Daha eskiyi değil, onbeş-yirmi yıl öncesini hatırlayan var mı? O dönemi yaşayanlar, o dönemde kimliğine, inancına, düşüncelerine sahip çıkanların, boyun eğmeyip direnen insanların başına neler geldiğini hatırlar, yeter ki hatırlamak istesin, unutmak gibi bir çaresizliği kabul etmemişse eğer… Bugün yaşananlar, yaşatılmak istenenler de o yıllardan farklı değil. Siviller ölüyor, savaş uçakları her gün dağ taş bombalıyor, asker, gerilla cenazeleri geliyor. Gerilla taziyeleri basılıyor, yaslı insanlar gözaltına alınıyor. Evladının matemini tutmayı bile artık annelere çok görüp gözaltına alıyorlarsa bu rejimin tanımını artık sözlüğün "F" harfinde aramak gerek.
En 'demokratik haklardan' olan basın açıklamalarına katılan insanlar tespit edilip, gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Görülen o ki; legal demokratik alanda hak mücadelesi yürüten tek bir Kürde dahi tahammül etmeyecekler. Erdoğan'da Diyarbakır'a gidip, "size yeni cezaevi yapacağız” müjdesini vermemiş miydi? Şimdilerde Erdoğan'ın mesajlarını aktaran Altaylı ne demişti; bin dörtyüz kişi tutuklanacak dememiş miydi? Son üç günde BDP'den 200'e yakın gözaltı var. Son altı ayda tutuklananların sayısı bin dörtyüze yakın!
Erdoğan'ın 'demokratik tek vatan Türkiye'sinin Doğu yakası böyle! Batı yakası?… Pardon, bir şey mi duydunuz! Maalesef!
Bu rejimin, bu sistemin üretebileceği "Made in Turkish" diye patentli marka haline getirdiği iki davranış kalıbı var; Ya aşağılanarak mağdur edildiği için direnenler, ya da aşağılandığı için mağdur edildikleri halde gıkını çıkarmayıp embesilleştirilenler! Bu sistemin en iyi başarısı da bu zaten, ötekileştirilenleri ile berileştirilenleri de ahenk içinde karşı karşıya getirme becerisi. Bu nedenle solcuları, Kürtleri, haklarını arayan işçileri, kayıp çocuklarını arayan anneleri, embesil faşistlerine linç ettirebiliyor ya! Bu nedenle ağzı alkol kokan, parmakları ile kurt işareti yapıp uluyan ve aynı zamanda "Allahu ekber" diye bağıran gencecik insanları birer linç ve cinayet makinesine dönüştürüp sokakta hak arayanların üstüne salıyor ya. Belki de bu sistemin yaratıcılarının Pavlov'dan çok daha başarılı bir şekilde kitlesel koşullanmayı yaratabildikleri için ödül almaları gerekirdi! 
Velhasıl bu devletin harcına konan faşist zihniyetin tohumu hala diri, bu ceberut rejime itiraz edilmediği sürece daha çok insanın hayatını kaybedeceği gibi, geride kalanların da geleceği karartılacak…
Halkın umutlarını sömürerek iktidara yerleşen bugünkü AKP hükümeti de aynı statükocu zihniyetin devamı oldu. Hatta denilebilir ki umut ticareti yaptıkları için çok daha tehlikeliler.
Her gelen bir öncekinden çok daha cenaze, çok daha zulüm, çok daha acı verdi Kürtlere. Arkasındaki embesillerin sayısını, oranını çoğalttığı için de hep alkışlar eşliğinde yaptı bunu. Kürtler ile ilgili Türk basınında çıkan haberlerin altına yazılan yorumlara bakıldığında bu ülkede "normal” bir vatandaşın "vicdan ve zekâ” seviyesinin dudak uçuklatacak cinsten olduğunu, faşizmin bu ülkede nasıl kendini yeniden üretebildiğinin orda gizli olduğunu fark edebiliyoruz!
Biraz daha geç kalınırsa korkarım ki gerçekten söz biter, bu ülkede ancak sadece doğmamış bebekler ve köpekler masum kalır!