
KCK Yürütme Konseyi Üyesi Duran Kalkan, şimdi yürüttükleri mücadeleyi devrimci halk savaşı olarak tanımladıklarını ama aynı zamanda demokratik özerkliğin inşasını da ilan ettikleri anımsatarak, devrimci halk savaşının topyekün bir mücadele olduğunu söyledi.
Demokratik Özerklik ve devrimci halk savaşıyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Duran Kalkan, „Artık tek devlet sultasına hayır diyoruz“ diyerek, bunu herkesin bilmesi, anlaması gerektiğini söyledi. Halklar üzerinde devlet baskısı ve egemenliğini ifade eden ve ondan başkasına yaşama fırsatı tanımayan rejimlerle yaşamaya son vermenin zorunlu olduğunu kaydeden Kalkan, „Devlet var olacaksa demokrasiye duyarlı olmalı, demokratik toplumu kabul etmeli diyoruz. Devletin bu varlığına karşı toplum da kendi demokratik örgütlülüğü temelinde özgür yaşamak istiyor. Demokratik özerklik bu özgür demokratik toplum yaşamını ifade ediyor“ dedi. Türkiye’nin birikmiş bütün sorunlarını demokratik yöntemlerle çözmeyi esas aldıklarını ifade eden Kalkan, „Bu aynı zamanda Kürt sorununu çözmeyi de ifade ediyor. Kürt toplumunun bulunduğu her yerde demokratik yöntemlerle örgütlülüğünü ve birliğini yaratarak kendi demokratik toplum örgütlülüğü temelinde özgürce yaşamasını öngörüyoruz. Kendi diliyle, kimliğiyle özgür yaşamını esas almasını ve yürütmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Esas olan budur. Bu temelde Kürtlere ve Kürdistan’a tabi ki özgür statü istiyoruz. Hamlemiz budur. Bunun için mücadele ediyoruz. Bu bir kimlik, kültür, özgürlük mücadelesidir“ diye konuştu.
Özgür iradeyle yaşam
Demokratik özerklik ilanı temelinde demokratik özyönetimi, demokratik toplum örgütlenmesini, KCK örgütlülüğünü ekonomik, sosyal, hukuki, siyasi, kültürel, öz savunma, diplomasi, yani her alanda örgütlenme temelinde geliştirmeyi esas aldıklarını vurgulayan Duran Kalkan, „Kendi demokratik toplum inşamızı yaratmak istiyoruz. Kendimizi örgütleyeceğiz ve kendi örgütlülüğümüze dayanarak özgür irademizle yaşayacağız. Kimseye zarar vermek istemiyoruz. İstediğimiz sadece budur. Bunun da kimseye zarar vereceğimiz de yoktur. Şimdi bizim hamlemizin esası bu. Biz bunu yapıyoruz. Her yerdeki Kürt halkı, gençleri, kadınları, emekçileri, yaşlıları, çocukları kendi demokratik örgütlerini kursunlar, komünlerini geliştirsinler, demokratik toplum inşalarını sağlasınlar istiyoruz ve bunu yapıyoruz. Hamle budur“ şeklinde konuştu.
Bu hamlenin/eylemin pozitif, yapıcı, inşa edici olduğunu, şimdi bunun önünde engel oluşturan, buna karşı çıkanlara karşı da mücadele edeceklerinin altını çizen KCK Yürüt Konseyi Üyesi Kalkan, işte bu mücadeleye ‘devrimci halk savaşı’ dediklerini söyledi.
Devrimci halk savaşı
Eğer AKP hükümeti ve Türk devleti Kürt halkının demokratik toplum örgütlülüğünü yıkmaya, kırmaya, insanları tutuklamaya çalışırsa, buna karşı korunmanın zorunlu olduğunu dile getiren Duran Kalkan, şöyle devam etti: „Bizi imha etmeye çalışanlara karşı savaşacağız. Bizi tutuklamaya çalışanlara karşı biz de onları tutuklayacağız. Bizi etkisiz kılmaya çalışanlara karşı biz de onları etkisiz kılacağız. Kendi demokratik toplum sistemimizi, hukukumuzu, örgütlülüğümüzü geliştiriyoruz. Devlet hukuku demokratik toplum hukukunu kabul ettiği kadar biz de devletin hukukunu kabul edeceğiz. O reddettiği ölçüde bizde reddedeceğiz ve imha ve tasfiye amaçlı saldırılara karşı da direneceğiz. İşte bu direnişe devrimci halk savaşı direnişi diyoruz. Bu, demokratik konfederalizmi inşa direnişidir. Bu, demokratik özerklik çözümünü yaratma mücadelesidir.
