Türkiyeli kadınların siyasi alanda ‘Seçme ve Seçilme Hakkı’na kavuşmalarının 82’ncı yılında, hakları elinden alınan 30 Kürt kadın siyasetçi tutuklu. 

Kadın özgürlük mücadele tarihinde önemli bir yer tutan kadınların siyasal alandaki görünürlüğü, Türkiye’deki kadınlara  5 Aralık 1934 tarihinde “hak” olarak tanındı. 

Hayatın her alanında ikinci plana atılan, eşit yurttaş olarak görülmeyen kadına, sonradan verilen bu hak ile daha fazla alan ve görünürlük kazandırması gereken siyaset alanında, tam tersine bugünlerde bir engelleme sözkonusu. 

HDP'de yüzde 48'lik temsil

Geçtiğimiz yıl 7 Haziran’da yapılan genel seçimlerde AKP, CHP, HDP ve  MHP'nin girdiği Meclis’te, 97 kadın vekil yer aldı. 

Meclis’te ilk defa kadın vekil oranı yüzde 18 olurken, bunun yüzde 48 kadın vekil oranı HDP’ye aitti. Yenilenen 1 Kasım seçimlerinde ise Meclis’te yer alan kadın vekil sayısı 97’den 82’ye düştü. Bu 82 vekil arasında HDP’den meclise girebilen kadın vekil sayısı da 24’te kaldı. Buna rağmen, diğer partilere göre en yüksek kadın temsiliyetini ve kotasını sağlayan parti olarak tarihe geçen HDP, kadın ve çocuklara dönük mecliste aktif bir şekilde çalışmalar yürütmeye başladı. 

Yine Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) olarak belediyelerde uygulanan eş başkanlık sistemi ile de kadınlar yerellerde erkek ile eşit temsil hakkını elde etti.

30 kadın siyasetçi tutuklu

Uluslararası alandaki en önemli belge olan Birleşmiş Milletler'in (BM) 7 Temmuz 1954'te yürürlüğe koyduğu “Kadınların Siyasal Hakları Sözleşmesi” ile kadınların bütün seçimlerde erkeklerle eşit koşullar altında oy kullanma, seçilme ve kamu hizmetlerine girme hakları korumaya alındı. Buna rağmen bugün HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ da dahil 5 HDP’li kadın milletvekili tutuklu. 

DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel de dahil 24 DBP’li belediye eş başkanı ve Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Kongreya Jinen Azad (KJA) Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata siyaset yapma hakkı engellenmiş kadınlar arasında yerini aldı. 

'Seçilme hakkı' çiğnendi

Siyasi alanda yıllardır aktif bir şekilde mücadele yürüten ve şuan cezaevinde olan kadınlar, siyaset alanını sadece meclis koridorları ile sınırlı tutmadı. Tüm kent ve sokaklarda kadın cins bilinci ile direniş göstererek siyaset içerisinde yer alan bu kadınlar, halkın iradesi ile seçilen kadınlardı. Bu tutukluluk kararı hem “Seçilme Hakkı”nın tanınmamasına hem de bu hakkın sağlanmış olduğu sözleşmenin ise çiğnenmesine neden oldu. 


KA.DER: 194 koltuk işgal altında!

Gün dolayısıyla yazılı açıklama yapan Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA.DER), Meclis’te 469 erkek milletvekiline karşın, 81 kadın milletvekilinin olduğuna dikkat çekerek, ‘194 koltuk işgal altında’ dedi.  

Kadınların olmadığı Meclis’in kadın için çalışmak bir yana, kadın ve çocuk düşmanı, tüyler ürpertici yasalar çıkarmaya çalıştığını, eşitsizlik ve adaletsizlik uçurumunu daha da büyütmek için elinden geleni yaptığını vurgulayan KA.DER, ”Kadınların iş gücüne katılımının artması, erkeklerle eşit eğitim hakkına sahip olması, eşit işe eşit ücret verilmesi, çocuk yaşta evliliklerinin ve kadına yönelik şiddetin önüne geçilmesi, yolsuzlukla mücadele edilmesi, çevre ve kadın dostu kentler için TBMM’nin yüzde 50’sinin kadın olması gerekiyor. Yüzde 50’den azına razı değiliz, gasp edilen 194 koltuğu istiyoruz. O koltukları alana kadar da mücadeleden vazgeçmeyeceğiz” dedi. 


HABER MERKEZİ