde oy verme işleminin başladığı Pazar sabahı da İşçi Partisi’nin bir üyesi öldürüldü.
ABD’ye yakın olması nedeniyle uyuşturucu ve insan ticareti yapan mafyanın etkin olduğu ülkede yolsuzluğun etkilemediği bir kurum yok gibi.
Bu da, tabii ki halkın kurtuluş umudu olarak gördüğü ve seçtiği solcu lider Andres Manuel Lopez Obrador’a oldukça ağır bir görevi yüklüyor.
Solcu liderin önünde ağır ve zorlu bir iş duruyor. Diğer temel sorun da ABD Başkanı Donald Trump ile göçmen krizi ve ekonomik anlaşmalar şeklinde öne çıkıyor.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine paralel olarak genel, bölgesel ve belediye seçimleri de yapıldı. Obrador’un seçimlere konu olan yedi valilikten en az 5’ini alabileceği belirtilirken, öncülük ettiği 2014’te kurulan “Ulusal Yenilenme Hareketi-Morena” koalisyonunun, Kongre’de çoğunluğu sağlayabileceği tahmin ediliyor.
Seçimlere katılım yüzde 63 olarak kayda geçti. Seçimlerden önce yapılan anketlerde her 10 kişiden 7’si mevcut cumhurbaşkanı Enrique Pena Nieto’nun politikalarına olumsuz bakıyordu. Nieto’nun partisi ülkeyi 1929’dan 2000 yılına kadar yönetti. ardından 2012’den 2018’e kadar yeniden iktidar oldu.
2000 ila 2012 arasındaki ara dönemde ise bir başka sağcı parti ülkeyi yönetmişti.
Ülkenin konumu ve idari yapısı
Resmi dili İspanyolca olan bir Orta Amerika ülkesi Meksika idari yapısı itibariyle federal bir cumhuriyettir. Yaklaşık 2 milyon kilometre karelik bir alana sahip olan Meksika büyüklüğü itibariyle Amerika kıtasının 6.ülkesidir.
Yaklaşık 130 milyon nüfusu olan Meksika’nın başkenti Mexico City’dir.
UNESCO’nun Dünya Mirası olarak tanımladığı bölgeler, ülkeyi Amerika kıtasında 1.dünyada ise 7. sıraya yerleştiriyor. 2015 verilerine göre yıllık 32,1 milyon turist ile dünyanın en çok ziyaret edilen 9.ülkesi oldu.
Aynı zamanda bir G20 ülkesi olan Meksika, Dünya Bankası tarafından üst-orta seviyede gelire sahip bir ülke olarak sınıflandırılıyor. Bir çok analizci de Meksika’yı yeni sanayileşen ülke arasında gösteriyor. HABER MERKEZİ