Şırnak'ın Uludere İlçesi'ne bağlı Roboskî Köyü'nde 28 Aralık 2011’de Türk savaş uçaklarının bombardımanıyla çoğu çocuk 34 Kürt katledildi. Katliam dün 8. ayını da geride bıraktı. AKP Hükümeti'nin katliamın üstünü örteme çabasına karşı halkın mücadelesi de sürüyor. Roboskîli aileler çocuklarını katledenlerinin yargılanması için çalmadık kapı bırakmadı. Ramazan Bayramı'nda da 4 gün boyunca mezarlıkta "adalet nöbeti" tuttu. Hükümetin ve Başbakan'ın verdiği sözleri tutmadığını söyleyen aileler tepkili: “Bizler katliam emrinin Ankara’dan verildiğini biliyoruz. Ancak çocuklarımızı parçalayan bombardıman emrini kim verdi, bu açıklansın istiyoruz. Unutulmamalıdır ki, bizler asla mücadeleden vazgeçmiyeceğiz. Bu katliamı unutturmayacağız.”

Yas devam ediyor

Katliamda çok sayıda yakın akrabasını kaybeden Ferhat Encü, “Malesef katliamında 8. ayı da geride bırakıyoruz. Bu sürede bir arpa boyu yol alınmış değil. Hala katliamcılar aramızda. Belki bir gün sorumlular açığa çıkacak. Ancak geciken adalet adalet olmayacak. Bizler hala katliamın ilk günündeyiz. Hala yasımız devam ediyor. Devlet yetkilileri ise bu katliamın üstünü nasıl örterim çabasındalar. Bu katliam tüm insanlığa karşı, Kürtlere karşı işlendi. Bizleri bu şekilde dize getirmeye çalışıyorlar. Unutmasınlar ki ne katliamlar ne gözaltılar, tutuklamalar ne de baskılar bizi davamızdan vazgeçirir. Bizler suçluların cezalandırıldığını görmediğimiz sürece alanlarda olmaya devam edeceğiz” dedi.
Türkiye kamuoyuna da seslenen Encü, “Adaletin Roboskî’ye gelmesi için herkesin bizimle tek yürek olması gerekiyor. Herkes gelsin Roboskî’ye birlikte haykıralım. Haykıralım ki bir daha Roboskîler olmasın” şeklinde konuştu.


Mezarlıkta ağıtlar yükseldi
Halkların Demokratik Kongresi (HDKD de dün bir heyetle Roboskî'deydi. Heyette, HDK sözcüleri BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Prof. Dr. Fatma Gök’ün de aralarında bulunduğu 10 kişi vardı. Bir gün boyunca ailelerin yanında kalan heyet, dün de katledilen 34 sivilin mezarını ziyaret etti. Acılı analar evlatlarının mezarlarını suladı, çiçekleri tazeledi. Ellerinde katliamda kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarını taşıyan kadınlar ağıtlar yaktı, gözyaşı döktü, dualar okudu. Mezarlıkta, katledilen 34 kişinin isimleri okundu, aileler ve vekiller de hep bir ağızdan Kürtçe "Ez li vir im" yani "Buradayım" yanıtını verdi. 

Soruların cevabı Ankara'da
Aynı zamanda Meclis Uludere Komisyonu'nda yer alan BDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, şunları söyledi: “Amacımız onların yalnız olmadıklarını, Türkiye’de davanın peşini bırakmayacağımızı göstermektir. Roboskî Katliamı'yla ilgili şu ana kadar hiçbir resmi soruşturma sonuçlanmış değil. Ne adli ne idari ne de siyasi. Bir tek İnsan Hakları Komisyonu’nun yürüttüğü inceleme var, o da şu an askıda. BDP'nin bu komisyondaki tek üyesiyim. Çoğunluğu AKP, CHP ve MHP milletvekillerinden oluşan bu komisyonun katliamın faillerini ortaya çıkarmak bakımından olayın başladığı andan beri önemli bir yol katetmedi. Üzgünüm. Komisyonun izlediği yol sonucu ortaya çıkarmakta izlediği yol yanlıştır. Ankara'dan, Genelkurmay'dan ve Başbakan'dan başlamak yerine, en aşağıdan başlayarak yukarıya doğru hareket etmeyi kabul etti. Bu yol zaman kaybeden bir yoldu. Bu saatten sonra olayı Komisyon olarak soru sormamız gereken yer Hükümet ve Genelkurmay'dır. Ancak Genelkurmay Başkanlığ, bilgi paylaşmayı reddetmektedir. Olayın nasıl olduğuna dair elindeki bilgiyi Meclis'e vermemektedir. Diyarbakır özel yetkili savcısı da elindeki bilgilerin bir bölümünü aktarmadığını düşünüyoruz. Genelkurmay, mahkeme ve Başbakan Meclis'ten bilgi sakladığı için çok uzağa gidemiyoruz."
Kürkçü, adaletin tecelli etmesi için Roboskî'de olduklarını belirterek, “Roboskî Katliamı asla unutulmamalıdır. Halkımız katliamcıların peşini bırakmamalıdır” dedi.
Garo Paylan da, "Bu topraklarda soykırıma uğrayan bir halkın, Ermeni halkın üçüncü kuşaktan bir evladıyım. Bugüne kadar devlet Kürtleri ve Ermenileri birbirine düşürerek, bu halkların birbirlerinin acılarına ve sevinçlerine ortaklaştırmayı önlemek istedi"” diyerek konuşmasına başladı. Roboskîli ailelerden yeterince yanlarında olamadıkları için özür dileyen Paylan, “"Burada gördüğüm bu acının, adalet arayışının daha fazla taşıyıcısı olacağıma, Roboskîlilerin sesini her mecliste, her toplantıda, her kurulda dile getireceğime söz veriyorum" dedi.
Katledilenlerden Adem Ant'ın babası Reşid Ant ise Başbakan'ın BDP'li vekillere dönük sarf ettiği "Safınızı belirleyin" sözlerine tepki göstererek Erdoğan'a "2 saf vardır biri vicdanlı insanların safı, diğeri vicdansız insanların safıdır. Biz aileler ve BDP'li milletvekilleri vicdanlı insanların safındayız. Asıl siz hangi saftasınız Başbakan?" diye sordu.

DİHA/ŞIRNAK