Suriye yönetiminin demokratik yollarla değişmesini savunan Demokratik Birlik Partisi (PYD), Eylem Grubu’nun ‘geçiş hükümeti’ kararına destek verdi. ‘Geçiş hükümeti’ne destek vermenin halk iradesine destek anlamına geldiğini söyleyen PYD’nin Eşbaşkanı Salih Muhammed, „Eğer böyle bir hükümet kurulursa biz Kürtler de bunda yer alacağız“ dedi.
PYD Eşbaşkanı Salih Muhammed, Eylem Grubu’nun ‘geçiş hükümeti’ ve Kahire’de toplanan muhaliflerin toplantısı hakkında Ronahi Televizyonu’na önemli açıklamalarda bulundu. Kahire’de biraraya gelen muhaliflerin toplantısına da katılan Muhammed, geçtiğimiz hafta sonu İsviçre’nin Cenevre kentinde toplanan Eylem Grubu üyesi ülkelerin Suriye’de ‘geçiş hükümeti’ kurulmasına yönelik kararını desteklediklerini söyledi. „PYD olarak Cenevre toplatısının kararlarını destekliyoruz“ diyen Muhammed, „Tüm toplumsal kesimlerin katıldığı hükümete destek, halk iradesine destek anlamına geliyor. BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerinin 5’i ile diğer güçlerde bunu kabul etmiş“ dedi.

Biz öneri yapmıştık
Muhammed, daha önce kendilerinin böylesi bir öneride bulunduklarını hatırlarak, ‘geçiş hükümeti’nin kurulması halinde Kürtlerin de yer alacağını açıkladı. Muhammed, Batı Kürdistan’daki Kürt partilerin iletişimi koparmadığının altını çizen Muhammed, „Kürt muhalefeti olarak biz de Suriye’deki genel muhalefeti içerisinde yerimizi almış durumdayız. Halk Meclisi ve Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENSK) olarak birbirimizden haberdarız“ diye konuştu.
Muhammed, Kahire’de biraraya gelen Suriyeli muhaliflerin toplantıları hakkında da bilgi verdi. Önceki gün başlayan toplantının ana gündeminin yeni Suriye olduğunu söyleyen Muhammed, „Rejim değişimi, yeni demokratik bir cumhuriyetin kurulması, bunda muhalefetin rolü nasıl olacak gibi konular ele alınıyor. Bizim istediğimiz muhalifler arasında birlik ve yakınlaşmadır. Bunu hazırlık komitesinde de ifade ettik. Tüm muhalifler katıldılar. Bundan dolayı tüm siyasi çevreler ile muhalifleri temsil edecek ortak bir komitenin kurulması gerekiyor“ dedi.

SNC öneriye dikkat almıyor

Türkiye’nin direktifleriyle hareket eden Suriye Ulusal Konseyi’nin (SNC) ‘geçiş hükümeti’ önerisini kabul etmediğini söyleyen Muhammed, „Sürekli tek başlarına kalmak istiyorlar“ diyerek, buna rağmen toplantıda muhaliflerin birliğinin sağlanmasını umut ettiklerini söyledi.
Türkiye, Eylem Grubu’nun ‘geçiş hükümeti’ kararını kabul etmesine rağmen yaptığı açıklamalarla karara şüpheli yaklaşıyordu. Kararın açıklanmasından bir gün sonra Suriye Ulusal Konseyi, „geçiş hükümeti sadece (Suriye Devlet Başkanı Beşar) Esad’a zaman kazandırır“ diyerek Eylem Grubu’nun kararına karşı çıkmıştı.
Kahire’deki toplantıya bir temsilci düzeyinde katılan Türkiye ise, askeri eğitim verdiği Özgür Suriye Ordusu’nun toplantıya katılmasına izin vermemişti. Silahlı örgüt, Türkiye’de bulunan ‘yetkili mercilerin’ verdiği tavsiyeler üzerine toplantıya katılmadıklarını açıkladı.

‘Geçiş hükümeti’
BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri İngiltere, ABD, Rusya, Çin ve Fransa’nın yanı sıra Irak, Kuveyt, Katar dışişleri bakanları ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi ile BM Genel Sekreteri’nin katıldığı uluslararası güçlerden oluşan Eylem Grubu, 30 Haziran günü Cenevre’de düzenlediği toplantıda Suriye’de ‘geçiş hükümeti’ kurulmasına karar verdi. Toplantı ardından yapılan açıklamada, BM ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan’ın önerdiği ‘geçiş hükümeti’nin Suriye’deki tüm toplumsal kesimlerin katılımı ile kurulması gerektiği ifade edilmişti.

HABER MERKEZİ




NATO: Müdahale etmeyeceğiz

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, 15 aydır iktidar mücadelesinin yaşandığı Suriye’ye yönelik bir askeri müdahalede bulunmayı düşünmediklerini söyledi.
Rasmussen, dün düzenlediği basın toplantısında, Suriye’ye yönelik olası bir askeri operasyonun düşünülmediğini söyledi. Rasmussen, basın toplantısında daha çok Suriye’nin Türkiye’ye ait bir savaş uçağını düşürmesi ve bu ülkedeki iktidar kavgasına yönelik sorulara cevap verdi.
NATO üyesi Türkiye’nin savaş uçağının düşürülmesinden sonra sınırda askeri yığınak yapmasının savaş riskinin yaratıp yaratmadığına ilişkin soruya, „Hayır, tersini düşünüyorum. Türkiye’nin halkını ve topraklarını korumak için önlem almasını çok normal karşılıyorum“ cevabını verdi.
Rasmussen, Türkiye’nin NATO’dan AWACS erken uyarı uçakları ya da başka bir askeri destek istemediğini de belirtti.
Rasmussen, NATO’nun Suriye’deki gelişmeleri büyük bir kaygıyla izlediğini ve bu durumla ilgili siyasi temaslarda faal olarak yer aldığını söyledi.
„Suriye’de giderek tırmanan cinayet, yıkım ve insan hakları ihlallerini“ kınayan Rasmussen, NATO’nun bu ülkeye askeri bir müdahalede bulunmaya niyeti olmadığını vurguladı ve soruna siyasi bir çözüm bulunmasını istedi.
Bu arada Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Türk savaş uçağının kasten vurulmadığını söyledi. Cumhuriyet gazetesine konuşan Esad, ülke olarak savaş pozisyonunda olduklarını belirterek, „Uçak çok alçak irtifada uçuyordu. Bu nedenle radarlar tarafından tespit edilmedi. Bölgedeki küçük bir uçaksavar bataryası tarafından vurularak düşürüldü“ dedi.

BRÜKSEL