Her yıl 15-21 Mart tarihleri arasında (Rumi takvime göre) Dêrsim'de yaşayan her kadın lokmasıyla, niyazı ile ziyaret olarak gördükleri Gola Çeto'ya gider. 'Çarşema Reş' olarak bilinen bu günde, binlerce kadın bir araya gelir, dua eder, niyaz dağıtır. Sabahın erken saatlerinde niyazlarını alıp Gola Çeto'ya giden yüzlerce kişi, önce Xızır'ın Mekanı'nda mum yaktı, dualar okudu, kutsal kabul ettikleri bu mekanın ağaçlarına dileklerinin kabulü için ipler bağladı. Gola Çeto'nun şifalı suyundan yani Kaniya Bêrîtan'dan su içen kadınlar, getirdikleri niyazları dağıttı. Kadınlar "Çarşema Reş"in arınmanın ve yeni bir yaşamın umudu olduğunu söylüyor. Kadınlar, bu günde Gola Çeto suyundan içip, bu suyu evlerine götürüp serptiklerini, Gola Çeto suyundan süt mayaladıklarını anlatıyor.
'Çarşema Reş'in tarihçesi
Kürt kültüründe 'Çarşema Reş', Newroz'dan önceki bayramdır. "Çarşema Reş", "Çarşema Sor"dan önceki haftadır. "Çarşema Reş", içerisinde ikililik taşır. Bugün hem umut ve yeni başlangıçları içinde barındırır, hem de korku ve endişeyi. Rumi takvime göre Şubat'ın son 4 günü ve Martın ilk 4 günü, gelecek için karşılama günleri olarak kabul edilir. "Çarşema Reş" haftasında, ölen büyüklerinin ruhunun yeryüzüne geldiğine inanılır. Bunun için onların ruhuna saygı göstermek, onlara en güzel yiyecekleri sunmak ve güzel elbiseler sunarak onları memnun etmeyi gerektirir. İnsanlar bu günde evinde kalmaz, seyrangeh ve kutsal mekanlara gider.
Sahip çıkmak 'suç delili' sayılmıştı
"KCK" davası kapsamında tutuklanan ve halen Malatya E Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan Dêrsim Alevilik İnanç ve Kültür Akademisi (DAKAD) Başkanı Aysel Doğan'ın, baraj suları altında kalan her iki ziyarette yaptığı istinat duvarları, anıt ve çeşme dava dosyasına suç olarak konulmuştu. Valilik ve Dêrsim Üniversitesi ise hazırladıkları raporda, Alevi inancında Gola Çeto'nun bulunduğu yer için 'ziyaret izi bulunmadığı' iddiasında bulunmuştu. Hazırlanan rapor çerçevesinde 'ziyaret izi bulunmadığı', bu nedenle de buralarda yapılan faaliyetlerin suç teşkil ettiği ileri sürülmüştü.
LEYLA SÖÐÜT/DİHA-DERSİM