"Sanat için kavga edilmesi gerektiğini" vurgulayan Türkali, "Sponsorlara fırsat vermeyelim. Onlardan destek alalım ama eserin içeriğiyle onlarla kavga edelim. Etkili güçleri kandırın. Ama onlar da enayi değiller, yaptığınız işi kontrol etmeye çalışacaklar. Bu iş karşılıklı kavga işidir. Kavga edin, yaşamla kavga edin, birbirinizle kavga etmeyin, düşmanla kavga edin" sözleriyle ayrıldı.
Eleştirmen Cengiz Gündoğdu da, "Bir romanın bir hikâyenin birincisi ikincisi olmaz. Metalar yarışmaya girer. Sanat eseri ya birincidir ya kötüdür" diyerek, sanat eserlerinin derecelendirilmesini eleştirdi.

Konferansa katılan tiyatrocu Mehmet Esatoğlu, "sanat, devlet ve sponsor" ilişkisini değerlendirdi. Sanatçının boş bıraktığı her alanı dolduran burjuvazinin "bir Yılmaz Güney rüyası daha görmemek için" toplumcu sanatın önünü kestiğini dile getiren Esatoğlu, buna karşı sanatçıların tüm alanlarda kol kola vermesi gerektiğinin önemine işaret etti. Oturumun diğer konuşmacısı yönetmen Ahmet Soner ise, "Bağımsız olmak düzenden de bağımsız olmak demektir. Sadece sermayeden değil. Bu düzenin sinema formatına girmemektir. Bağımsız sinemacı sınırlamaya girmez."

DİHA/İSTANBUL