Züğürt Ağa, Uçurtmayı Vurmasınlar, Berdel, Kiracı, Memû Zîn ve Büyük Adam Küçük Aşk gibi filmlerdeki oyunculuğuyla hafızalara kazınan usta oyuncu Füsun Demirel bir sanatçı olarak kadınların hikayelerine bakışını anlatıyor.
Demirel, kendisine önerilen rollerin çoğunlukla akılda kalan, herkeste iz bırakan roller olduğunu belirtiyor, dizilerin kendisini giderek deforme ettiğini de ekliyor.

‘Bize terörist muamelesi yaptılar’



‘Büyük Adam Küçük Aşk’ı en değer verdiği çalışmalarından biri olarak değerlendiren Demirel, film süreci ve sonrasının kitap konusu olabileceğini söylüyor. Kültür Bakanlığı dava açıyor.  İstanbul Film Festivali korkudan yarışmaya dahil etmiyor. Yasaklı filmin basın toplantısında Yıldız Kenter, Şükran Güngör, Handan İpekçi ve Füsun Demirel, bir otobüs dolusu zırhlı polis kortejinde giriyor. Demirel bu yaşadıklarını şöyle ifade ediyor: “Biz bir film yapmıştık.  Bu ülkede kim olursan ol ama birbirinin sorunu, acısını tanı, öğren, anla diyorduk. Kim olursan ol birbirine dokun diyorduk. Bize terörist muamelesi yapıldı. ‘Büyük Adam Küçük Aşk” filmiyle gurur duyuyorum.”



‘Politik sinema yok’
Demirel ayrıca, Türkiye siyasi geçmişinin çok zengin olmasına rağmen, sanatçıların bunu anlatamamasına hayret kaldığını söylüyor: Demirel “Bu ülkede bunca kan döküldü.  Acılar çekildi. Uzak değil, daha 90’lara kadar neler yaşandı. Kayıplar, yargısız infazlar. Hiçbir şey doğru düzgün anlatılmadı. Aslında bu kadar politik meselesi olan, özgürlükleri elinden alınmış,  yoksullaşan bir ülkede, bunca ahlakı değerler yitirilmekte iken nasıl politik sinema yok anlayamıyorum.” 

UÇAN SÜPÜRGE