Mêrdîn’in Artuklu ilçesine göç etmek zorunda kalan Nisêbînli ailelerden biri de daha önce devlet tarafından iki kez göç etmek zorunda kalan Taylan Ailesi. İlk olarak 1993 yılının Haziran ayında Şirnex’in (Şırnak) Basa (Güçlükonak) ilçesine bağlı Dilopkê köyü yakılarak göçertildiler. Taylan Ailesi, kendilerine dayatılan göç dalgasının ilk durağı olan Konya’nın Kulu ilçesine bağlı Tavşanlı (Omerya) köyünde 12 yıl geçirerek, 2005 yılında Nisêbîn’e yerleşti. Bu kez AKP hükümetinin soykırım politikalarından nasibini alan Taylan Ailesi, 14 Mart’ta ilan edilen “Sokağa çıkma yasağı” ile birlikte evinden zorla çıkarıldı. Üçüncü göçe karşı Kürdistan topraklarını terk etmeyen Taylan Ailesi, Mêrdîn’in Artuklu ilçesinde yaşama tutundu.

55 yaşındaki Rabia Taylan, “Biz ne kimsenin toprağını işgal ettik ne de kimsenin malını istedik. Sadece kendimiz olarak yaşamak istedik” dedi.

Nisêbîn’de 5 Aralık 2015’te ilan edilen ve 4 gün süren sokağa çıkma yasağında özel harekatçıların attığı bomba atar mermisi ile yaralanan Taylan, buna karşın Nisêbîn’i terk etmeyerek direnişi sürdürdü. 

90’larda Türkiye’ye gittiklerini hatırlatan Taylan, “Ama bu sefer toprağımızı terk etmek istemedik. Türkiye metropollerinde ölsek dahi, bizi topraklarımıza getirip defnedecekler. O yüzden topraklarımızı terk etmiyoruz. Nisêbîn’de yasak kalkınca, evimiz sağlam ise evimizde kalırız. Evimiz olmasa bile çadırda kalırız, o da olmazsa çalı çırpıdan çardakta yaşarız ama toprağımızı terk etmeyiz. Tek isteğimiz Nisêbîn’e yeniden dönmek. Devlete ihtiyacımız yok” şeklinde konuştu. 


 MARDİN