
Erdal Dağhan ve Yunus Orak’ı 2009 yılında bir araya getiren sebep anadilleri Kürtçe’de müzik yapmak isteği olmuş. İsyanın müzikteki dilinin rock olması ve Kürtçe rock müzik alanında da büyük boşluk olması, onları ister istemez hard rock müziğe itmiş. Grup üyeleri albümde blues melodilerin olmasını ise yine isyankar bir müzik tarzı olmasıyla açıklıyor. Hatta grubun gitaristi Erdal Dağhan, “Biz de bu ülkenin zencileriyiz” diyerek blues ve rock müzikte nasıl kendilerini bulduklarını vurguluyor.
‘Kürtçe hep kulaklarında'
Her iki müzisyenin de müziğe olan ilgisi oldukça küçük yaşta başlamış. Dağhan Türkiye’de Kürt olma gerçekliği ile henüz çocuk yaşta tanışmış. Riha’nın Pîrsûs (Suruç) ilçesinde doğan müzisyen, ailesi ile birlikte İskenderun’a göç etmek zorunda kalmış. Dağhan, Kürt düğünlerinde çalan davuldan o kadar etkilenmiş ki; bahçeye koyduğu tenekelere vurarak, davulcuyu taklit etmeye çalışmış. Dağhan, üniversitede başka bölümlerde okusa da müzik tutkusu peşinden İstanbul’a gelmiş. Davul ve gitar çalmayı öğrenmiş. Pek çok grupla birçok sahnede yer almış. Fakat çocukluğunun klamlarını unutamayan Dağhan, hep bir arayış içerisinde olmuş. Tıpkı onun gibi Kürtçe ezgilerle Cizîr’de büyüyen Yunus Orak gibi. Ortak istekleri anadillerinde müzik yapmak olan Dağhan ve Orak, Kürtçe rock müzik yapmaya karar vermişler. Daha sonra rocka blues tınıları da eklenmiş.
Bir araya geldikten sonra Kürtçe müzik yapma konusunda hem fikir olan müzisyenler, hangi müzik sorusuna da yine aynı cevabı vermiş. Türkiye’de Kürt olarak yaşamanın tecrübeleri, isyan melodilerinde Kürtçe sözler yazma fikrini doğurmuş. Bu alanda bir araştırmaya giden grup üyeleri, Kürtlerin ilk olarak 1978’de Koma Wetan ile rock müzikle tanıştığını görmüş. Aradan geçen on yıllara rağmen Kürt rock müzik alanında önemli yollar katedilemediğini farkedince de grup kolları sıvamış. Kürtlerin henüz rock müziğe olan ilgilerinin istenilen düzeyde olmadığını söyleyen grup, “Biz geleceğe yönelik çalışıyoruz” diyor.
‘Blues Kürtlere yakın’
Albümdeki şarkıları konuşmaya başlayınca Yunus Orak, ‘Çûko’ şarkısını anlatıyor. Bu şarkıyı nasıl blues tarzında yorumladıklarını anlatıyor. Dağhan ise “Biz de bu ülkenin zencileriyiz. 1860’lı yıllarda ABD’ye götürülen zenciler pirinç tarlalarında köle olarak çalışırken blues doğuyor. Birbirlerine zincirlerle bağlı köleler blues söylerek isyan ediyorlar. Kürtlerde de buna benzer bir durum söz konusu. Tarlalarda ırgat olarak çalışan Kürtler de ‘pale’ adı verilen müzik türünde şarkılar söylerdi” dedi.
Teq û Req, eylül ayında düzenlenecek konserler için Avrupa'ya da gelecek.
EVRİM KURDOÐLU