Türk devletinin işgal saldırlarına karşı Başûrê Kurdistan’ın 9 merkezinde alanlara çıkan halk, hem işgalcileri hem de sessiz kalan hükümeti protesto etti.

İşgale Karşı Ulusal Cephe öncülüğünde Hewlêr, Silêmanî, Kerkûk, Kelar, Qeladiz, Derbendîxan, Çemçemal, Ranya ve Helepçe’de eylemler yapıldı.

Yüzlerce Kürdistanlının katıldığı eylemlerde, işgalci Türk devletinin Başûrê Kurdistan’ı terk etmesi istendi. Halkın yanı sıra din alimleri, siyasi parti ve örgüt temsilcileri de eylemlerdeki yerini aldı. Eylemlerde, 'Erdoğan şunu iyi bil Qendîl kırmızı çizgimizdir”, “Türk ordusu işgalcidir, Kürdistan’dan defol”, “Qendîl direniş kalesidir”, “Faşist ve Terörist Erdoğan” sloganları atıldı.

Eşzamanlı yapılan eylemlerde Ulusal Cephe’nin açıklaması okundu. Açıklamada şu hususlar belirtildi:

"Başûrê Kurdistan’daki gelişmelerden haberdarsınız. Siyasi ve toplumsal zeminde ülkemiz bölge devletlerinin işgaline uğruyor. Bu istenmeyen durum, Başûrê Kurdistan’da tehlikeli bir duruma gelmiş durumda. Özellikle Türkiye faşist rejimi siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel olarak Başûrê Kurdistan’a yönelik yeni bir işgal süreci başlatmış durumdadır.

Maalesef Türkiye’nin bu planları Başûrê Kurdistan’daki bazı güçlerin dolaylı ya da dolaysız desteğiyle yürütülüyor. Bu halkımıza karşı yapılan kirli bir plandır. Bize göre Türk ordusunun saldırılarının iki nedeni vardır;

- Birincisi halkımızın özgürlük mücadelesini ortadan kaldırmaktır.

- İkincisi, Başurê Kürdistan’ın tümünün işgal edilmesi, siyasi ve sivil yaşama el koyma, tüm enerji ve ekonomik kaynakları ele geçirmektir.

Derin stratejik hedefler

İşgalcilerin bu iki amacının derin ve stratejik hedefleri vardır. Bu da Kürdistan’ın siyasi coğrafyasını işgal ederek, halkımızı katliamdan geçirmektir. Yine özgürlükçü iradeyi ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Bu tehlikeyi görmemiz gerekir. Başûrê Kurdistan’daki ekonomik, siyasi problemler direk işgalci Türk devletinin saldırılarıyla bağlantılıdır. Dolayısıyla Türk devletinin işgal saldırılarını durdurmaktan başka bir yol yoktur.

Birliğe ihtiyacımız var

Bu temelde halkımız Türk devletinin işgal saldırılarına karşı ayağa kalkmalı ve Başûrê Kurdistan’ı bu krizden çıkarmalı. Dolayısıyla işgali ve krizi ortadan kaldırmak için birliğe ihtiyacımız var. Kürdistan Bölgesi Hükümeti ve Parlamentosu ile Irak hükümetinin işgale karşı takındıkları sessizlik, halkımız üzerindeki tehlikeyi büyütmektedir. Eğer bu sessizlikleri devam ederse işgale karşı farklı tavırlar sergileyeceğiz. Ulusal bir görev gereği ülkemizi korumak için harekete geçmeliyiz.

Tüm genç, kadın, Pêşmergeyên Dêrîn (Emektar peşmergeler), aydın, aktivist ve halkımıza onur ve ulusumuzu koruma çağrısında bulunuyoruz. Başûrê Kurdistan’ı Türk devletinin, askeri, ekonomik, siyasi, kültürel, düşünsel işgalinden koruyalım.” 

 

ROJNEWS/SÜLEYMANİYE

 
 

Türk devleti yetinmez!

   

Irak Parlamenteri Mihemed Osman, Türk devletinin Başûrê Kurdistan topraklarına göz koyduğuna dikkat çekerek, “Türk devleti yalnızca Qendîl’i değil Kerkük, Hewlêr ve Süleymaniye’yi de işgal etmeyi amaçlıyor” dedi.

RojNews’e konuşan YNK’li parlamenteri Mihemed Osman, "Türk devletinin işgal ettiği bölgeler Irak toprakları. Türk devleti, Irak topraklarına saldırıyor. Irak Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve parlamentosu Türk devletinin işgalciliğine engel olmalıdır” dedi. Mihemed Osman, konuşmasının devamında Irak hükümetinin Türk devletinin işgal saldırılarına karşı çıkması gerektiğinin altını çizdi ve şöyle dedi: “Kerkük’te Kürdistan Bölgesi’nin bayrağı dalgalandığında Irak kriz çıkardı. Bu krizin sonucu da 16 Ekim olayları oldu. Bu olaylar Irak’ın toprak bütünlüğünü koruma bahanesiyle gerçekleştirildi. Peki ama Irak, toprak bütünlüğünü neden şu an korumuyor? Ya toprak egemenliği ve toprak bütünlüğünden söz etmesinler ya da söz ediyorlarsa topraklarını savunmak konusunda sessiz kalmasınlar.”

