
İslamcı faşist DAİŞ çetelerinin 3 Ağustos 2014 tarihinde Şengal'e yönelik saldırıları sırasında sağ kurtulmayı başaran 4 çocuk annesi Nesrîn Şengalî (20), artık bir YPJ savaşçısı.
Çetelerin saldırmasıyla birlikte peşmergelerin kaçtığını ve savunmasız kaldıklarını anlatan Şengalî, Êzîdîler olarak yaşamlarını YPG ve YPJ güçlerine borçlu olduğunu söylüyor.
Saldırının hemen ardından savaşa katılan eşi, bir süre sonra şehit düşmüş.
Çocuklarından da haber alamayan Şengalî, onların DAİŞ'in eline düşmüş olabileceğini tahmin ediyor. "Fermanda açlık ve susuzluktan ölenler oldu. Êzîdî kadınlar çocuklarıyla beraber DAİŞ çetelerinin eline düştü. Gençleri ve çocukları öldürdüler. Toplum içinde de köleydik, kendimizi koruyamıyorduk, eğitimsizdik ve kendimizi ifade edemiyorduk. Düşmanın karşısında silah tutup da kendi savunmamızı yapamıyorduk. Örgütlü bir yaşamımız olsaydı, Êzîdî kadınlar kaçırılmazdı" diyen Şengalî, YPJ saflarına, kendisine yaşatılanların ve Êzîdî kadınların intikamını almak için katıldığını ifade ediyor.
'Artık başımız dik'
YPJ'ye katılımının ardından bir süre öz savunma, parti tarihi, kadın tarihi ve ideolojik eğitimler gördüğünü kaydeden Şengalî, kendisinden sonra gelen savaşçılara ise kendisinin eğitim vermeye başladığını söylüyor.
Şengalî, Êzîdî kadınların artık kendilerini savunacak düzeye geldiklerini ifade ediyor ve ekliyor: "Düşman karşısında artık başımız dik. Yaşadığımız sürece saldırılara izin vermeyeceğiz."
'Bu örgüt kadın örgütüdür'
Şengalî, Êzîdî toplumunun kadına yaklaşımını ve yaşanan değişimi ise şöyle özetliyor: "Toplum kadını zayıf görüyor, ancak Kürt Halk Önderliğinin kadına yönelik felsefesi, bizim toplumu da değiştirdi. Kadınlar artık güçlü ve irade sahibi varlıklar olarak görülüyor. Bu örgüt kadın örgütüdür. Şu an kimse bize yanlış bir gözle bakamıyor, küçük görüp karışmıyor. Örgüt içinde kadın kırmızı çizgidir, kimse o çizgiyi geçemez. Geçen yanar" şeklinde konuştu.
'Êzîdî kadınlar örgütlensin'
Şengalî, son olarak Êzîdî kadınlara şu çağrıyı yapıyor: "Êzîdî kadınlar artık köleliği kabul etmesin, kendilerini örgütlesinler. Kendilerini ifade edebilsinler ki erkeğin egemenliğinden kurtulabilsinler. Örgüte katılarak katliamların önünü alabilirler."
ŞEVÎN ŞERVAN/JINHA/DERÎK