Basına yansıyan görüntü ve resimlerin anlattığı bu renkliliğin konferans salonunda daha derinlikli olduğunu düşünmek abartılı olmaz sanırım.
Evet Ortadoğulu kadınlar analık hukuku ile insanlığın gelişimine beşiklik etmiş bu coğrafyanın tanrıçalarını şad ettiler. Ortadoğu’nun kaderinin belirlendiği bu yıllarda kadınsız bir Ortadoğu’nun demokratik olamayacağını, barışı garantilemeyeceğini, her kesimin kendini ifade edemeyeceğini, savaşların son bulamayacağını dillendirdiler.
Ortadoğu Kadın Konferansı gerek tartışma gündemleri ile gerekse de ortaya çıkan kararları ile Ortadoğulu kadınlar için yeni ve önemli bir başlangıçtır…
Yeni bir başlangıçtır.
Çünkü;
Ortadoğu coğrafyası; yıllardır kendisini dış müdahalelere açık tutmuş, ihtiyaçlarını, sorunlarını ve çözümlerini sürekli dışardan beklemiştir. Kaderinin dışardan belirlendiği bu coğrafyada kadınların ulusal, toplumsal, mezhepsel vb renkleriyle bir araya gelerek kendi geleceklerini belirleme çabası Ortadoğu’nun siyasi gerçeğinde tarife dışıdır. Ancak bu renkli bileşim Ortadoğu’nun zengin kültürel ve toplumsal gerçeğine denk düşmekte ve belki de ilk kez Ortadoğulu kadınlar sorunlarının çözümünü dışardan değil Ortadoğu gerçeği içerisinde aramaktadır...
Savaşın hakim sürdüğü bu coğrayada yıllardır rejimlerin, iktidarların belirlediği sınırlara mahkum edilen Ortadoğulu kadınlar, artık bu sınırların en çok kendilerini etkilediğini yüksek sesle ifade ettiler. Sadece ifade etmekle kalmayıp sınırları kaldırma girişimi başlatılar.
Farklı ülkelerde aynı sorunları yaşayan Ortadoğulu kadınlar yaşadıkları sorunların benzerliklerini keşfederek, ortak mücadele kararını geliştirdiler.
Ortadoğulu kadınlar, yıllardır oryantalizmin etkisinde kalmış düşünce ve yaklaşımları ilk kez bu denli açık bir biçimde red ettiler... Ortadoğu’nun tarihi, kültürel zenginliklerini küçümseyen, değersiz kılan yaklaşımları eleştirerek Ortadoğu’nun bu zenginliklerine sahip çıktılar.
Ortadoğu’nun kimliği haline gelen kadına yönelik şiddetle ortak mücadele kararı ile yeni bir başlangıç yaptılar.Yine konferansın en önemli karalarından bir de 9 Ocak’ın ‘siyasi cinayetlere karşı ortak eylem günü’ olarak kabul edilmesidir.
9 Ocak; üç devrimci Kürt kadınının Paris’te katledildiği tarih. Kürt kadınlarının kara gün olarak ilan ettiği, mücadelelerini bilediği bir gün. Kürt kadın hareketinin yarattığı değerlerin dünya kadınlarınca sahiplenildiği bir gün. Kısacası 9 Ocak dünya kadınlarının danayışma günü aslında. İşte bu dayanışma 1. Ortadoğu Kadın Konferansı’nda somutluk kazandı. Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’e atfedilen bir konferanstan böylesi bir kararın çıkması da oldukça anlamlıdır.
Bu karar hem Kürt kadınları açısından, hem de yıllardır özgürlük mücadelelerinden dolayı her türlü işkence ve katliamın reva görüldüğü Ortadoğulu kadınlar açısından çok önemlidir.
Kürt kadın hareketinin öncülüğünde geliştirilen 1. Ortadoğu Kadın Konferansı son derece hayati kararlara ulaşarak sonuçlandı. Bu konfrerans oryantalizmin yarattığı Ortadoğulu kadın imajını yıkması açısından da son derece önemlidir. Konferansın esas başarısı ise alınan kararların uygulaması ile ortaya çıkacaktır. Bu kararların uygulanması Ortadoğu’da sessizliğe mahkum edilmiş kadınların ortaklaşması anlamına gelecektir.
Sonuç itibariyle konferans gerçek bir ‘Ortadoğu kadın baharı’nın kapısını neden aralamasın?
9 Ocak siyasi cinayetlere karşı ortak eylem günü
Amed'de gerçekleşen ve 26 ülkeden 250 delegasyonun katıldığı konferansta önemli değerlendirmeler ve görüntüler basına yansıdı. Bileşim tam da Ortadoğulu'ydu. Rengarenk ulusal kıyafetler içerisinde, birbirine en düşman gözüken halkların kadınları yaşamın kaynağına yani Ortadoğu’da kaybolan kadını gün yüzüne çıkarmaya çalıştılar. Tanıştılar, tartıştılar, paylaştılar ve kararlaştılar. Yaşadıkları acılarda ortaklaştılar. Ayrı mekanların benzer sorunları ve ortak çözümlerinde gönül birlikteliği oluşturdular. Dillerinin, dinlerinin, kültürlerinin farklılığı, ya da yıllardır eril zihniyet tarafından birbirine düşman kesilmiş halklardan olmaları engellemedi birlikteliklerini. Kelimenin tam anlamıyla Ortadoğu’nun kadim atmosferi hakim olmuştu konferansa.