Panelde ilk sözü uzun süre Suriye’de kalan Karin Leukefeld aldı. Konuşmasına Suriye’nin tarihini ve bu tarihten çıkan sorunlarını anlatarak başlayan Leukefeld, “Suriye’deki çelişkiler bugünlerde bölgesel ve uluslararası güçler tarafından kulllanılmaktadır ve ve bu çelişkiler tırmandırılmaktadır” diyerek, Suriye’nin en çok inşa edilmesi gereken bir sivil toplumu ihtiyacı olduğunu belirtti.
Leukefeld devamla “Mesela Türkiye’deki sivil toplumunun örgütlenmesinde Kürtlerin etkisi çok fazladır. Yani Türkiye’de bir sivil toplumu oluşmuşsa Kürtlerin sayesinde oluşmuştur. Suriye’de ise böyle bir fikir çok yeni. Suriye’deki Kürdistan’da böyle bir çalışma vardır, sivil toplumu yaratmaya çalışıyorlar” dedi.
Suriye’nin sorununun Beşar Esad’ın iktidarından çok, istihbarat örgütlerinden kaynaklandığını söyleyen Leukefeld, Esad’ı baskıcı bir polis devletinin güler yüzü olarak nitelendirdi. Leukefeld, sözlerini şu cümleyle noktaladı: “Suriye’de bir değişim yaratılmak istense ilk olarak istihbarat örgütlerinin iktidarını kırmak gerekiyor. Yani siyasi sivil bir yapılandırmaya gidilmesi gerekiyor.”
Panelin devamında Güney Batı Kürdistanlı gazeteci Tariq Hamo konuşmasında Suriye’deki Kürtlerin tarihini ve durumunu anlattı.
Hamo, 2011 yılında Suriye’de başlayan isyanda haklarını kazanmak talebiyle şiddetsiz gösteriler düzenlenerek Kürtlerin başından itibaren yer aldıklarını söyledi.
Hamo, “Kürtler, Demokratik Özerklik talep ediyor ve aynı zamanda Suriye’nin demokratikleşmesini istiyor. Öte yandan Esad rejiminin, kendi halkına karşı kullandığı şiddetin derhal son bulmasını istiyor” dedi.
Ayrıca, Kürtlerin her hangi bir dış müdahaleye karşı çıktıklarını söyleyen Hamo, PYD’nin Güney Batı Kürdistan’daki halkı örgütlemek amacıyla yürüten çalışmalarını da anlattı.

Y. ÖZGÜR POLİTİKA/HAMBURG