
Şırnak’ın Cudi Dağı’nda 12-22 Aralık 2011 tarihleri arasında yapılan operasyonda 13 arkadaşıyla birlikte yaşamını yitiren HPG Askeri Konsey ve YJA Star Meclisi Üyesi Zeynep Bozkurt (Binevş Edessa) ve HPG gerillası Mehmet Topdemir (Bahoz Amed), Almanya’nın Bremen kentinde yapılan 4 günlük etkinlikte anıldı.
Zeynep Bozkurt, 1993’te düzenlenen bir gençlik kampanyasına katılmış, 1994’te ise Bremen’de gençlik çalışmalarında yer almıştı. Bremen’de yaşayan Kürdistanlılar, Bozkurt’un yaşamını yitirdiğini öğrenir öğrenmez Brati Derneği’ne akın etti. 4 günlük etkinlik boyunca binlerce Kürdistanlı taziye ziyaretinde bulundu. Başta Bozkurt’un annesi Eyde Bozkurt olmak üzere ailesi ve Mehmet Topdemir’in dayısı Mehmet Demir taziyeleri kabul etti.
Taziyeye Kürt kamuoyunun tanıdığı siyasetçiler de katıldı. Anma etkinliğinde KNK Yürütme Konseyi Üyesi Nilüfer Koç, Şehit Aileleri Kurumu Temsilcisi Bave Husen, YEK-KOM Başkanı Yüksel Koç, Kürt kadın aktivist Aysel Avesta, Bremen Halk Meclisi Başkanı Sait Bilgin, Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi adına Ahmet Kılıç, Êzîdîler Birliği adına Cahit Zerdeşti ve Zeynep Bozkurt’un dayısı konuşma yaptı.
Konuşmacılar, Bozkurt ve arkadaşlarının, günlerce Türk ordusuyla savaştığını, Türk ordusunun bu direniş karşısında son olarak kimyasal silaha başvurduğunu dile getirdi. Anmaya KCK Yürütme Konseyi Üyesi Sozdar Avesta da anmaya telefonla katıldı.
‘Binevş Bêrîtanların ruhudur’
Sozdar Avesta, „Şehit Binevş Bêrîtanların ruhudur. Bugün halkımızın istediği her Kürt’ün birer Bêrîtan birer Binevş olmasıdır“ dedi. Kürdistan’daki siyasal durum hakkında da değerlendirme yapan Avesta, Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin mezhep, dil ve din farkı gözetmeksizin bütün Kürtleri kapsadığını belirtti. Êzîdî toplumuna da seslenen Avesta, „Siz mücadelenin en dinamik taşısınız. Her ferdiniz birer Bêrîtan olmalıdır“ dedi. Avesta, Zepnep Bozkurt’un ailesine taziye dilekleriyle konuşmasını sonlandırdı. Avesta’nın konuşması alkış ve zılgıtlarla karşılandı.
Anmada konuşan Nilüfer Koç da, Kürdistan’da tüm ulusal ve demokratik değerlerin büyük bir bedeller karşılığında yaratıldığını dile getirdi. Koç, „Cudi’deki şahadetlere bağlılığın bir ifadesi olarak Şemzinan’daki mücadele geliştirildi. Binevş ve arkadaşları Şemzinan’daki özgürlüğün sembolü oldu. Şemzinan zaferi, AKP ve Erdoğan’a kefen oldu. Dilimiz, özgürlüğümüz, kültürümüz o kahramanların onurlu mücadelesiyle büyük bir anlam ifade ediyor. Ekim ayı şehitlerinin anılarına bağlı olmak, Türk, Fars ve Arap sömürgeciliğinin Kürdistan’daki hakimiyetine son vermekle olur“ dedi.
‘Ben ağlamıyorum siz de ağlamayın’
Zeynep Bozkurt’un annesi de anma etkinliğinde konuştu. Zeynep Bozkurt’un annesi Eyde Bozkurt şunları belirtti: „O sadece benim değil, onurlu mücadele veren bütün Kürtlerin şehididir. Onun şahadeti karşısında başım diktir. Şehitlerin anısına bağlı kalacağım. Başkan Apo ve yurtsever Kürt halkının başı sağolsun.“
Bu konuşmalar üzerine salonda duygusal bir atmosfer oluştu. Eyde Ana, „Ben ağlamıyorum, siz de ağlamayın. O hepimizin şehididir. Mücadelesini bize miras bırakmıştır. Onlara sahip çıkmak, onların mücadelesini sahip çıkmakla olur“ dedi.
Eyde Ana, kızını devamla şu ifadelerle anlattı: „Küçükken çok sevimliydi. 8 çocuk doğurdum. O ilk çocuğum olduğu için onu el üstünde tutuyorduk. Bana, sadece çocuk değil, bir kardeş olmuştu. Zaten bana ‘büyük abla’ diyordu. Çok sevdiği Cudi’ye gitti. Onun için çok mutluyum. Başkanının sözünden hiç çıkmadı. Yol arkadaşları tarafından çok seviliyordu. Halkına çok önem veriyor, gurur duyuyordu. O özgürlüğün sembolü oldu. Başkan Apo ve yol arkadaşlarının başı sağolsun.“
Kardeşi Edip Bozkurt da gazetemize yaptığı açıklamada kardeşi ile gurur duyduğunu söyledi. Edip Bozkurt, „O hep ciddi biriydi. Onunla beraber aynı sınıfta okuyorduk. Okuldan çıkar çıkmaz derslerini yapardı. Çok çalışkandı. Çok kitap okurdu. İnsanları severdi. Tek üzüntüm onu görememektir. Şahadetini hiç düşünmedim. Ama geleceğini de hiç beklemedim. O giderken Kürdistan’ın yarısı kurtuldu, yarısını da bize bıraktı.“
Zeynep Bozkurt kimdir?
1973’te Riha’nın Wêranşar ilçesine bağlı Burç Köyü’nde doğan Zeynep Bozkurt, 8 çocuklu ailenin en büyüğüydü. 1986’da babasının yaşamını yitirmesinden sonra 1989’da ailesiyle birlikte Almanya’ya yerleşir. Almanya’da liseyi bitiren Bozkurt, çeşitli siyasal çalışmalar içinde yer alır. Hollanda ile Almanya’nın Köln ve Bremen kentlerinde faaliyetlerde bulunur. 1994’te ise gerillaya katılır. 1995’te Bekaa’ya giden Bozkurt, uzun süre gerilla mücadelesinde aktif bir şekilde yer alır. Cudi’ye gitmek onun en büyük hayaliydi. Bozkurt, 12-22 Aralık 2012 tarihinde Türk ordu birliklerinin başlattığı operasyonda 13 arkadaşı ile birlikte Cudi Dağı’nda yaşamını yitirir.
İLYAS ERSÖZ/BREMEN