İnsan hakları savunucuları cezaevlerinde 300’ü ağır 721 hasta tutsak bulunduğuna dikkat çekerek, “Rehin politikasına dur dememiz gerekiyor, yoksa cezaevlerinde insanlar ölmeye devam edecek” uyarısında bulundu. 

Türkiye cezaevleri 187 bin tutuklu ve hükümlü ile en kalabalık dönemini yaşarken, hasta tutsakların sayısı da her geçen gün artıyor. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) verilerine göre, Türkiye’deki cezaevlerinde en az 721 hasta tutsak bulunuyor ve bunların 300’ü ölüm sınırındaki ağır hasta tutsaklardan oluşuyor. 


10 yılda 2 bin tutsak öldü

Çağdaş Hukukçular Deneği’nin (ÇHD) raporu ise cezaevlerinin nasıl ölüm evlerine döndüğünü ortaya koyuyor. ÇHD’nin 28 Ocak tarihli raporuna göre son 10 yılda en az 2 bin tutsak Türkiye’nin çeşitli cezaevlerinde, cezaevlerinin olumsuz koşulları yüzünden hastalanarak yaşamını yitirdi. 

Siyasi tutsaklar ise ayrıca cezalandırılıyor. Hasta tutsakların büyük çoğunluluğu siyasi görüşlerinden dolayı cezaevindeyken,   tedavi görülmeleri de engelleniyor. 


Rehine politikasına son verin 

Bayram dolayısıyla açıklama yapan insan hakları savunucuları, Türkiye’nin hasta tutsaklara uyguladığı rehine politikasına son vermesini istedi. Çözüm sürecinde serbest bırakılmaları gündeme gelen hasta tutsaklar son dönemlerdeki savaş politikalarıyla birlikte tedavi edilmedikleri gibi, sürgün, tecrit ve yalnızlaştırma politikalarıyla daha fazla cezalandırılma yoluna gidildi.


Ölüme sürgün 

Kürdistan cezaevlerindeki siyasi tutsakların Batı cezaevlerine sürgün edildiğine dikkat çeken İHD Cezaevi Komisyonu üyesi Nuray Çevirmen, özellikle hasta tutsakların sürgün sırasında darp ve işkenceye maruz kaldıklarını söyledi. Çevirmen ayrıca sürgünün hasta tutsaklar için, “tedaviden uzaklaştırma” anlamına geldiğine de işaret etti. 



Kelepçeli ameliyat!

Cezaevi yönetiminin yanı sıra doktor ve sağlık çalışanlarının da  hasta tutsaklara yönelik insanlık dışı uygulamalarda bulunduğuna dikkat çeken Çevirmen, “Doktorlar ya tedavi uygulamıyorlar ya da kelepçeli tedaviyi dayatıyorlar” dedi. Çevirmen, Kırıkkale Cezaevi’nde ameliyat için hastaneye götürülen Rıza Torku’yu örnek göstererek, “Doktor Raziye Doruk kelepçeli ameliyat dayatıyor. Rıza Torku bu uygulamayı kabul etmediği için ameliyat olamadan cezaevine geri getiriliyor” dedi.


Ağır risk grubundalar

Yatalak olan Sabri Kaya, Sertaç Sapmaz gibi hasta tutsakların ağır risk grubunda olduğunu belirten Çevirmen, Van ve İstanbul’da 96 günlük tedavisi boyunca 15 ameliyat olan Sibel Çapraz’ın 4 ameliyat daha geçirmesi gerektiğini söyledi. 


 HABER MERKEZİ




9 aydır bağırsağı dışarıda


Gever İl Genel Meclisi Başkanvekili olan Sibel Çapraz, tedavi olduğu İstanbul’da tutuklanarak konulduğu Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nden Menemen R Tipi Cezaevi’ne sürgün edildi. Gever’de geçtiğimiz Kasım ayında zırhlı araçtan açılan ateş sonucu yaralanan Çapraz, tedavisi tamamlanmadan tutuklanmıştı. 

Ağabeyi Necip Çapraz, “En az 4 ameliyat daha geçirecek. Sağ kolunu kullanamadığı gibi iki parmağı da iflas etmiş durumda. Dışarıda olan bağırsağının içeri alınması için kalın bağırsak ameliyatın üzerinden 3 ay geçti. Sondayla yaşıyor. Desteksiz yürüyemiyor. Hiçbir ihtiyacını gideremiyor. Banyo, yeme-içme, elbisesini giyme, saçını tarama gibi en genel insani hareketlerden mahrum durumda” dedi. 

15 ameliyatın getirdiği acının apar topar atıldığı cezaevinde travmaya dönüştüğünü kaydeden ağabeyi, “9 aydır bağırsağı dışarıda, bağırsağa kolostomi torbasıyla yaşamak bile psikolojisinin bozulması demek değil midir” diye sorarak ekledi: “Nasıl bir balığın üzerinden suyu kesersiniz ve balık yavaş yavaş ölür. Şu an kardeşimin yaşadığı ortam aynen öyledir. İnsansız bir ortam pekala tecrittir. Doktorlarına gösterilmeden, ailesine haber vermeden, kaldığı cezaevinden istemi dışında apar topar götürmek sürgündür. Tedavisini ve ameliyatlarını iyi şartlarda yapmamak insanlık suçudur. Cezaevinde yaralı bir halde tutulması ise hukuk skandalıdır.”


Devlet politikası 

Tutuklu Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUAD-FED) İç Anadolu Temsilcisi Daimi Gören ise, savaşla birlikte cezaevlerindeki baskıların da artırıldığını söyledi. Gören, “Defalarca Adalet Bakanlığıyla Cezaevleri Genel Müdürlüğüyle görüştük. Her defasında bize ‘Haklısınız bu konu hakkında çalışmalarımız devam ediyor, iyileştireceğiz’ dediler ama sonuç aynı. Bunu bir devlet politikası olarak uyguluyorlar” dedi. 


102 haftadır eylemedeler 

Hasta tutsaklara ilişkin duyarlılığın artması gerektiğini kaydeden Gören, “102 haftadır hasta tutsakların serbest bırakılmaları için eylem yapıyoruz; yurttaşlar daha duyarlı olmalı onların desteğini bekliyoruz” dedi. Bu konuda Meclis’teki partileri de eleştiren Gören, “Özellikle milletvekilleri bu politikalardan sorumludur. Mecliste cezaevi komisyonu var.  Komisyon üyelerinin kendi parti görüşlerinden uzak bir politika sergileyip vicdanlı davranmaları gerekiyor. İnsanları ölüme terk etmeyelim, bu bir nevi soykırımdır, buna izin vermeyelim” diye konuştu. 


Kanser hastası

Kanser hastası olan Kemal Avcı ölüme terk edildi. 
Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nden 2013 yılında savcılık kararı ile tahliye edildikten sonra Nisan 2016 tarihinde “örgüt propagandası yapmak” ve “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla aldığı 12 yıllık cezası Yargıtay’da onanan mide kanseri tutsak Kemal Avcı, Silivri 2 No’lu L Tipi Cezaevi’nde tutuluyor. Avcı’nın durumunu mektupla Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a ileten CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, “Kemal Avcı’nın tedavisi yapılmıyor. Cezaevinde bir kişi daha ölmesin istiyoruz” dedi. Avcı’nın durumunu TBMM İnsan Hakları Komisyonu gündemine de taşıyacaklarını söyledi. 


Darp edildi 

Cezaevinde 2011 yılında kansere yakalanan Avcı tahliyesi oldu, tedavisi sürerken 21012’de tekrar tutuklandı. Hastalığı ilerleyen midesinin 4’te 3’ü alınan Avcı, defalarca mide kanaması geçirdi. Yürütülen kampanyalar sonucu Ağustos 2013’te serbest bırakılan Avcı, iki büyük ameliyat geçirdi, hastalığı nedeniyle 45 kiloya düşen Avcı, başka bir dosyadan ceza alınca Nisan ayında tekrar tutuklandı. Avukatları kemoterapi tedavisini hastalık ilerlediği için hastanede kalarak görmesi gerektiği ile ilgili talepte bulundu, ancak cezaevi idaresi buna izin vermedi.
Rapor almak için Adli Tıp Kurumu’na götürülmek üzere önceki gün hücresinden çıkarılan Avcı, başgardiyanın da aralarında olduğu 5 gardiyan tarafından darp edildi.