Hizbullah milletvekili Ali Fayyad, Suriye’deki iktidar savaşında Kürtlerin barışçıl politikalarını takdirle karşıladıklarını belirterek „Kürtlerin hak ve özgürlüklerinin tanınmasından yanayız“ açıklamasında bulundu. Hizbullah Milletvekili ayrıca Ortadoğu’daki gelişmelerde hangi tarafta yer aldıklarını da açıkladı.
„Suriye’ye karşı bir saldırı, Ortadoğu’yu cehenneme çevirir.“ Bu sözler Lübnan’da siyasal faaliyetlerini sürdüren Hizbullah Milletvekili Ali Fayyad’a ait. Fayyad ile geçtiğimiz günlerde İtalya’nın Assisi kentinde düzenlenen Anti Emperyalist Yaz Kampı’nda görüşme fırsatım oldu. Fayyad, Suriye’deki Kürtlerin de Suriye’nin bütünlüğü dahilinde her türlü siyasal, kültürel ve sosyal haklarına kavuşması gerektiğini belirtti.
Söyleşimizin ana gündem maddesi Suriye’deki iç çatışma ve uluslararası güçlerin Suriye’ye bir askeri müdahale olasılığı üzerineydi. Türkiye’nin bir askeri müdahale peşinde olduğunun altını çizen Fayyad, bir saldırı durumunda Hizbullah’ın Türkiye ve NATO güçlerinin askeri müdahalesine karşı taraf olacaklarını belirtiyor.

3 model var
Ali Fayyad, „Suriye üzerinde kim, ne türlü modeller üzerinde çalışıyor“ şeklindeki sorumuza karşı şu açıklamayı yaptı: „Bugün Suriye için bölgede üç farklı model arayışı var. Bunlardan birincisi ABD ve Batı tarafından uygulanmaya çalışılan neo liberal bir sistem modeli. Bu modelle bölgede yeni elitler yaratmaya çalışılmaktadır. İkincisi Türkiye’nin Neo Osmanizm modeli. Bu model ile Türkiye’nin kendine has kapitalist modeliyle kendi lehine jeostratejik bir denge yaratmak istiyor. Üçüncüsü ise İran modelidir. Biz Hizbullah olarak yanında yer aldığımız tek güç burada İran’dır. ABD, Mısır’daki diktatör Mübarek rejiminin yıkılmasıyla bölgede yeni hesaplar yapmaya başlamış ve bu hesaplarını Suriye üzerinden hayata geçirmeye çalışmaktadır. Türkiye ise kapitalist bir hegomonya yakalama arayışındadır. Her kim tarafından gelirse gelsin Suriye’ye karşı bir saldırı Ortadoğu’yu cehenneme çevirir. Biz Hizbullah olarak bu güçlerin bölgede herhangi bir saldırı girişimlerine karşılık, bu saldırıları başarısız bırakma yönünde diğer dostlarımızla birlikte gereken önlemlerimizi alıyoruz alacağız.“

‘AB’ye alınmayacağını anlayınca...’

