Kürtlerle uzun süreden beri kurduğu dostluk ve yürüttüğü insan hakları mücadelesi ile tanınan 86 yaşındaki İngiliz insan hakları avukatı Margaret Owen, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki mutlak tecridin sonlanması için destek açlık grevinde.

İnsan hakları avukatı, Peace in Kurdistan (Kürdistan’da Barış) İnisiyatifi kurucusu, Widows for Peace Through Democracy (Demokrasi Üzerinden Barış için Dullar) Direktörü Owen, haber yayına hazırlandığı sıralarda bir basın açıklamasıyla Londra Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde 8 günlük destek açlık grevine başlayacaktı.

İngiltere’nin Türkiye’ye desteği dehşet verici

Owen, İngiltere hükümetinin Kürt halkına yönelik uygulanan zulümde Türk devletine destek sunuyor olmasının kendisini dehşete düşürdüğünü belirtti. Oven, “Gözlem ve araştırma projeleri yürütmek amacıyla Türkiye ve Suriye’deki Kürt bölgelerinde birçok kez bulunmuş birisi olarak, uygulanan adaletsizlikleri kendi gözlerimle gördüm. Son olarak, yaklaşık 150 gündür açlık grevinde bulunan ve bu direnişi başlatan Leyla Güven’i ziyaret ettim. Basının ilgisini şu an olan bitene çekmek ve bütün bir halk için vahim bir duruma ışık tutmak ve protesto etmek için yapabileceğim tek şeyi yapmam gerektiğini hissediyorum. Abdullah Öcalan Kürt halkının gerçek temsilcisidir ve ona yönelik adaletsizlik herkese yönelik adaletsizlik olarak tezahür ediyor. Bu yüzden kendisinin pozisyonu krize barışçıl siyasi bir çözüm bulunması açısından son derece kritik.”

Tecrit AİHS’in ihlali

Konu ile ilgili açıklama yapan ‘Peace in Kurdistan’ ise, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik mutlak tecridin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) aykırı olduğunu belirtti.

Bu ihlalin son bulması için HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in 7 Kasım’dan bu yana açlık grevinde olduğu vurgulanan açıklamada, 8 bin tutsağın yanı sıra Avrupa, Kanada, Güney Kürdistan’da da çok sayıda eylemcinin bu direnişte yerini aldığı ifade edildi.

Açıklama ayrıca eylemcilerin çoğunda ciddi sağlık sorunlarının belirmesine rağmen, Öcalan üzerindeki tecrit kalkana kadar tedavi olmayı reddettiklerini de ekledi.  Açıklamada Avrupa Konseyi’ne bağlı İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) üzerine düşen görevi yerine getirmesi istendi.

   

 HABER MERKEZİ