Aile birleşimi sonucu küçük yaşta Almanya’ya gelen Sultan Karayiğit (Leyla), Nürnberg Medya Halkevi’nin düzenlediği etkinliklerine katıldığı ve yasal eylemlerde ‘Öcalan’a özgürlük’ sloganı attığı  gerekçesiyle  sınırdışı edilmek isteniyor. Nürnberg’te kurulan bir inisiyatif ise ‘Leyla’ rumuzuyla  Sultan Karayiğit’in sınırdışı edilmemesi için çalışma yürütüyor. Şimdiye kadar sürdürülen tüm çabalara rağmen sınır dışı tehlikesi devam ediyor.

En son Nürnberg Yabancılar Dairesi Başkanı Olaf Kuh’un Bayerische  Rundfung Televizyonu’na verdiği demeç, “Sultan Karayiğit öğrenci de olsa, genç de olsa, çocuk da olsa ileride terörist olabilirmiş. Hiçbir kanıt olmamasına rağmen PKK üyesi veya KONGRA GEL üyesi olabilirmiş” diyor.
Bu tür açıklamalar ve yöntemlerle başka gençlerin de derneklere gitmesi, kendi kimliği ile tanışmasının önüne geçilmek isteniyor.

Açıklama sonrası saldırı

Kendisi ile konuştuğumuz Karayiğit, kamuoyunun tüm desteğine rağmen üzerindeki sınırdışı tehdidinin sona ermediğini belirtiyor.
Olaf Kuh’un açıklamasından sonra iki Türk faşistinin bulunduğu okula gelerek kendisine şiddet girişiminde bulunduğunu, ancak öğretmenlerinin çabasıyla saldırganların amacına ulaşmadığını söyledi.
Karayiğit, 18 yaşına geldikten sonra sürekli sınırdışı tehdidiyle karşılaştı. Geçtiğimiz aylarda sınırdışı edilmek üzere Nürnberg polisi tarafından iki defa evleri basıldı. Ancak, bu baskınlarda evde bulunmadığından dolayı gözaltına alınmadı. Karayiğit daha sonra Münih kentinde iltica etti.
Karayiğit bu süreci şu şekilde anlatıyor: “İltica ettikten sonra tüm haklarım elimden alınmış oldu. Üç ay Münih’te beklemek zorunda kaldım. Bu süre içinde okuduğum akşam lisesini bırakmak zorunda kaldım. Polisin bu keyfi tutumundan dolayı bu yıl sınıfta kalıyorum. Bu okulu başarmak bitirmek için gündüzleri çalışıp akşamları okula gidiyordum. Genç olmama rağmen Almanya’da gençlere sunulan hiç bir haktan faydalanmadım. Öğrenciyken bile aynı zamanda vergi mükellefi oldum. Vergimi bile ödedim. Bunlar yetmiyormuş gibi yine yabancılar dairesi tarafında her hafta polise gidip imza atmakla cezalandırıldım. Şayet imzaya gitmezsem 15 binle 50 bin Euro para cezasına çarptırılacağım söylendi.’

Derneğe gitmeme baskısı

Derneğe gitmemesi için baskı yapıldığını söyleyen Karayiğit, “27 Şubat’ta Integration Rat ile bir toplantım var. Daha önce de beni çağırıp ‘Derneğe gitme oturum alırsın’ demişlerdi. Tam bu konuda aramızdan sert bir tartışma olmuştu. Beni yeniden çağırıp aynı sözleri tekrarlayacaklarını düşünüyorum. Nürnberg Yabancılar Meclisi, şimdiye kadar Sol Parti Meclis Üyesi Maron Pedua’nın girişimiyle ve Nürnberg Yeşiller temsilcilerinin önerileriyle bu konuyu gündem maddesi yaptı. Bu konuyu tartışmalarına rağmen bu konuda her hangi bir karar almadılar. Nürnberg Belediye Başkanı Ulrich Maly (SPD) şimdiye kadar ki gelişmeleri tüm ayrıntılarına kadar bilmesine rağmen hiç haberi yokmuş gibi davranmaktadır. Nürnberg’de bulunan tüm sivil kurumlar, partiler bu yasadışı gelişmeden haberdardırlar. Hepsi de bu skandala bir an önce son verilmesi gerektiğini söylüyorlar” dedi.

Destek veren kurumlar

Karayiğit’e yönelik sınırdışı kararının bir skandal olduğunu belirtip, bu durumun düzeltilmesini talep eden kurumlar ve kişiler şunlar: Emekli papaz Dieter Schlee, Uluslararası Af Örgütü Nürnberg şubesi, İnsan Hakları Nürnberg Bürosu, Yeşiller Nürnberg Örgütü, ÖDP, Karavana Nürnberg, DGB Sendikalar, Nürnberg’de Türkiyeli tüm sol gruplar, MLKP, DİDF, Nürnberg Aleviler Derneği, UTAMARA, YEK-KOM, Medya Halkevi, Nürnberg Kürt Halk Meclisi.



ALİ KARTAL