
Dünyanın dört bir yanındaki kadın örgütleri, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü için yapacakları çalışmaları planlarken, Şengal’de DAİŞ, Nijerya'da Boko Haram çetelerinin kaçırdığı binlerce kadın ve çocuk konusunu ne kadar dünya kamuoyunun gündemine getirecekleri pek bilinmiyor. Aynı zamanda “Ne Fahişe Ne Boyun Eğen” adlı kadın örgütünün başkanlığı görevini yürüten İsveç Sol Parti Milletvekili Amineh Kakabaveh, Şengal ve Nijerya’da kaçırılan kadınların durumunu defalarca İsveç Parlamentosu’nun gündemine getirdi. Şengal’de kaçırılan kadınların kurtarılması için İsveç’teki diğer 10 kadın örgütünün temsilcileriyle birlikte Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde girişimlerde bulundu. Kakabaveh ile DAİŞ ve Boko Haram’ın kaçırdığı kadınların durumlarını konu alan bir söyleşi gerçekleştirdik.
Ağır travma yaşıyorlar
100 civarında Êzîdî kadının serbest bırakıldığını ya da para karşılığı satın alındığını belirten Kakabaveh, “Zengin olan ya da para bulabilenler, kadınların serbest bırakılması için DAİŞ’e para ödüyor. Ama DAİŞ’in elinde yüzlerce Êzîdî kadın var. Bu kadınlar bir meta gibi satılıyor ve seks kölesi olarak kullanılıyor” dedi.
Serbest bırakılan Êzîdî kadınların çok ağır travmalar geçirdiğine dikkat çeken Kakabaveh, “Bu kadınlardan bazıları hamile. Êzîdî halkı geleneklerine ve dinine bağlı, aynı zamanda içine kapanık bir halk. Êzîdî bir lider, bu kadınlara dokunulmaması ve yardım edilmesi için fetva verdi; bu çok olumlu ama tecavüze uğrayan kadınlar doğum yapınca çocukların durumunun ne olacağı belirsiz” şeklinde konuştu.
Kakabaveh, Güney Kürdistan’da çalışma yürüten ‘Jiyan’ adlı bir kadın grubunun Êzîdî kadınların özgürleştirilmesi, serbest bırakılan Êzîdî kadınların ise topluma entegre olabilmeleri amacıyla çalışmalar yürüttüğü bilgisini de verdi.
AB devreye girmeli
Irak Hükümeti ve Kürdistan Bölge Yönetimi’nin kadınların rehabilite edilmesi yönünde herhangi bir çalışmalarının olmadığını söyleyen Kakabaveh, bu nedenle konuyu pek çok kez İsveç Parlamentosu’nun gündemine getirdiğini, kadınlara yardım edilmesi amacıyla Avrupa Birliği (AB) ve İsveç Hükümeti’nin devreye girmesini talep ettiğini hatırlattı.
“Tecavüze uğrayan, seks köleleri olarak satılan bu kadınların gerçek anlamda tedaviye, rehabilitasyona ihtiyaçları var. Bu konuda yaptığım girişimler ne yazık ki sonuçsuz kaldı. AB ve İsveç Hükümeti bu konuda herhangi bir girişimde bulunmayınca geçen hafta Sınır Tanımayan Doktorlar’dan devreye girmelerini ve kadınlara yardım etmelerini istedim” diyen Kakabaveh, konuyu yeniden İsveç Parlamentosu'nun gündemine getireceğini söyledi.
BM delegasyon oluşturdu
Bir yandan AB ve İsveç Hükümeti'ni harekete geçirmeye çalışırken, aynı zamanda BM nezdinde de girişimlerde bulunduklarını belirten Kakabaveh, Ne Fahişe Ne Boyun Eğen, Uluslararası Kadın Federasyonu ve İsveç Birleşmiş Milletler Kadın Federasyonu’nun da aralarında bulunduğu 11 kadın örgütünün DAİŞ'in kaçırdığı kadınların kurtarılması için BM'ye ortak bir mektup yazdığını, BM Federasyonu Genel Sekreteri Linda Nordin Thorslund'un da konuyu yetkililerle görüşmek amacıyla New York’a gittiğini, BM Genel Sekreter Yardımcısı Jan Eliasson ile konuyu görüştüğünü söyledi. Kakabaveh, görüşme sonrasında BM'nin kaçırılan kadınlarla ilgilenmek için bir delegasyon oluşturup bölgeye gönderdiğini de sözlerine ekledi.
DAİŞ’e destek veren ülkelere baskı yapılmalı
Irak'ta savaşın sürmesi dolayısıyla kadınların durumunun yeterince kamuoyu gündemine gelmediğini dile getiren Kakabaveh, “Êzîdî kadınlar Avrupa'da yaşıyor olsalardı veya Kürtler, İranlılar ve ilerici kesimler kesintisiz protesto gösterileri yapmış olsalardı, bugün durum daha farklı olabilirdi" dedi.
Kakabaveh, DAİŞ’in elinde bulunan kadınların serbest bırakılmaları için, ona destek veren Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye gibi ülkelere baskı yapılması gerektiğini ifade etti.
Dünya izlemekle yetiniyor
Kakabaveh, Êzîdî kadınların yanısıra Nijerya’da Boko Haram’ın kaçırdığı öğrenci kızları da İsveç Parlamentosu’nun gündemine taşımıştı. Nijerya’daki kız öğrencilerin kaçırılmasıyla ilgili ne gibi gelişmeler yaşandığı sorusunu “Boko Haram, daha sonra da kadınları kaçırmayı sürdürdü. Şu anda binlerce kadın bu örgütün elinde cehennem hayatı yaşıyor. Bunların arasında çok sayıda kız çocuğu da var. Daha önce bu kadınların kurtarılması için kampanyalar düzenlendi ama sonra unutuldu. Şimdi ABD başta olmak üzere tüm batılılar DAİŞ tehlikesinden söz ediyorlar ama Boko Haram’ın yaptıklarıyla pek ilgilenmiyorlar” şeklinde yanıtlayan milletvekili, dünyanın olan biteni sadece izlemekle yetindiğini, medyanın tüm bu olanları kamuoyuna duyurmaya bile gerek görmediğini dile getirdi.
Kadın örgütleri gündeme getirmeli
Biz Ne Fahişe Ne Boyun Eğen örgütü olarak, 8 Mart dolayısıyla yapılacak etkinliklerde kaçırılan kadınların durumlarının gündeme getirilmesini önerdiklerini söyleyen Sol Partili milletvekili, "8 Mart kadınlar için kardeşlik ve dayanışmanın yükseltileceği gün ise bu konuyu gündeme getirmemiz, İsveç, AB ve Birleşmiş Milletler’e baskı yapmamız gerekir. Ben 8 Mart dolayısıyla bu kadınların durumunu bir kez daha yazılı bir soru önergesiyle parlamentonun gündemine getireceğim. 8 Mart vesilesiyle kadın örgütlerinin de kaçırılan kadınları bir kez daha kamuoyunun gündemine getirmeli" diye konuştu. Yarın: YPJ Komutanı Sozdar Dêrik ile söyleşi...
MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM