8 Mayıs faşist Nazi iktidarının çöküşünün yıldönümüdür. Hitler faşizminin yıkılışının 75. yıldönümü dolayısıyla Almanya genelinde resmi tatil ilan edilmiştir. Peki faşizm nedir? Tarihte mi kalmıştır, yoksa güncelliğini koruyor mu?
19 Şubat’ta Almanya’nın Hanau kentinde göçmenlere karşı yapılan ırkçı saldırı, faşizmin ve ırkçılığın güncelliğini tekrar tartışmaya açtı. Bu yılın 8 Mayıs’ı, güncel faşizme ve ırkçılığa karşı örgütlü mücadeleyi yükseltmek için sosyal haraketler tarafından “öfke günü” olarak örgütlendi. Evet aynı göğün altında yüzyıldır bir savaşın içerisindeyiz, faşizm ile değerler ve o değerlerin savunucuları arasında.
Faşizmin en etkin yöntemlerinden biri hafızayı yoketmesi, kendini ezeli, ebedi ve tarihten bağımsız kurma eğilimidir. Toplumsal mücadelenin tarihle bağlarını koparmanın yolunun mekândan geçtiğini faşizm bütün diğer iktidar biçimlerden daha keskin tespit etmiştir. Toplumsalın gücü mekânın gücüne doğrudan bağlıdır. Mekânı annilihe etmek, yani yoketmek belirli bir mekânda içerilen bütün bir toplumsal mücadeleler tarihini ve potansiyelini yoketmek anlamına gelmektedir. Faşizm bu anlamda iki yönlüdür bir toplumsalın gücüne saldırır, iki toplumsalın içerildiği ve toplumsalı mümkün kılan mekâna saldırır.
2016 yılından itibaren beri belirli aralıklarla mezarlıkların tahrip edilmesi faşizmin ve ırkçılığın Türkiye’deki mekânsal güncelliğidir. Mezar taşları toplumsal hafızanın yeridir. Faşizmin hafıza mekânları olarak mezarlıklara yönelmesi sıradan ya da münferit değildir bilinçli ve örgütlüdür. Faşizm bundan yıllar önce ölmüş insanların mezar taşlarına bir değer yarattığı için saldırır. Bu mezarlar ailelerinin ve halklarının değerleridir. İki tür tanım yapılabilir biri haklar bağlamında, ikincisi ise tarihsel bağlamda. Birincisi şudur ki her insan öldükten sonra değer sistemleri dahilinde bir mezarı olma hakkına sahiptir. İkincisi tarihsel bağlamda ki bu mezarlar bizi faşizme karşı toplumsal direnişin ve özgürlük mücadelesinin tarihine bağlar.
Marx ki kendisi materyalizmin kurucusudur hayaletlerden ve ruhlardan bahseder durur. Neden? Büyüsüz kalmış bir dünyayı tekrar büyülemekten bahsederken Suphi Nejat (Paramaz Kızılbaş) aklındaki şey nedir? Faşizme karşı sürdürülen mücadele bir değer mücadelesidir. Maddi olduğu kadar aynı zamanda ruhsal bir mücadeledir. Mezar taşları bu ruhun mekânsallaştığı yerdir. Mezar taşları faşizme karşı direnişin hafızasıdır. Mezarın ardında toplumun yüzyıldır faşizme karşı verdiği savaşın ruhsal ve maddi-mekansal tarihi vardır.
* Siyasal ve Sosyal Bilimler Öğrencisi - Freie Universitat Berlin