27 Mayıs 1995-25 Ağustos 2018.. Dile kolay; tam 23 yıl 2 ay 28 gündür Cumartesi Anneleri/İnsanları kayıplarını arıyor. Tam 700 haftadır kaybedilenleri anlatıyor, devletin gözaltında kaybetme siyasetini sorguluyor, olayları tek tek irdeleyip suçluları tek tek, isim isim deşifre ediyor. Hakikatin kabul edilmesini, yüzleşilmesini, adaleti ve yakınlarının kemiklerini istiyor kayıp yakınları. Mezarsızlık, cezasızlık ve riyakarlık son bulsun istiyor.

700 haftadır Galatasaray Meydanı Cumartesi Meydanı/Hakikat meydanı ve Cumartesi artık kayıpların günü.

700 haftadır her Cumartesi o meydan acıya ve isyana kesiyor. Acı, yas ve isyan, buluşmalarla bir dansa duruyor her cumartesi saat 12.00 de.

Yarım saatlik bu buluşmalara, kayıplar ve evlatlarını, eşlerini bulamadan aramızdan ayrılanlar da katılıyor. Baba Ocak, Berfo Anne, Ramazan Baba, Mehmet Amca, Asiye anne, Kiraz Şahin, Güzel anne hep oradalar. Görünür yüzünde iki yüz, üç yüz ama içinde binler oluyor her hafta o meydanın.

O meydan görünenden kat be kat büyük. Bu yüzden Tayyip Erdoğan Cumartesi Anneleri ile görüşmek zorunda hissetmişti kendini. Bu yüzden Cemil Kırbayır için Meclis komisyonu kurulmuş, devlet suçunu itiraf etmişti. Bu yüzden açılmıştı JİTEM davaları, Güçlükonak, Temizöz, Musa Çitil, Tezir Tekçi ve benzeri toplam 15  dava. Bu yüzden bulunabildi Dargeçit kayıpları ve 14 yaşındaki Seyhan Doğan’ın kemikleri. Bu yüzden Mehmet Şerif Avşar ve Şeyhmuz Yavuz davalarında 24-30 yıllık hapis cezası ile mahkumiyet kararları verildi katiller hakkında.

O davalar ve itiraflar devletin işlediği bu insanlığa karşı suçla yüzleşmesini ve adaleti sağlayamadı, cezasızlık halen katilleri korumaya devam ediyor. Katiller korunmakla kalmıyor, taltif ediliyor halen. Cemil Kırbayır’ı ben öldürdüm diyerek 32 yıllık “kaçtı” yalanından dönen devlet, katiller hakkında dava açmamakta ve Cemil’in kemiklerini vermemekte direniyor. Toplu mezarlar görmezden geliniyor.

Bu yüzden daha büyümeli o meydan, daha büyümeli. O kadar büyümeli ki, devlet suçlarıyla yüzleşmek zorunda kalsın. O kadar büyümeli ki katilleri korumaktan vazgeçsin, cezasızlık son bulsun. O kadar büyümeli ki adalet olsun, kayıp yakınlarının mezarsızlığı son bulsun. O kadar büyümeli ki yeni nesiller o meydanda acıyla, yasla ve isyanla değil sevdiklerinin hatıralarıyla harmanlansın. O kadar büyümeli ki, devlet Birleşmiş Milletler Zorla Kaybedilmeye Karşı Herkesin Korunmasına Dair Sözleşme’yi imzalayıp onaylasın ve bir daha gözaltında kayıp olayı yaşanmasın.

Bu yüzden, o alanı o kadar büyütmek için 700. haftada orada olun.