Türk devletinin Qendîl’e dönük işgal tehditlerine işaret eden Osman, şunları söyledi: “Hiçbir Kürt partisi Qendîl’in işgal edilmesine karşı sessiz kalmamalıdır. Ciddi bir tavır sahibi olunmalıdır. PKK’nin bulunduğu bölgeler dağlık ve sağlam alanlar. Başta Qendîl olmak üzere, bu dağlar tarih boyunca düşman tarafından hiçbir zaman işgal edilemedi. Kürt düşmanları şimdi de Qendîl’e ulaşamayacaktır. Türkiye ayrıca Hewlêr, Kerkük ve Süleymaniye’ye de göz koymuş. Türk devleti bu bölgeleri gelecekte ‘Musul Valiliği’ ya da ‘Şarezûr Valiliği’ olarak almayı tasarlıyor. Ancak bu fikir, hayali ve boştur."

Mihemed Osman, konuşmasının sonunda işgalciliğe karşı Kürt birliğinin önemine dikkat çekerek, şunları söyledi: “Hala kardeş kavgası politikası peşinde koşuluyor. Kürt partileri arasında büyük bir rekabet var. Ancak, başarının tek temeli birlik ve beraberliktir. Vakit varken el ele verilmeli ve birlik olunmalıdır. Bütün partiler, ortak bir amaca sahip olmalıdır. Bu amaç da Kürdistan’ın kurtuluşudur.”

 
 

Qendîl heyeti Meclis’te

   

Qendîlli yurttaşlardan oluşan bir heyet, Türk devletinin saldırı ve işgal tehditleri dolayısıyla Federe Kürdistan Parlamentosu’na giderek, şgalci Türk askerlerinin topraklarından çıkarılması kararı alınmasını istedi.

Qendîl halkını temsil eden bir heyet, Meclis Başkanlığı ile görüştü. Sunulan dilekçede, Türk devletinin her gün köylerini bombaladığı, halkın yaşamını yitirdiği veya evlerinde ağır çaplı hasarın oluştuğu belirtiliyor. Türk devleti ve İran’ın bombardımanlarından kaynaklı bölgede şimdiye kadar 28 sivilin yaşamını yitirdiği; 21 Ağustos 2011 Kortek, 1 Mayıs 2015 Zergelê ve 22 Mart 2018 Balayan saldırılarının ise katliamların en açık göstergesi olduğu kaydediliyor.

Qendîl halkın bazı talepleri şöyle:

* Ulusal sorumluluk kapsamında bir toplantı gerçekleştirilerek işgalci Türk devletinin kınanması ve bu toplantıda Türk askerlerinin bölgeden çıkarılması kararının alınması. İşgalci Türk devletinin Kürdistan topraklarına dönük saldırılarına istenilen düzeyde ciddi bir tutumun alınması.

* Federe Kürdistan yönetiminin Türk devletiyle diplomatik ilişkiler kurması ve bölgeye dönük savaş uçaklarıyla yapılan bombardımanların durdurulması.

* Türk devletinin bombardımanlarında şehit düşen halkın dosyalarının düzeltilmesi, şehadet belgelerinde yaşamlarını nasıl yitirdiklerinin belirtilmesi ve şehit ailelerine maddi tazminat ödenmesi.

Qendîl halkını temsil eden heyetin parlamentodaki temaslarının sonlanması ardından, heyette yer alan Binarê Qendîl Belediye Eşbaşkanı Mihemed Hesen basın açıklaması düzenledi. Hesen, “Kürdistan Bölgesi Parlamentosu Sekreteri Bêgerd Talebanî, bu işin üzerinde duracaklarına dair bize söz verdi. Türkiye büyükelçiliği ve Türk hükümetine sesimizi ulaştıracağını belirtti” dedi.

 
 

Barzani Kürtlere hizmet etmiyor

   

KNK Yürütme Konseyi Üyesi Dr. Kamuran Berwarî, Nêçîrvan Barzanî’nin açıklamalarının ne KDP’ye ne de Kürt halkının çıkarlarına hizmet ettiğini söyledi.

Dr. Kamuran Berwarî, Barzani’nin açıklamalarının ne Kürt halkının çıkarlarına ne de KDP’ye hizmet ettiğini belirterek şunları söyledi: “PKK Kürt halkının özgürlüğü için mücadele eden meşru savunma gücüdür. Kürdistan’ın siyasi bir statüye kavuşması ve demokratikleşesi için faaliyet yürütüyor. Barzani’nin açıklamaları Türkiye’nin Başûr topraklarına girmesi için zemin oluşturuyor. Türk devletinin Başûr topraklarında bulunmasından en çok zarar gören ise KDP’dir. KDP’nin Türkiye cephesinde yer alması Kürt halkına hizmet etmediği gibi Kürtler arasındaki çelişkiyi daha da derinleştiriyor. PKK Başûr’da işgalci değildir. Kürdistan tek parçadır; Bakur, Başûr, Rojhilat ve Rojava’sı yoktur. Kürt halkının iradesi dışında gelişen sınırlar kabul edilemez”

Olağanüstü konferans hazırlığı

KNK’nin ulusal kongrenin yakın bir süreçte gerçekleşmesi için olağanüstü bir konferans hazırlığında olduğunu kaydeden Berwarî, Kürdistani tüm siyasi güçler ile sivil toplum kuruluşlarının KNK çatısı altında toplanmasını isteyerek, Kürt halkının birliği için atılacak adımlarda Federe Hükümet ve Barzani’yi de görmek istediklerini söyledi.