
‘Burnumu küçültür, kalçalarımı alır, kulaklarımı biraz aşağı çeker, cildimi biraz açar, boyumu dört santim uzatır, gözlerimi biraz çektirir yeni dış takıp omuzlarımı genişletir, göğüslerimi büyütür, çenemi 2 santim geriye alırsam bir de 30 gramı 16 bin Dolar olan Elixir kremi kullanırsam artık ölmem” ile başlayan cümleler ve harcanan milyar dolarlar…
Son yıllarda kendisini katlayarak hızla yaygınlaşmaya başlayan plastik-rekonstrüktif teknolojiye ait terimler artık insanların günlük yaşamında yer bulmaya başladı. Estetik ameliyatların veya kozmetik ürünlerin daha çok kadınlar için olduğu düşünülse de son yıllarda bu yarışa erkeklerinde en az kadınlar kadar ilgi gösterdiğini belirtelim. Dünyanın ünlü Hollywood güzellik uzmanı Sue Devitt, son 5 yılda ABD ve Avrupa’da erkeklerin en az kadınlar kadar estetik almeliyatlar olduğunu ve yine en az kadınlar kadar cilt bakım ürünlerini satın aldığını belirtiyor.
Sue’nin açıklamasını destekleyen tanınmış kozmetik firmaları L’Oréal, Neutrogena ve Nivea’nın erkeklere yönelik kozmetik üretimini yüzde 37 oranında arttırmalarında görmek mümkün. Kozmetik dergisi Fortune, Avrupa’da erkeklerin yüzde 57’sinin güzellik kozmetiklerini tükettiğini, her 100 erkekten 28’nin estetik ameliyat olmak istediğini yazıyor. Dergi “Gelecek 10 yıl içinde estetik operasyonlar ve kozmetik tüketiminde erkekler kadınlarla yarışacak” bilgisine yer veriyor.
İsviçreli psikolog Ursula Schwarztwald, “Dünyanın her yerinde güzellik ürünleri ile estetik operasyonlara harcanan servetlerin, neredeyse bir önceki yılı katlayarak arttığını belirttiyor.
Schwarztwald, “Örneğin göre 48.5 milyar Dolar ile Avrupa ülkeleri ilk sırada yer alıyor. Daha 5 yıl önce bu oran 11,7 milyar Dolardı. Güzelleşmek uğruna Amerikalılar 29.7, Latin Amerikalılar 18.5, Japonlar ise 13.9 milyar Dolar harcadı. Bu bir çılgınlıktır. İnsanın kendisine kendi tenine ve ekonomisine bu kadar zarar vermesinin altında elbetteki kişinin kendisiyle barışık olmaması olarak açıklanabilinir. Bunun birçok sosyal-kültürel nedeni vardır ama en önemlisi kapitalist sistem öylesine yoğun bir şekilde bir propaganda yürütüyor ki kişinin hücrelerine kadar girip bir pazar yaratıyor. Her şeyin doğasını bozan kapitalizm kişinin kendi doğası üzerinde oynamasını da sağlıyor” dedi.
Reklam için estetik
İsviçre kişi başı nüfus ortalamasında estetik güzelliğinde en çok bıçak altına yatanlar listesinin başında geliyor. 2013 yılında İsviçre’de göğüs, burun, göz, yağlarını aldırma gibi estetik cerrahi ameliyatlar için 55 bin kişi bıçak altına yattı. Ciddi bir pazarın oluştuğu İsviçre’de, estetik güzellik için harcanan para 500 milyon Frank civarında. Bıçak altına yatanların başında yağ aldırma geliyor. 12-14 bin arasında kişi fazla yağlarını aldırmak için, 6-7 bin arasında kişi gözkapağı, 4 bin 500- 5 bin civarında göğüs büyütme, 3 bin 500 kişi burun düzeltme, 2 bin 500 kişi göğüs küçültmek için bıçak altına yattı. Toplamda 9 bin 500 erkek, kalanı yüzde 81 ise yani 40 bin 500 kadın estetik ameliyat geçirdi.
