
14 Nisan 2009 tarihinde Diyarbakır’da Kürt siyasetçilerinin tutuklanmasıyla başlayan KCK operasyonlarının bugün üçüncü yıldönümü. Binlerce Kürt siyasetçi ve eylemcisinin tutuklandığı, gözaltına alındığı operasyonları değerlendiren Kışanak, artık her kesimin KCK operasyonlarını sorguladığı bir noktaya gelindiğini söyledi.
KCK operasyonlarının Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri haline geldiğini ve devletin bu operasyonlarla gerçekleştirmek istediği hiçbir şeyi gerçekleştiremediğini ifade eden Kışanak, “(KCK operasyonları) Kürt halkının yürüttüğü mücadeleyle anlamsızlaştırılmış ve boşa çıkartılmıştır. Son Newroz’da halkın görkemli çıkışı kanıtlamıştır” dedi.
Operasyonlar AKP’nin elinde patladı
KCK operasyonları nedeniyle Kürtlerin anadil sorununun Türkiye’nin en önemli gündem maddesi haline geldiğini vurgulayan Kışanak “nereden bakarsak bakalım KCK operasyonları AKP’nin elinde patlamıştır” değerlendirmesinde bulundu.
Operasyonlar nedeniyle önce DTP sonra da BDP olarak ciddi zorlanmalar yaşadıklarını da söyleyen Kışanak, AKP’nin Kürt halkının özgürlük talebini bastırmayı başaramadığını “terörizmle mücadele” adı altında Kürt toplumuyla mücadele ettiğini belirtti.
Örgütlü toplumun önüne geçmek istediler
Kışanak, KCK operasyonlarının ana hedefinin örgütlü Kürt zeminine dağıtmak ve toplumu örgütsüz, güçsüz bırakmak olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Hedefleri birincisi örgütlü halk kesimi, ikinci ana gövde yerel yönetimler, üçüncü ana gövde demokratik özgür kadın hareketidir. Yani bu 3 ana gövde akım üzerinden toplumu örgütsüz bırakmaya kendi kendisini yönetmek için ortaya çıkardığı bu gücü dağıtmaya yönelik bir bütün olarak ana hedefi Kürt halkının mücadelesini başarıya gien bu yolda kesintiye uğratmak. Demokratik bir toplum, örgütlü bir toplum yaratmanın olanaklarını ortadan kaldırmak, kendi kendisi yönetebileceği yerel yönetimlerin başarısının önünü kesmek ve mücadelesini sekteye uğratmak. Bu üç ana gövde üzerinde odaklaşmış operasyonlardır.”
AKP hükümetinin siyasi soykırım, imha operasyonları, çözümsüzlük dayatması ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a karşı rehine politikası yürüttüğünü söyleyen Kışanak, “Kürt halkının özgürlük mücadelesi 89 yıllık devletin soruna bakışını, ideolojik persektifini yerle bir etmiş durumdadır. Burada çok önemli bir aşamaya gelinmiş yani Kürtler inkar edilen asimile edilen uluslararası güç odaklarıyla ve statükoyucularla ve sürekli Kürtlere karşı ittifak eden Kürtleri tarih sahnesinden silmeyi ve etkisiz haline getirmeyi amaçlayan politikalar şuanda çürümüş durumdadır. İçeride inkar politikası boşa çıkmıştır. Kürt halkını örgütsüz bırakma politikası boşa çıkmıştır.
Kürt açısından ve Kürt özgürlük mücadelesi açısında baktığımızda devletin 89’luk iktidarının politikası Kürt sorunu üzerine politikaları çökmüştür. Artık yeni bir denge söz konusudur. Buradan Kürt halkının temel haklarını güvenceye almayan hiçbir yol ve yöntem hiçbir çare olamaz. Yani gelinen nokta Kürt halkı olarak hem bölgesel olarak hem de Türkiye bağlamında güçlü çıkışlar yapabileceği temel hak ve özgürlüklerine kavuşabileceği yeni bir durumdur” dedi.
ALİ BULUŞ/HAMDULLAH KESEN - DİHA/ADANA