BDP İzmir Siyaset Akademisi'nde ders gördüğü için 2011 yılında tutuklanan Aslan'ın eşi de bir başka davadan dolayı tutkuklanmıştı. Aslan eşinden sonra kendisinin de tutuklanmasıyla 4 çocuğunun çok zor günler yaşadığını dile getirdi.
Şakibe'nin çığlıkları
Cezaevine girmeden önce astım olmak üzere bir çok rahatsızlığı olduğunu, bundan dolayı sürekli ilaç tedavisi gördüğünü söyleyen Aslan, ring aracıyla götürüldükleri hastanelerde, sürekli askerlerin hakaretine maruz kaldıklarını, yaz aylarının boğucu sıcaklığında camları kapalı ring aracında saatlerce bekletildikleri için havasızlıktan ve sıcaklıktan dolayı baygınlık geçirdiklerini, hastaneye gidişlerde yaşanılan bu sıkıntılardan dolayı hiç bir hasta tutuklunun hastaneye gitmek istemediğini söyledi. Tomografiye girecek birinin üzerinde hiç bir metalın bulunmaması gerektiğini belirten Aslan, ancak kendilerinin kelepçeyle tomografiye alındıklarını söyledi. Şakibe isminde akıl hastası bir adli tutuklu kadının, akıl hastanesinde yatırılması gerekirken cezaevinde tutulduğunu söyleyen Aslan, "Kadın gece gündüz 'beni dövmeyin' diye bağırıyordu" şeklinde konuştu.
Yazmaya doktor raporu istendi!
Cezaevinde yapılan aramalarda bütün eşyaların keyfi bir şekilde dağıtıldığını, oda duvarlarına astıkları kuş ve doğa resimleri için "Bu resimler duvarlarda olursa siz cezaevinde olduğunuzu nasıl anlayacaksınız" denilerek yırtıldığını belirten Aslan, namaz kılmak ya da başlarına bağlamak amacıyla yanlarında bulundurdukları yazmalar için 'Doktor raporu yok' denilerek, el konulduğunu kaydetti.
Tahliyeler gece yarısı
Tahliyeye kararı gelen kadın tutsakların hiç bir arabanın geçmediği gece saatlerinde bırakıldıklarını ifade eden Aslan, şunları söyledi: "Sıkıntı yaşamaması için isim vermek istemiyorum. Bir kadın arkadaşımızın tahliye kararı gelmişti, ancak hesabında parası kalmamıştı. Arkadaşa para vermek için cezaevi müdürüyle görüştük. Bize 'Merak etmeyin biz gerekeni yapacağız' diyerek para vermemiz engelledi. Arkadaşımızın çıkış işlemleri bilinçli bir şekilde 24.00 - 01.00 saatleri arasına denk getirilip, cezaevinin kapısının önüne bırakmışlar. Arkadaşımız bir mektup gönderdi. O gece cezaevi kapısında bir kaç sarhoşun kendisine sözlü tacizde bulunduğunu söyledi." Şakran Cezaevi'nin cezaevi olmaktan çıktığını ifade eden Aslan, kendisine demokratım, aydınım, müslümanım, insanım diyen herkesin bu cezaevinde yaşanılanlara kayıtsız kalmaması gerektiğini vurguladı.
DİHA/İZMİR