İsviçre’de estetik ameliyatların oluşturduğu piyasadan dolayı firmalar arası rakabette bir o kadar keskinleşmiş durumda. Öyle ki, sadece reklam için ücretsiz estetik operasyonlar yapan veya ücretsiz kozmetik ürünleri dağıtan firmaların sayısı her geçen gün biraz daha artıyor.
Dünyanın makyajı
Avrupa’nın bir numaralı kozmetik dergisi BEAUTY’nin araştırmalarına göre 2011 yılında dünya genelinde 6,4 milyon,2012’de 8.7 milyon, 2013’de ise 18,3 milyon insan estetik- güzellik amacıyla bıçak altına yattı. Yüzde 28 ile ABD’nin başını çektiği estetik operasyonları sırasıyla İsviçre, İngiltere, Almanya, Franasa ve Güney Kore takip çekiyor. Pazardaki en büyük tüketici grubunu ise 25-45 yaş arasındaki kadınların oluşturduğu belirtiliyor. Gelişmiş ülkelerle sınırlı kalmayan estetik ve kozmetik sektörü, BEAUTY’nin araştırmalarına göre Afrika, Karaipler ve Pasifik ülkelere de açılmış durumda.
Avrupalı Türkiyelilerin makyajı
2013’te Türkiye’ye sağlık turizmi için gidenlerin sayısı 450 bin olarak belirlendi. 2014 yılı için ise hedef 600 bin kişi. Ancak bu rakama saç ekimi, plastik cerrahi gibi sağlık merkezlerine kendi inisiyatifleriyle gelen kişiler de eklendiğinde rakam 2013 yılında bile 480 bine ulaştı. Companion Global Healthcare ve TÜRSAB tarafından hazırlanan ‘2014 Plastik Cerrahi Turizm Raporu’na göre Türkiye’de estetik operasyonların başını Avrupa’dan gelen Türkiyelilerin oluşturduğu belirtilirken 2013 yılında 480 bin’e ulaşan Türkiyeli turistin 2025 yılında 1.5 milyona ulaşacağı açıkladı. Aynı kurumların verilerine göre estetik operasyon yaptıran kadın sayısı ile saç ektiren erkek sayısının eşit düzeye yükseldiği belirtildi.
Estetik operasyonların Türkiye bıraktığı yıllık para miktarı ise 780 milyon Dolar. Türkiye’nin estetik operasyon sıramasında altıncı sıraya yerleştiğini belirten Companion Global Healthcare, özellikle zengin Arap ülke insanlarının Türkiye’yi tercih ettiği belirtildi.
‘Bünyemizdeki atom bombası’
İngiliz anatomi bilimleri dalı uzmanı Bryan Munoz, Newspapers in the UK gazetesinde yayınlanan bir makalesinde estetik operasyonların insan anatomisinde birer atom bombasına düştüğünü belirterek, “20-30’lu yaşlarda gecici rutuşlar 40-60’lı yaşlarda yan etkilerini göstermeye başlar. Bu yaş aralıklarında günde 100 bin hücre ölüyor. Ölen hücrelerle birlikte operasyon geçirdiğiniz bölgelerdeki anatomik denge yitimi tüm vücudu etkisi altına alarak vücudun genelinde onarılmaz bir görüntüye sebebiyet veriyor” bilgisini veriyor.
Bryan Munoz şu öneri de bulunuyor: “Bunun yerine burnunuzu, göğsünüzü, kalçalarınızı sevseniz ve onlarla barış içinde yaşarsanız daha fazla güzelleşeceğinizden emin olabilirsiniz.”
Bir İnka tapınağının girişinde şöyle yazılır: “Hiç bir ayna içinizdeki çirkinliği göstermez.”
ALİ ONGAN/BASEL