
'Ödediğimiz bedel ödeyeceğimiz bedelin adresidir'
Abdullah Öcalan ve Kürt hareketinin bütün çözüm çabalarının görmezden gelindiği belirtilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi: "Hem Kürt halkı hem Kürt kadınları olarak siyasal statümüzün doğasını oluşturan siyasal irademizi varoluş gerekçesi saymaktayız. Bu nedenle Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın geliştirdiği çözüm ilkelerini ve kendisi şahsında Kürt halkına ve kadınlarına uygulanan tecridi bir siyasal mücadele gerekçesi yaptığımız bilinmelidir. Sağlığı, güvenliği
ve özgürlüğünü kendi sağlığımız, güvenliğimiz ve özgürlüğümüz saymaktayız. Kürt kadınları olarak halkımızın siyasi statüsüne yönelik geliştirilen İran-Irak-Türkiye ittifakının Kürtleri ve Kürt kadınlarını statüsüzleştirme saldırılarına karşı tüm gücümüzle direneceğiz. Varlığımızı koruma ve özgürlüğümüzü sağlama mücadelesinde şimdiye kadar ödediğimiz bedel bundan sonra ödeyeceğimiz bedelin adresidir. Çünkü ezilenlerin direniş politikasından başka bir seçenekleri yoktur. Gücümüz ve güzelliğimiz direnişten aldığımız onurdan gelmektedir. Bu temelde tüm Kürt kadınlarına çağrımızdır; Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecrit politikasına karşı topyekün direnişe geçilmelidir. Her mahalle her ilçe ve her il Sayın Öcalan'ın özgürlüğünü sağlamanın eylemlerinin yükseleceği alanlar olmalıdır. Çok iyi bilmekteyiz ki başarı direnişin yükseltilmesi ile mümkündür."
Diğer kadın hareketlerine çağrı
Operasyon ve savaş arayışlarına da tepki gösterilen açıklamada, tüm demokrasi güçlerine ve Türkiye kadın hareketine çağrı yapıldı. Çağrıda “Demokratik mücadeleyi Kürt halkını 'destekleme' anlayışı ile değil, tüm Türkiye'nin geleceğinin karartılmasına karşı, Türkiye'nin demokratik yaşamının kaderini tayin etme bilinci ile bir demokratik direniş geliştirilmelidir" denildi.
DİHA/İSTANBUL