Her türlü saldırıya karşı
Türk devleti ve hükümeti bizim bu adımımızı, çabamızı boşa çıkartmak için orduyu saldırıya geçiriyor. Sivil ve resmi polisi, o gerici güçlerin hepsini saldırıya geçiriyorlar. Bunların hepsine karşı direneceğiz. Dağda, şehirde, ovada direneceğiz. Silahla, akılla, siyasetle, kültürle direneceğiz. Artık bu temelde mücadelemizi geliştireceğiz. Kendi özsavunma örgütlülüğümüzü oluşturarak her türlü saldırıyı boşa çıkartacak şekilde direneceğiz.
Devlet hukukuna son
Bunun için kendi ekonomik örgütlülüğümüzü yaratacağız. Artık başkaları tarafından sömürülmeye son! Yine kendi hukuk sistemimizi yaratacağız. Demokratik hukukumuzu, ahlakımızı harekete geçireceğiz. Artık o devlet hukukunda sorunlarımızı çözmeye son! Eğitim alanında da artık kendi eğitim sistemimizi geliştireceğiz. Kürtçe eğitimi öğrenimi geliştireceğiz. O faşist, milliyetçi zehri çocuklarımızın beynine vermeye gerek yok. Çocuklarımız demokratik bilinci, halkların kardeşliğini, ana dillerini edinsinler. Diğer yandan kendi sağlık sistemimizi geliştireceğiz. Kendi sporumuzu geliştireceğiz. Yani bütün toplumsal yaşamı kendimiz örgütleyeceğiz, demokratik siyasetimizi geliştireceğiz. Bunun için herkes politikayla uğraşacak. Meclislerimiz olacak, bunların yönetimleri olacak. Halk meclisleri ve halk meclislerine dayalı demokratik toplum yönetimleri hayata geçecek. Sorunlarımızı meclislerde toplanıp tartışacak ve çözümlerini de burada kararlaştıracağız. Meclislerin seçtiği demokratik yönetimlerin koordinasyonunda da bu çözümleri hayata geçireceğiz.
Askere gitmek suçtu
En önemli bir husus olarak da elbette kendi öz savunmamızı geliştireceğiz. Artık gençlerin polis olması suçtur, yasaktır. Askere gitmesi suçtur, yasaktır. Bir çözüm olmadıkça Türk ordusunda askere gitmek demek, bu faşist imha savaşına alet olmak demektir. Hiç kimse, hiç bir Kürt genci askere gitmemelidir. Mümkünse gerillaya katılmalı, şehirlerde özsavunma örgütlülüğüne katılmalıdırlar. Öyle o gerici şoven okullara gitmemeli, kendi eğitim sistemimizi geliştirmeye çalışmalıdırlar. Bu da olmuyorsa, hiç olmazsa eğitim adı altında beyin yıkama kurumlarından uzak durmaları lazımdır. Bu anlamda aydınların, demokratik siyasetin de buna öncülük etmesi gerekiyor.
Direnişçi ve yapıcı
İşte Devrimci Halk Savaşı bütün bu çalışmaları yürütmedir. Direnme yanı kadar yapıcılık yanı da vardır. Bütün kesimlere, gençler başta olmak üzere kadınlara, çocuklara, yaşlılara iş var. Özellikle aydınlar, demokratik siyaset buna öncülük etmek durumunda. Gerilla bu konuda öncülük görevini sahiplenmiştir ve başarıyla yerine getirmek için elinden gelen bütün çabayı gösterecektir.
Doğru yoldayız
Biz birlik halindeyiz. Önderlikle, yönetimimizle, örgütlerimizle, gerillamızla bir ve bütünüz. Doğru yoldayız, haklı konumdayız ve etkili mücadele ediyoruz. Halk buna inansın, güvensin, kendi mücadelesine sahip çıksın. Demokratik konfederalizmi inşa, Demokratik Özerklik çözümünü gerçekleştirmek için üzerine düşen bütün görevleri yerine getirmek amacıyla seferberlik düzeyinde çaba harcasın. Biz doğru yoldayız. Kesinlikle kazanacağız. Buna da herkes inansın.
BERİTAN SARYA - BEHDİNAN