“Gel gelelim,
Beter, bize kısmetmiş.
Ölüm, böyle altı okka koymaz adama,
Susmak ve beklemek, müthiş
Genciz namlu gibi,
Ve çatal yürek,
Barışa, bayrama hasret
Uykulara, derin, kaygısız, rahat,
Otuz iki dişimizle gülmeğe,
Doyasıya sevişmeğe, yemeğe…
Kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,
Asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
Ve asıl biz biliriz kederi” diyen Ahmed Arif’in dizeleri Kürt halkı için her daim güncelliğini koruyor… Paris’te Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’ın siyasi bir cinayete kurban edilmelerinin üzerinden 23 gün geçti. Kürt halkının kederi yeni kayıplar da eklenerek sürüyor… Paris’te işlenen siyasi cinayetin ardından çok şey yazılıp çizildi. Ortada bir de Ömer Güney adlı bir zanlı bulunmakta… Güney hakkında şu ana kadar sayısız bilgi basın yayın organlarında ortaya çıktı. Olayın başından itibaren özellikle Türk basını Ömer Güney’le ilgili çok sayıda gerçek ortaya çıkmasına rağmen ısrarla Özgürlük Hareketi’yle ilişkilendirmeye çalışıyor.
Basına yansıyan tüm veriler düşünüldüğünde aslında başından itibaren bir senaryo yazıldığı ortada. Ömer Güney’in Sakine Cansız’a en son tercümanlık yapan kişi ve Kürdistan Enformasyon Bürosu’na en son giren kişi ya da kişilerden biri olduğu bilgisi daha ne Fransız polisi tarafından kamuoyuna açıklanmadan Yeni Şafak Gazetesi tarafından “koruma kayıp” başlığı nasıl atılıyor? Fransız makamları savcılık düzeyinde açıklama yapana kadar Türk medyasında polis kaynaklı olduğu iddia edilen haberlere “tek silah, 10 mermi, zanlının montunu yıkadığı” bilgileri nasıl yansıdı? 30 Ocak tarihine kadar sayısız senaryo çizildi. Bu yalan ve senaryolar tutmadığında 30 Ocak günü yine Yeni Şafak ve Taraf gazetelerinde Ankara’dan 2 PKK’li bağlantısı oluşturulmak istendi.
Peki yine Yeni Şafak gazetesinde çalışan birinin verdiği bilgiye göre BBP bağlantısı neden bu haberde geçmiyor! Aynı haberlerde bu kişilerin gözaltına alınıp sorgulanacağı belirtiliyor… Bu bilgiler gözaltılar yapılmadan önce neden basına veriliyor? Tüm bu tablo düşünüldüğünde neden hem Fransa boyutunda hem de Türkiye boyutunda polis, savcılar ve ilgili şahıslar sadece yaşanan katliama dair bilgileri Türk basınına, özelde de AKP yandaşı medyaya servis ediyor?
Polisin verdiği bilgiler ışığında yazdığını belirten ilgili yayın organları neden Güney’in yakın arkadaşı ve BBP bağlantılı Murat Gülmez’le konuşmuyorlar… 23 Ocak tarihinde Ömer Güney’in boy boy fotoğraflarını Facebook sayfasında paylaşan bu şahıs kimdir? Ya da 8-10 Ocak tarihleri arasında Paris’te bulunan Adnan Gündüz hakkında neden kalem oynatılmıyor! Örneğin Adnan Gündüz’ün JİTEM adına faaliyet yürütme suçundan Drej Ali’nin (Ali Yasak) MY, FY adlı kardeşleriyle 2011 yılında gözaltına alındığı bilgisi neden es geçiliyor. Peki Drej Ali kimdir diye neden kimse sormuyor? Tüm seceresini dökmeye lüzum kalmadan Çatlı’nın has arkadaşı ve Korkut Eken’in DGM savcılığına 24 Şubat 1997’de verdiği ifadeye göre Çatlı gibi Yasak’ın da, 1987-88’de MİT tarafından, yurtdışında PKK ile mücadelede kullanıldığını bilinmiyor mu?..
Bugün Türkiye’de başında emekli generallerin veya subay ve astsubayların bulunduğu çok sayıda Kuvay-ı Milliyeciler, Nizamı Alem, Atabeyler, Ergenekon, Yeşil Ergenekon vb. pek çok faşist çete ve kontrgerilla örgütleri arz-ı endam ediyor. Ama bu faşizan-paramiliter örgütlenmelerin gökten zembille inmediğini ve bunların ilk olarak NATO bünyesinde kurulduğunu Türk basını bilmiyor mu? Peki daha sonra Kürtlere karşı nasıl kullanıldı bu güçler? Ya da Şemdinli’de, Danıştay, Malatya ve Hrant Dink cinayetlerinin altından hep bu kontr-gerilla bağlantılı “iyi çocuklar” çıkmadı mı?
Kürt halkına karşı yürütülen kirli savaşta bu tür yapılanmalarla kanlı provokasyonlar yaratılmadı mı ya da 17 bin Kürt nasıl kaybedildi? Kitleleri Kürt düşmanlığı ve olağanüstü rejim yönünde manipüle etmek için bu güçler nasıl bir rol oynadı? vb sorular neden sorulmuyor! Israrla başından beri cinayeti planlayan arka-plandan uzak durmaya çalışan Türk basını veya Türk medyasından bazı bireyler Paris’te yaşanan siyasi cinayetin ardından neden “iyi çocukları” oynamaya başladı!
‘İyi çocuklar’
Fransa Gündemi