Zindana sığmayan sesler...

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a yönelik tecridin kaldırılması talebiyle Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkâri milletvekili Leyla Güven'in başlattığı süresiz dönüşümsüz açlık grevi 134’üncü gününde.

13 yıldır tutsak, 82 gündür açlık grevinde

Güven'in ardından aynı taleple 16 Aralık’ta 8 ayrı hapishanede 32 tutuklu, 17 Aralık'ta 4 farklı hapishanede 13 tutuklu, 20 Aralık'ta bir hapishanede 4 tutuklu, 26 Aralık'ta 16 hapishanede 66 tutuklu, 28 Aralık'ta 1 hapishanede 1 tutuklu, 5 Ocak'ta 25 farklı hapishanede 105 tutuklu, 6 Ocak’ta 1 hapishanede 5 tutuklu, 8 Ocak’ta 3 hapishanede 10 ve 16 Ocak’ta 1 hapishanede 2 tutuklu süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemine başladı. Ersan Nazlier bu tutsaklardan biri. Direnişe bulunduğu Maltepe 1 No’lu Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan omuz veriyor. Açlık grevinin 82. gününde.

2006’da Şırnak’ta gözaltına alındı

Nazlier, 7 Haziran 2006 tarihinde Şırnak’ta çıkan çatışmada ağır yaralı olarak gözaltına alındı ve tedaviden sonra tutuklanarak Diyarbakır D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na konuldu. Yapılan yargılamada iki kez “ağırlaştırılmış müebbet” hapis cezasına çarptırılan Nazlier’in dava dosyası 2015 yılında Yargıtay tarafından onandı. Sağ kolu kesilen, sol kolunda ise doku kaybı olan Nazlier, tutulduğu tek kişilik hücrede ihtiyaçlarını yalnız başına karşılayamayacağı yönünde rapor almasına rağmen tek kişilik hücrede tutulmaya devam edildi.

Nazlier, bir süre sonra Silivri 9 Nolu F Tipi Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Burada da tek kişilik hücreye konulan Nazlier, önce AYM’ye, ardından da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. AYM, Nazlier’in tek kişilik odada tutulmasının “maddi ve manevi bütünlüğü bakımından ciddi tehlike oluşturacağı” tespitinde bulundu. AYM, Nazlier’in sağlık durumunu bozabilecek tehlikelerin ortadan kaldırılması için, fiziki koşulları dahi iyi olan bir ceza infaz kurumuna sevk edilerek, açık havaya erişiminin sağlanması gibi tedbirlerin yeterli olmadığını da vurguladı ve nihayetinde Nazlier’in “sağlık durumuna ve fiziksel özelliklerine uygun koşullarda cezasının infaz edilmesi konusunda gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesi gerekir” kararı verdi.

Bir kolu ampule

Bu karardan sonra Nazlier’in hapishane koşulları görece düzeltildi. Hücresindeki tuvalet ve banyosu, hapishane yönetimi tarafından elden geçirildi ve bir arkadaşı yanına alındı. Tabii bu hapishane yönetiminin değil, yoldaşının isteğiydi. Görgin Oktar isimli PKK davasından tutsak edilen yoldaşı gönüllü olarak dilekçe vererek oda değişikliği talebinde bulundu ve nihayetinde Nazlier’in kaldığı odaya yerleştirildi.

“Dubleks barınma odası!”

Tüm bunlar olmadan önce ise, Nazlier’in koşullarının düzeltilmemesi için bilindik “savunmalar” yapıldı. Hatırlayalım, 19 Aralık 2000 katliamından önce, devlet canhıraş F tipi hapishanelerini savunuyor ve bunlara “villa” diyordu. Hatta ulusalcı yazar ve CHP milletvekili Tuncay Özkan, o zaman devletin bu söylemini desteklemek için örnek F tipi hapishanelerini gezip üzerine “Gerçekten villa gibi, şahane!” minvali yazılar yazmıştı. Kaderin cilvesine bakın ki, Tuncay Özkan da tutuklandığında o “villa”larda kaldı. Devletin savcısı da işte tam böyle bir beyanda bulundu ve bir kolu ampute olan Nazlier’in koşullarının düzeltilmesini istediği talebine “Sen dubleks barınma odasındasın,” dedi ve Nazlier’in 45 metrekarelik iki katlı “dubleks barınma odasına” yerleştirildiğini savundu. Savcı, “dubleks” olarak tanımladığı odada masa, sandalye, tuvalet, banyo ve elbise dolabı olduğunu belirtti.

Kaldığı hücrenin koşulları görece düzeltilse de tecrit ve kötü muamele asla son bulmadı. Şubat 2019’da gönderdiği 3 ayrı fakstaki çeşitli ifadeler nedeniyle disiplin soruşturması açıldı Nazlier’e. Şimdi ise tecrit nedeniyle girdiği açlık grevindeki 82. gününde…

   

Mektup Adresi:

Ersan Nazlier

Maltepe 1 No’lu Kapalı Ceza İnfaz Kurumu  / C14     -  İstanbul