Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 71. yaşına da 21 yıldır esaret altında tutulduğu, mutlak tecride maruz kaldığı İmralı Cezaevi’nde giriyor. Yayılan salgına rağmen Öcalan, hiçbir haktan yararlandırılmıyor.

Öcalan, 71. doğum gününe koronavirüs salgını tehdidiyle esaret altında giriyor. Devlet terörüne rağmen her 4 Nisan’da yapılan kitlesel kutlamalar, fikirlerinin hatırlatılıp tartışıldığı etkinlikler, bu yıl sınırlı yapılacak. Özgürlüğü için mücadelenin önemine işaret eden KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı da  ekolojik duruşunun sembolü olarak herkesi 4 Nisan’da fidan dikerek kapitalizme karşı duruşunu göstermeye davet etti.

Kürdistan halkı ve dostları, 4 Nisan günü 71 yaşına girecek olan tecrit altındaki Öcalan’ın durumunu merak ediyor. Küresel salgın, tüm tutsakları olduğu gibi 21 yıldır İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan Öcalan’ı da tehdit ediyor. Toplu tüm etkinliklerin askıya alındığı Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da Öcalan’ın doğum günü programı henüz açıklanmasa da her yıl olduğu gibi Urfa’nın Halfeti ilçesine bağlı Amara (Ömerli) köyünde de kitlesel bir kutlamanın yapılması beklenmiyor.

Öcalan’ın ablası Fatma Öcalan, MA’ya yaptığı açıklamada, koronavirüs kaygısı taşıdıklarını ifade ederek, 5 yıldır kardeşinin görüşüne gidemediğini, her ne kadar görüşmek istese bile kendi sağlığı el vermediği için kendisine izin verilmediğini söyledi. Kardeşinin 21 yıldır cezaevinde ve 71 yaşında olduğunu hatırlatan abla Öcalan, koronavirüs salgınından dolayı bile iletişim gibi haklarının verilmediğini belirtti. Öcalan, “En azından ev hapsine çıkarsınlar. Ömrümüz bitti ama yan yana oturamadık hiç. Ben onu hapiste gördüm. Onun da bir köyü var,  köyünde yaşamasına onun da hakkı var” dedi.

Fatma Öcalan’ın oğlu Ali Öcalan da “71 yaşında ve 21 yıldır cezaevinde” vurgusunu tekrarlayarak, “Başkan da bu salgının risk grubunda. Bizim isteğimiz yaşlı ve tutuklu hastaların bırakılması. Salgından dolayı doğum günü kutlamalarının bu yıl toplu yapılması zor. Başkanın bulunduğu cezaevi koşulları çok zor. Ne aile gidip görüşme sağlayabiliyor ne de avukatları. Bu durum devletin hukukuna da aykırı. Bir insandır, orada her türlü tecritte. Biz endişeliyiz” şeklinde konuştu.

"Güneşe yolculuk" ve "Güneşe özgürlük" şiarıyla Kürtlerin 16 yıldır yönünü çevirdiği Amara’ya düzenlenen yürüyüş ve etkinliklere izin verildiğinde yüz binleri bulan festival, yasaklandığında ise cinayet ve şiddetle tarihe kaydedildi.

Geçen sene eylemle girilmişti

 Geçen yıl da Amara Mahallesi abluka altına alındı. Urfa Valiliği, 1-6 Nisan tarihlerini kapsayan eylem ve etkinlik yasağı ilan etti. Alınan bu karar doğrultusunda Amara'ya giden yollar asker ve polisler tarafından zırhlı araçlar ve TOMA’larla kapatıldı. Ablukaya alınan mahalleye sakinlerinin dışında girişlere izin verilmedi. “İçişleri Bakanı'nın talimatı” denilerek, HDP Milletvekili Ömer Öcalan dahi mahalleye sokulmadı. Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK) Kürt halkına bulunduğu her alanda Öcalan’ın doğum günü kutlama çağrısında bulundu. Kürtler, tüm engellemelere rağmen bulundukları her kentte ve alanda 4 Nisan’da doğum günü etkinliği düzenledi.

 Kutlamalara “Tecridin kaldırılması” talepli DTK Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven öncülüğünde 8 Kasım 2018’de başlayan ve tüm cezaevlerine yayılan açlık grevleri damga vurdu. 4 Nisan yaklaştığında binlerce tutsak açlık grevinde "Tecridi kıralım, faşizmi yenelim" şiarıyla benzeri görülmemiş bir eyleme imza attı. 200 günü bulan açlık grevlerinde 8 tutsak yaşamına son verdi. Açlık grevi ölüm orucuna dönüştü. Açlık grevi tecridin kapılarını da kırdı. Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan, 8 Ocak’ta İmralı Adası’na gitti. Bu görüşmeyi yeterli bulmayarak eylemlerini sürdüren Leyla Güven, üç milletvekili ve tutsakların tutumu sonuç aldı. Öcalan'ın avukatlarından Nevroz Uysal ve Rezan Sarıca, 8 yıl aradan sonra 2 Mayıs, 22 Mayıs, 12 Haziran, 18 Haziran ve 7 Ağustos 2019 tarihlerinde müvekkilleriyle görüştü. Görüşmeler sonucu Öcalan'ın çağrısıyla 26 Mayıs tarihinde açlık grevi ve ölüm orucu eylemleri sonlandırıldı.

Devlet karartma uyguluyor

Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan ve vasisi Mazlum Dinç, 30 Mart-3 Nisan tarihleri arasında İmralı’ya gitme talebiyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruda bulundu. İmralı’daki diğer tutsak Ömer Hayri Konar’ın kardeşi Ali Konar, Hamili Yıldırım’ın kardeşi Polat Yıldırım ve Veysi Aktaş’ın kardeşi Melihe Çetin de yine avukatları aracılığıyla savcılığa görüşme başvurusu yaptı. Aileler, İmralı’ya götürülmemeleri halinde yakınları ile acilen telefon yoluyla görüşme gerçekleştirmek istediklerini de belirtti.

Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş, İmralı'ya “sekreterya” olarak gittikleri 15 Mart 2015'ten bu yana yakınlarıyla 5 Haziran, 12 Ağustos 2019 ve 2 Mart 2020 tarihlerinde görüşme yapabilmişti. Hamili Yıldırım ise İmralı'ya götürüldüğü 15 Temmuz 2015'ten bu yana ailesiyle sadece 5 Haziran ve 12 Ağustos 2019 tarihlerinde görüşebilmişti. İmralı Adası’nda çıkan yangın dolayısıyla oluşan kaygılar üzerine geçtiğimiz 2 Mart'ta sağlanan son görüşme imkanında görüşçüsünün hasta olması nedeniyle Hamili Yıldırım'la görüşme sağlanamamıştı.

Avukatları da başvurdu

Ailelerin yanı sıra Öcalan’ın avukatları Raziye Turgut, Rezan Sarıca, Serbay Köklü ve İbrahim Bilmez de yine 30 Mart-3 Nisan tarihleri arasında uygun bir günde müvekkilleriyle görüşmek için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Avukatların 7 Ağustos 2019'dan bu yana yaptıkları bütün görüşme başvurularına olumlu ya da olumsuz hiçbir şekilde yanıt verilmiyor.

KCK’den fidan dikmeye davet

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı ise Öcalan’ın doğum günü vesilesiyle dün yazılı bir açıklama yaptı. “Rêber Apo’yu büyük yapan, onun doğduğu coğrafyanın tarihi, kültürel kapsamı, derinliği ve yürüttüğü mücadelenin zorluklarıdır” denilen açıklamada, Öcalan’ın artık sadece Kürt halkının değil, Ortadoğu ve tüm insanlığın özgürlük ve demokrasi önderi haline geldiği belirtildi.

Öcalan’ın yaşamını tamamen Kürt halkının özgürlüğüne adadığı kaydedilen açıklamada (yazılı açıklamanın tamamı:  https://firatnews.com/kurdIstan/kck-reber-apo-nun-oezguerluegue-icin-muecadeleyi-yuekseltelim-139000 ) şunlar ifade edildi: “71. doğum yıl dönümünde Rêber Apo’nun Kürtler, kadınlar, halklar ve tüm insanlık için ne anlama geldiğini bir daha hatırlamak ve böyle bir önderliğin özgürlüğüne kavuşması için mücadeleyi yükseltmek gerekir. Bu açıdan kadınları, gençleri, tüm Türkiye halklarını ve insanlığı kapitalizmden ve onun yıkımından kurtarmak isteyen tüm anti kapitalistleri ve demokratik toplumcuları, Rêber Apo’nun özgürlüğü için mücadeleyi yükseltmeye, bu temelde insanlığın özgürlük ve demokrasi mücadelesine ivme kazandırmaya çağırıyoruz. Bu vesileyle de Önderliğimizin ekolojik duruşunun sembolü olarak herkes 4 Nisan’da fidan dikerek kapitalizme karşı duruşunu göstermelidir.

URFA