Türk devletinin yardımları engelleme çabaları ile adeta kaderine terk edilen Wanlı depremzedeler, çetin geçen kış koşullarında yaşam mücadelesi veriyorlar. Türk Başbakanı Recep T. Erdoğan ve yardımcısı Beşir Atalay’ın ‘İnşallah Ocak ayının ortasında Wan’da da çadırkent kalmayacak, hepsi konteynırlara geçmiş olacak“ sözlerine rağmen hala binlerce insan zorlu kış şartlarında yazlık çadırlarda soğuktan korunmaya çalışıyor.
AKP Hükümeti’nin verdiği sözleri tutmayıp, topladığı yardımların büyük bir kısımını hala kasalarında tuttuğu, televizyon kanallarında şov yapar gibi toplanılan yardım paralarının yerine götürülmediği gerçeği göz önüne getirildiğinde Kürt Kızılayı Heyva Sor a Kurdistanê’nin çalışmalarının ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor.
Wan deprem felaketinde başta Almanya’da faaliyet yürüten Kürt Kızılayı Heyva Sor ve Avrupa’daki yardım kuruluşları, Türk devletinin bütün engelleme girişimlerine rağmen Wan’daki halkın yaralarını sarmak için seferber oldu.
Bugüne kadar 672 kişinin hayatını kaybettiği, 6 bini aşkın insanın yaralandığı ve 400 binden fazla insanın da kenti terk ettiği Wan’da kaderlerine terk edilen depremzedeler için Heyva Sor‚ ‘Wan’ı kaderine terk etmeyelim’ diyerek çağrıda bulundu.
Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yönelik olarak Wan depremi ile ilgili bugüne kadar yürüttükleri çalışmaları içeren bir bilgilendirme raporu yayınlayan Heyva Sor yönetimi, „bugünün, kaderlerine terk edilen Wan’da zor anlar yaşayan halka bir seferberlik ruhuyla yardım eli  uzatmanın günü“ olduğunu ifade etti.

Ne tür yardımlar yapıldı?

600 bin kişinin depremden etkilendiği belirtilen bilgilendirme raporunda, gün geçtikçe depremin ağır bilançosunun ortaya çıktığı ifade edildi. Bilgilendirme raporuna göre, küçük inisiyatif ve bireysel girişimlerin dışında  Avrupa’da bulunan Kürdistani yardım kurumları, deprem felaketi haberini alır almaz acilen bir kriz masası oluşturarak yardım kampanyasını başlattı.
Raporda, „Kürt halkının ve yardımsever diğer halklardan insanların bu kampanyaya en aktif şekilde katılıp, bulundukları ülkelerdeki yardım kuruluşlarının hesap numaralarına yardımlarını gönderdikleri ve bu yardımların Wan belediyesi bünyesinde oluşturulan kriz masası ile koordineli şekilde depremzedelere ulaştırıldığı„ belirtildi.
Raporda, Almanya’dan 223, İsviçre’den 235 olmak üzere toplam 458 kışlık çadır ulaştırıldı. Yine Almanya ve İsviçre’den 5 TIR dolusu giyim eşyası depremzedelere ulaştırıldı. Avrupa’daki Kürt yardım kuruluşlarının kampanyaları sonucunda bugüne kadar toplam 1 milyon 300 bin Euro  nakit parada deprem bölgesine ulaştırıldı. Türk devletinin Avrupa’daki Kürt yardım kuruluşlarını hedef göstererek uyguladığı ambargodan dolayı çeşitli ülkerlerde toplanan ve depolarda bekletilen tonlarca giyim eşyası da paraya çevrilerek deprem bölgesine aktarıldı.

Sağlık sorunları giderek artıyor

Depremin üzerinden 4 ay geçmesine rağmen en önemli sorunlardan barınma sorunu hala çözülemedi. Sağlık sorunları da giderek artıyor.
Bu konuda Heyva Sor raporunda, yaşanan durumun vehametini ortaya koyan çarpıcı bilgilerde yer alıyor.
Yapılan çalışmalardan ortaya çıkan sonuçlara göre, Wan kent merkezi nüfusunun beşte biri kenti terk etmiş durumda.
Yine, gönderilen çadır yardımları uygun yerlere konuşlandırılmamış durumda. Kendi olanaklarıyla çadırda kalanların durumları hakkında sağlıklı bilgi alınamıyor. Banyo, tuvalet, çamaşır-bulaşık yıkama olanakları ve lavabo sayıları çok  yetersiz.
Gaz zehirlenmesi ve yangın riski çok yüksek, (Nitekim bügüne kadar 6’sı çocuk 11 vatandaş çıkan çadır yangınlarında hayatlarını kaybetti)
Halkın karamsarlık, çaresizlik ve huzursuzluk hissi yaşadığı belirtilen raporda, depremzedelerin salgın hastalıklarla boğuştuğu, sosyal hizmetlerin, rehabilite çalışmalarının yapılmadığı, sağlıksız bir ortam yaşandığı belirtiliyor.
Buna göre sadece Wan il merkezinde saptanan bulaşıcı hastalık oranı yüzde 68,5’ olarak açıklanıyor.
Bulaşıcı hastalıklar arasında yüzde 62,6 oranında akut solunum yolu enfeksiyonlarına en yüksek oranda saptandığı, Akut solunum yolu enfeksiyonlarını sırasıyla; grip ve benzeri hastalıklar, farenjit, tonsillit veya burunda psödomembran varlığı gösteren hastalıklar ile ishallerin izlediği ifade ediliyor. Bilgilendirme raporunda, Wan’da yaşamın normale dönmesi için; hastaneler ve sağlık kurumlarında tedavi gören insanların sağlık giderlerinin karşılanması ve bir an önce banyo ve tuvaleti olan konteynir ve prefabrik ev ya da konut sağlanması, rehabilitasyon ağırlıklı, sosyal-pedagojik projeler yürütecek organizasyon birimlerinin oluşturulması gerektiği vurgulanıyor. Raporda başta Heyva Sor olmak üzere Avrupa’da ki Kürt yardım kuruluşlarının bu çalışmalara ve eksikliklere kendi cephelerinden katkı yapabilmeleri için yardımlarının ve  kampanyalarının devam ettiği belirtiliyor.


MURAT ALPAVUT - DÜSSELDORF