Almanya’daki Kürt Dernekleri, Türk devletinin yürüttüğü kirli savaştan dolayı ülkesini terkedip, ülkeye yerleşmek zorunda kalan Kürdistanlıların uğrak yeri. Bremen Brati Derneği de, Kürtlerin sorunlarını tartıştığı ve sosyal aktivitelerin yapıldığı yerlerden biri.
Dernek Başkanı Kenan Koç, „Almanya’daki Kürt derneklerinin tarihini 1985 yılına dayanmaktadır. Brati Derneği’ni, Kültür Merkezi (Kultür Zentrum) adıyla Bremen’de halkın hizmetine sunduk. Dernekte çıkan yangın nedeniyle şu anda bulunduğumuz yere taşındık. 2005’te yaptığımız kongrede ise derneğin adını Brati olarak değiştirdik“ ifadeleri ile Brati Kürt Derneği’nin kısa bir tarihçesini sunuyor.

‘Amacımız halka hizmet’
Derneğe resmi kayıtlı üye sayısının 560 olduğunu söyleyen Kenan Koç, ancak resmi üye olmayanlarla birlikte bu sayının 5 binden fazla bir rakama tekabül ettiğini belirtiyor.
Koç amaçları hakkında şu bilgileri veriyor: „Amacımız Bremen’de yaşayan halkımızın kültürel, sosyal sorunlarının çözümüe kavuşturulması, insanlarımızın kendi kültürel ve sosyal ortamından kopmasını engellemektir. Bu amaç doğrultusunda çeşitli seminerler, konferanslar, toplantılar ve sinevizyon gösterileri yapmaktayız. Derneğimiz, Bremen Eyaleti’nde diğer halklara tanınan hakların Kürtler için de tanınması için çok sayıda etkinlik düzenledi. Halen de bu çalışmalar sürüyor.“

Kadın çalışmaları
Dernekte kadına yönelik çalışmalar da sürüyor. Bu amaçla dernek bünyesinde kadınlar için panel ve seminerler düzenleniyor.
Koç kadınlara ilişkin çalışmalar için şunları söyledi: „Derneğimiz, aile içi şiddetin önüne geçmek için çalışmalar yürütüyor. Ayrıca, Kürdistan’daki gelişmelerin kadınları nasıl etkilediği, Kürt kadının mücadelesi çeşitli panellerle halka anlatılıyor.
Brati Derneği’nde ayrıca kültürel ve spotif faliyetlerin tüm hızıyla sürdüğünü de dile getirin Koç, „Kültürel çalışmalarımız çerçevesinde saz, gitar ve folklor kursları yapılıyor. 2’si çocuk olmak üzere 7 folklor grubu ve 7 müzik grubunun dernek bünyesinde faaliyet gösteriyor. Bu gruplar çalışmalarını sürdürüyor. Müzik gruplarımız derneğimizin gecelerinde, Newroz ve festivallerde sahneye çıkıyor. Derneğimizin adını taşıyan bir müzik grubumuz da var. Ayrıca, 1 tiyatro grubu da çalışmasını sürdürüyor.
Brati Derneği Başkanı Bremen’deki diğer kurumlarla olan ilişkileri ise şu cümlelerle ifade ediyor: „Derneğimiz çok kültürlü bir dernektir. Derneğimizin, Alman, İran, Latin Amerika ve Afrikalı sivil toplum örgütleri ile dostane ilişkileri var. Bremen’deki Afrikalı derneklerin yapmış olduğu seminer ve yürüyüşler katılıyoruz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliğini birlikte düzenliyoruz. Kürdistan halkı gibi mazlum durumda olan Filistin halkının yanında yer almakta ve düzenledikleri tüm etkiliklere katılıyoruz. Derneğimizin kiliselerle olan ilişkileri de iyidir. Hrant Dink’in ölüm yıldönümünde kiliselerle ortak panel ve etkinlikler yaptık. Asuri, Ermeni ve Keldani halkıyla aramızın iyi olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca Türkiyeli devrimci örgütlerle de ortak eylem, panel ve yürüyüşler gerçekleştiriyoruz.

‘Halkımız elinden geleni yapıyor’

Brati Derneği’nin, Kürdistanlıların acılarını ve mutluluğunu paylaştıkları yer olduğunu sözlerine ekleyen Koç, „Kürdistan’da yaşanan çatışmalarda şehit düşen gerillalarımız için derneğimizde 2-3 günlük anma töreni yapılıyor ve mevlit veriliyor. Bremen’deki halkımıza ayrıca cenaze hizmetleri de veriyoruz. Halkımız en acılı günlerinde bile Kürdistan halkını unutmadıklarını her seferinde gösteriyor. Örneğin, Kürdistan’da doğal bir felaket durumunda Bremen’de yaşayan halkımız ellerinden gelen yardımı ve özveriyi gösteriyor. Kürdistan’daki insanlarında kopuk olmadıklarını göstermişlerdir.
Brati Derneği, yürüttüğü çalışmalardan dolayı Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu(YEK-KOM) tarafından bir çok defa ödüle layık görülmüş. Koç, kurumun aldığı ödüller hakkında ise şunları söyledi: „ Derneğimiz, YEK-KOM tarafından düzenlenen entegrasyon projeleri çerçevesinde 2009-2010 yılında en başarılı dernek seçildi. 2010-2011 ve 2011-2012 yıllarında folklorda iki defa birinci olduk. YEK-KOM’un düzenlediği tüm aktivitelere katılmaktayız. Ancak son olarak şunları söylemek gerekiyor. Savaştan dolayı göç etmiş bir halkız. Savaşın olmadığı, barış içinde, özgür bir ortamda yaşamak dileğimizdir. Bunun sağlanması için de halkımız kurumlarına sahip çıkmalıdır.


İLYAS ERSÖZ/BREMEN