
Yürüyüşte bir kızı, bir oğlu ve bunların yanı sıra torunlarının da yürüdüğünü belirten Vedia Ana, tam 3 kuşakla birlikte eylemde yer alıyor.
İki seneden beri Fransa’da yaşadığını söyleyen Vedia Ana, “Oğlum Türkiye’ye dönemiyor. Türkiye’de siyasi cezalı. Ben de onunla burada yaşamak zorunda kaldım. Bu yürüyüşe Önder Abdullah Öcalan için katılıyorum. Kendim hergün burada olmazsam da yüreğim hergün buradaki yürüyüşçülerledir. Siz bir insanı 16 saat bir yerde ayrı tutun o insanın psikolojisi bozulur. Önder Apo, 17 yıldır hapiste. Ben onun serbest bırakılmasını istiyorum. 14 Şubat’ta Başkanım için Strasbourg’ta olacam. Kürtler Önderine sahip çıkmalı” dedi.
Vedia Ana’nın seçimler için mesajı da var: “Kimse kendisini seçimde bir kilo makarnaya, bir torba una satmasın. İyi çalışıp başarı elde etsinler.”
Özay’dan çağrı
Yürüyüşte yer alan Fransa Kürt Dernekleri Konseyi Eşbaşkanı Rüstem Özay ise şunları söyledi: “6 günü geride bıraktık. 20 yaşından 84 yaşına kadar farklı yaşlarda insanlarımız var. Yürüyüşümüz boyunca, onlarca Fransız kurum, belediye başkanları, meclis üyeleri, valiler, sendika başkanları, sivil toplum kuruluş temsilcileri ve siyasi parti milletvekilleri ile bir araya geldik. Dosyalar sunduk. Onlarla yaptığımız görüşmede PKK’nin terör listesinde olmasının büyük çelişki olduğunu söylüyorlar. Geçtiğimiz güzergahlarda Fransız halkı bizleri büyük sevgiyle karşılıyor. Herkes, PKK’nin Kürtlerin büyük bir bölümünü temsil ettiğini belirtiyor.”
Avrupa devletlerine seslendiklerini dile getiren Özay, Avrupa devletleri ve kamuoyundan Öcalan’ın özgürlüğü için başlatılan kampanyalara aktif destek vermelerini istedi. Özay son olarak, “Kürt halkına da diyoruz ki, eylemlerimize güçlü katılın ki, 15 Şubat Komplosu’nu boşa çıkaralım.”
Esaret her Kürt’e acı veriyor
Lüksemburg-Strasbourg yürüyüşçüsü Gulçîn Kemanger, Doğu Kürdistan’ın Şîno Köyü’nden. Oslo’dan yürüyüşe katıldı. ‘’Öcalan’a özgürlük, Kürdistan’a özgürlük ve PKK’nin ‘terör’ örgütleri listesinden çıkarılması“ taleplerini çok önemli bulduğu için bu yürüyüş kolunda yer almak istemiş. Gulçîn Kemanger, şunları söyledi: “Doğu Kürdistanlı bir Kürt olarak bu yürüyüşte yer aldığım için mutluyum. 15 Şubat uluslararası komplosu ve ardından Önderliğimizin esareti şüphesiz her Kürt’e acı veriyor. Ama bu büyük komploya rağmen Kürt Özgürlük Mücadelesinin büyüyerek, daha da kitleselleşerek bugünlere gelmesi bize onur ve güç veriyor.
Bugün de Kürt halkı, DAİŞ vahşetine karşı eşsiz bir direniş sergileniyor. Kürt halkının bu direnişi karşısında PKK’nin ‘terör örgütü’ olarak görülmesi kabul edilemez. Bu yanlışın, haksız ithamın bir an önce düzeltilmesini istiyoruz. DAİŞ’e karşı mücadele eden tek güç olan Kürt halkına yönelik bu haksızlığa son verilerek, askeri ve siyasi destek verimeli. ”
Frankfurt kolundan portreler
Bugün 9’uncu gününü geride bırakacak olan Frankfurt-Strasbourg etabı, güzergah yakın yerleşim birimlerinde yeni katılımlarla devam ediyor.
Demokratik Alevi Kültür Merkezi’ne bağlı Bruchsal Anadolu Alevi Kültür Merkezi’nden yürüyüşe katılan Pir Metin, “Federasyon olarak hem destekçisi hem de fiili olarak katılımcıyız. Bu yürüyüş sadece Kürtlerin özgürlük yürüyüşü değil. Mazlumların, emekcilerin ve tüm ezilenlerin yürüyüşüdür. Bizler Aleviler olarak bu yürüyüşte yer almaktan dolayı mutluyuz” şeklinde düşüncelerini açıkladı.
Demokratik Alevi Federasyonu çalışanı yazar Haşim Kutlu, Kürt halkının bir yürüyüş halinde olduğuna dikkat çekerek, “Bu halk hareketi karşısında kimse duramayacak ve mutlaka özgürlüğümüzü elde edeceğiz” dedi.
Yürüyüşte bir aile
Bruchsal kentinde Elbistanlı anne ve iki kızı yürüyüşe dahil oldu. Küçük kız kardeş 13 yaşındaki Beritan, “Bu yürüyüş, Alevilerin, Kürtlerin ve tüm halkların özgürlük yürüyüşüdür” derken Xanım ise, “Okulum var. Bu bir bahane değil ama bu sefer kısıtlı bir süre için katılıyorum. O yüzden durumu elveren herkes bu yürüyüşte yerini almalı” dedi.
Anne Fatoş, kızları konuşurken gururla bakıyor.
Yürüyüşün küçük kahramanı
Deniz, Mardinli. Yürüyüşe Pforzheim’dan babası ile katılıyor. Küçük Deniz’e bu yürüyüşe neden geldiğini soruyorum. İşte cevabı: “Başkan Öcalan için yürüyorum. Onun özgürlüğü için buradayım. Ben orada savaş bitsin, çocuklar ölmesin, gerilla ölmesin diye yürüyüşe katılıyorum. Kötülerin kazanmasını istemiyorum. Almanya bizi terörist görmesin artık. Ben terörist değilim. Babamla annem de terörist değil. PKK de terörist değil. Onlar benim için orada. Biz kötü insanlar değiliz. Bizi o listeden silsinler.”