Ali Fayyad, Türkiye’nin Suriye’ye tavrını daha da ayrıntılandırmaya başlıyor.
Fayyad, Neo Osmanizm olarak tanımladığı bu politikayı şu şekilde özetliyor: „Türkiye Avrupa Birliği’ne alınamayacağını anladıktan sonra bir yön değiştirmeye gitti ve yüzünü doğuya çevirdi. Türkiye’nin bir aralar kısa da olsa takındığı dostane Suriye politikası ne oldu da, Türkiye’yi böylesi bir Suriye düşmanlığına itti. Türkiye biraz da olsa Batı’dan bağımsız hareket etmektedir. Türkiye bölgede hem ekonomik hem de ideolojik alanda kendini yaymak için Yeni Osmancılık oyununa girmektedir. Mısır’daki Mübarek rejiminin yıkılmasıyla Türkiye’yi kendisine yakın gören Mısırlı Müslüman Kardeşler ise ülkeye Türkiye’yi örnek gösterip, günümüzün Türkiyesini modern İslam adı altında göstermeye çalışıyor. Fakat Mısır, Müslüman Kardeşlerin ise kendine has bir bölgesel politikası vardır. Nasıl ki Türkiye bir Neo Osmanizm kapitalist modeli üzerinde yoğunlaşmışsa, Mısır Cumhurbaşkanı Mursi önderliğindeki Müslüman Kardeşler de, bölgede Sunni bir hegomen arayışı içindedirler. Mısırlı Müslüman Kardeşler, şöyle iki yıla yakın bir süre daha Türkiye ile bu yeni bölgesel model üzerinde birlikte  çalışacak ve hareket edecek. Mısırlı Müslüman Kardeşler’in bu stratejik politikaları, şöyle iki yıl içinde tamamen hissedilir bir duruma gelecek ve Türkiye’den bağımsız bir şekilde hareket edeceklerdir. Çünkü Mısırlı Müslüman Kardeşler de bölgede bir hegemonya arayısı içindedirler.“
Fayyad, Türkiye ve Mısır’daki Müslüman Kardeşler’in tutumunu, „Bölgeyi Sünni-Şii çatışmasına götürecek“ bir anlayış olarak tanımlıyor ve sözlerine şunları ekliyor: „Şayet Suriye’ye, Türkiye veya başka güçler tarafından bir saldırı gerçekleşirse Hizbullah, Esad’ın yanında olacaktır. Yıllardır bizi ve Filistin direnişini destekleyen güç, Suriye’de Esad yönetimi olmuştur. Suriye’ye yönelik bir saldırıda hem askeri hem de siyasi olarak üstümüze düşen görevi yerine getirmeye hazırız.“

İsrail’in güvenliği
Hizbullah milletvekiline geçtiğimiz ay içinde Lübnan’ın Trablus kentinde Esad yanlısı ve Esad karşıtları arasındaki çatışmaları da soruyoruz.
Fayyad sorumuzu, „Suriye üzerinden oynanılan oyun dostumuz İran’ı, İsrail karşısında yalnızlaştırılması, bölgede İsrail’in güvenliğini ve geleceğini garanti altına alınması içindir. Ve en önemlisi de Mısır’da yıkılan Mübarek’in yerini Suriye’de doldurmak içindir. Bugün emperyalist güçlerin Suriye üzerinden uygulamaya çalıştıkları şudur: Birincisi, Suriye içinde bir iç savaş çıkarmak, Lübnan’daki toplumu Hizbullah’a karşı kışkırtmak, İsrail’in güvenliği için İran’ın yalnızlaştırmak ve en önemlisi de Mübarek’in yerini doldurmaktır. İsimlerini bile dillendirmek istemediğim bazı silahlı güçler ise maalesef bu senaryo içinde rollerini iyi oynuyorlor. Fakat biz Hizbullah olarak kesinlikle Suriye’de oynanılan bu senaryoların topraklarımızda oynanılmasına izin vermeyiz. Türkiye’de içinde bulunmak üzere tüm NATO ve Batılıların bu oyunlarını bozguna uğratacağız. Bizler ilk başta Lübnan’da halkımızın güvenliğini önplanda tutuyoruz. Kesinlikle bir Sünni-Şii çatışmasının topraklarımızda tırmanmasına izin veremeyiz“ şeklinde cevaplıyor. 
Fayyad, Suriye’deki çatışmaların arkasında Katar ve Lübnan’ın da yer aldığını sözlerine ekliyor.

‘Kürtleri takdir ediyoruz’
Ali Fayyad, Kürtlerin, Suriye’deki iç savaşın başlamasında beri barışçıl bir tutum sergilediğini ve diyalog çağrısında bulunduğunu belirtiyor. Fayyad, Kürtlerin özgürlük mücadelesine bakış açılarını, „Kürtlerin izledikleri barışçıl tutum ve diyalog çağrıları takdirle karşılanıyor. Kürtler, bugün Suriye’nin birliğidir. Hizbullah olarak Kürt halkının hak ve özgürlüklerinin tanınması ve anayasada her türlü haklarının garanti altına alınması gerektiğine inanıyoruz. Kürt sorununun diyalog yoluyla çözülmesinden yanayız. Bu sorunu bölgesel bir sorun olarak ele almak gerekiyor“ şeklinde özetledi.


MUSTAFA İLHAN/ASSISI