İçimi burkan ve heyecanla bitimini beklediğim Mavi Ring filmi, finans yetersizliğinden dolayı şimdilik askıya alınmış. Hem de seksen bin Euro gibi uzun metrajlı bir film için düşük sayılabilecek bir miktar yüzünden.
Yönetmen Ömer Leventoğlu, büyük bir heyecan ve özveriyle başladığı filmi, ne pahasına olursa olsun bitirmek istiyor. En son Roboskî’de bir araya geldiğimiz Leventoğlu „evimi de satsam bu filmi çekip bitirmek istiyorum“ demiş ve bir yönetmenin işine olan sadakatini fazlasıyla göstermişti. Yılda bir iki uzun metrajlı Kürt filminin çekildiği Kuzey Kürdistan gibi bir ortamda, konusu itibarıyla önem arz eden bu filmin son birkaç sahnesi için finans arayışı sürüyor Leventoğlu’nun.
Yönetmen, iki haftadır Avrupa’nın birçok kentinde temaslarını sürdürüyor, umarım en kısa zamanda bu filmi çekecek yeterli finans ve sponsora ulaşır.
Ömer Leventoğlu’nun filmi bitirme çabasını görünce, Kürt sinemasının gerçekliğiyle bir kez daha yüzyüze kalıveriyoruz. Kürt halkı gibi parça parça olan Kürt sineması, kendine yetmediği gibi, kendisini var edecek kurumları da maalesef henüz oluşturmuş değil. Hal böyle olunca, yetersiz imkanlarla büyük hikayeler işlemek isteyen iyi niyetli yönetmenlerimiz her seferinde finansal sorunlar yaşıyor. Bu işin tarihsel sürecini veya siyasi sebeplerini ayrıntılı anlatmaya gerek yok sanırım. Bir taraftan sisteme karşı var olma mücadelesi veren bir halk, aynı kulvarda aynı sistemin yok saydığı, bütün değerleri ve mücadele öğelerini sanatla bütünleştirmeye çalışan bir sinema kurumu var.
Sorunlar, siyasi düzlemde aynı ötekileştirme ile karşı karşıya, aynı yok sayma, aynı ilgisizlikle birbirini kovalayan zincirleme problem ağıyla dopdolu. Bu durum, kurumsallaşmayan Kürt sinemasının içler acısı haline iyi bir örnek teşkil ediyor aslında. Bunu burada uzun uzadıya işlemektense sorunun geçici de olsa, Mavi Ring filmine indirgense bile çözüme kavuşması zor görünmüyor. Zira Kürt sinemasının önündeki engelleri kaldırmak için ciddi bir kurumsal yapıya, çok daha fazla tartışmaya, konferanslara ihtiyaç duyulduğu su götürmez bir gerçekliktir. Bu vesileyle, her ne kadar köklü bir çözüm olmasa bile, kalan son birkaç sahnesi çekildiğinde önemli bir film olacağını düşündüğüm Mavi Ring filmi için bir çağrıda bulunmak istiyorum.
„Evimi satar yine bu filmi bitiririm“ fikri hiç şüphesiz bir yönetmenin işine, filmine ve emeğine olan saygısını ifade eder. Kürt sanatçısını bu durumdan kurtaracak bir yöntem ve yolumuz olmalı artık.
Yarım kalmasından dolayı istisnai bir durum teşkil eden bu filmin çekimleri birkaç işverenin yapacağı sponsorlukla çözüleceğe benziyor. Son günlerde cezaevlerinde yanarak ölen tutukluların durumu, bu filmi acilen gün yüzüne çıkarmayı dayatıyor.
Fuat Kav’ın kaleme aldığı ve 1989 yılındaki Eskişehir’den Aydın Cezaevi’ne siyasi hükümlü sevkini anlatan kitaptan esinlenilerek yapılan filmin ham görüntülerini izledim, harika görünüyordu. Politik sinema tarzına örnek olacak bir film. Bizde, sanata yatırım yapacak düzeye geldiğimizi gösterecek işverenlerin olacağı inancımı korumak istiyorum. Bu filme sponsor olmak isteyen arkadaşlar, Yeni Özgür Politika gazetesinin irtibat bilgilerinden veya benim mailimden yönetmene ulaşabilirler. Bu filme sponsor olacak işverenleri, bir hapishaneden diğerine sevk edilen mahkumların birkaç saat süren direnişlerini ve aynı zamanda yıllarca unutulmayacak ‘dayanma sınırı’ hikayelerini insanlığın ortak vicdanına sunacaklar...