Bağlantısız Ülkeler Hareketi’ne üye 100’ü aşkın devletin temsilcisi İran’ın başkenti Tahran’da biraraya geldi. Zirvenin gündemi Suriye’ydi. İran’ın Suriye’deki krizi bitirmek için hazırladığı planı açıklaması beklendiği ilk günde Tahran yönetimi ile Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin açıklamaları zirveye damgasını vurdu.
Zirvenin açılış konuşmasını yapan İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, ülkesinin asla atom silahı elde etme arayışında olmadığını savundu ve İran’a karşı ambargo kararı alan BM Güvenlik Konseyi’ni diktatörlükle suçladı. BM Güvenlik Konseyi’nin adil olmayan, tamamen antidemokratik bir yapı ve mekanizmaya sahip olduğunu söyleyen Hamaney, sözlerini şöyle sürdürdü: „ABD ve işbirlikçileri, bu sorunlu ve hatalı yapıyı suistimal ederek zorbalık yapabiliyorlar. Onlar, insan hakları diyorlar, ancak Batı’nın çıkarlarını gözetiyorlar. Demokrasi diyorlar, ama ülkelere askeri müdahalelerde bulunuyorlar. Terörizmle mücadele diyorlar, ancak savunmasız insanları, köyleri, kentleri silahlara ve bombalara hedef gösteriyorlar. Onların görüşüne göre, insanlık birinci, ikinci ve üçüncü sınıf vatandaşlar olarak ayrılıyor. Asya, Afrika ve Latin Amerika’daki insanların canını değersiz, ABD ve Batı Avrupa’dakilerin canını değerli olarak kabul ediyorlar.“
Zirveye katılan ülkelerin temsilcilerine „İran’ın asla atom bombası elde etme çalışmayacak“ güvencesini vermeye çalışan Hamaney, İran’ın „barışçı amaçlarla“ nükleer enerjiyi kullanma hakkından da asla vazgeçmeyeceğinin altını çizdi. Dini lider, „Dünya ticaret odası da bazı Batılı ülkelerin diktatörlüğünün kontrolünde“ diye ekledi ve İran’a yönelik yaptırımların nükleer programın sürdürülmesindeki kararlılığı ve niyeti güçlendirmekten başka işe yaramayacağını savundu.
Mursi konuştu, Suriyeliler terk etti
Dönem başkanlığını bizzat devretmek için İran’a giden Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi de yaptığı konuşmada Suriye’deki rejimi diktatörlükle suçladı. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a hitaben „hiçbir lider silahla iktidarda kalamaz“ diyen Mursi, Müslüman Kardeşler’in ağırlıkta olduğu muhaliflere de arka çıktı. Kendisi de Müslüman Kardeşler örgütünün bir temsilcisi olan Mursi, „Suriye’de akan kanı durdurmak hepimizin omuzlarında ve bilmeliyiz ki bu akan kan, hepimizin etkili müdahalesi olmadan durmaz“ dedi.
İran’da gerçekleşen İslam devriminden sonra bu ülkeye giden ilk Mısır Cumhurbaşkanı olarak da tarihe geçen Mursi, „meşruiyetini yitirmiş baskıcı rejime karşı Suriye halkıyla dayanışma halinde olmanın ahlaki bir görev olduğunu“ söylemesi üzerine, Suriye heyeti salonu terk etti.
Zirveye katılan Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, İran’ın Arapça devlet televizyonu El Alem’e verdiği demeçte, Mursi’yi Bağlantısızlar Hareketi usulünü çiğnemek ve Suriye’nin iç işlerine karışmakla suçladı. Mısır ve Mursi’nin Bağlantısızlar Hareketi’nin başkanı olduğunu hatırlatan Muallim, „Mursi’nin Suriye için söylediği ifadeler, uluslararası Bağlantısızlar Hareketi’nin liderine yakışmayan ifadeler ve bir parti başkanı ifadeleri düzeyindeydi“ diye konuştu.
TAHRAN