- Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti eski CHP’nin yüklerinden ve yanlışlarından kurtulursa tüm demokrasi güçleriyle birleşebilir.
SUAT BOZKUŞ
Kim ne derse desin, Sayın Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”yla Türkiye’de yeni bir dönem açılmıştır. Eski dönem tümden kapanmış, bütün izleri silinmiş, yeni dönemin sağlam temelleri atılmış değildir. Ancak kat edilen mesafe de yok sayılamaz. Bu mesafeyi yok saymak ve suyun akışını tersine çevirmek de olanaksızdır.
Bu süreç içinde eski Türkiye’nin kalıpları kırılmış, yeni bir Türkiye oluşmaya başlamıştır. Devletin temel politikaları tartışılırken, dönüşürken siyasi partilerin ve diğer kurumların aynen kalması olanaksızdır.
AKP’den bir kaç parti çıkmıştır. Geride kalanları iktidar nimetleriyle birlikte ayakta tutulmaktadır. MHP kökenli 2-3 parti de varlığını sürdürmektedir. CHP gibi devletin kurucusu ve sahibi olmakla övünen bir partinin aynen kalması düşünülemez. Uzun krizlerden sonra CHP de karpuz gibi ikiye bölünmüştür. CHP’nin bölünmesi mahkeme eliyle ve kararıyla olmuştur.
Eski CHP uzun yıllar tek parti CHP’si gibi ayakta kalmaya çalışmıştır. Baykal’ın ve Kılıçdaroğlu’nun CHP’si sanki tek parti devri devam ediyormuş gibi siyaset yaparak toplumsal gelişmenin dışına ve gerisine düşmüşlerdir.
Özgür Özel’in CHP’si ise prestij kazanıp son seçimlerde birinci parti olunca Erdoğan’ın hışmına uğramıştır. Her ne kadar AKP çevreleri masumiyet numaraları yapsa da herhalde yargı kararlarının Erdoğandan bağımsız olduğunu düşünen Allah’ın tek bir kulu yoktur. En sonunda Kılıçdaroğlu’nun figüran ajanslarla işbirliği yaparak ücretli taraftar devşirmeye girişmesi durumun vahametini göstermektedir. Gerçi bu kadar film hiç figüransız çekilmez, çekilemez ama partili kimliğine bürünmüş bu kadar figüran varsa başrolü oynayan kimdir? Hâlâ meçhuldür ve meraka muciptir.
Memlekette bu kadar değişim gündemdeyken bu değişime ayak uyduramayanların ayakta kalması zordur. İşte CHP’nin bölünmesinin gerçek nedeni de budur. Devletin kurucusu ve sahibi olmakla övünen bir partinin aynen kalması düşünülemez. Ya gidişata ayak uyuduracak ya da tasfiye olup gidecektir.
Olası bir seçime bölünmüş olarak giden CHP’nin işi çok zordur. Butlan CHP’si yüzde 1-2 oy alsa bile muhalefetin kazanmasını engelleyecek ve Erdoğan’ın zaferini garantileyecektir. Bu durumda Yeni Parti’nin tahmin edilen oyu alması yetmeyecektir.
Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti eski CHP’nin yüklerinden ve yanlışlarından kurtulursa tüm demokrasi güçleriyle birleşip yeni bir çığır açabilir.
“Aman haa, HDP’lilerle birlikte görünmeyelim” ya da “Anayasaya aykırı ama evet” diyerek HDP Eşbaşkanlarını ve vekillerini zindana gönderen Kılıçdaroğlu’nun son rolü de Erdoğan’a son defa kazandırmak olacaktır. Butlancı Kılıçdaroğlu’nun CHP’si ise son rolünü oynadıktan sonra dağılıp gidecektir.
Çerçeve yasanın çerçevesi çizilirken DEM Parti dışındaki muhalefetin sesi iyice kısılmıştır. Bu sürecin başarısı için sol ve demokrat muhalefetin birleşmesi ve ağırlığını koyması gerekiyor.
Sorunu hâlâ “Terörsüz Türkiye” olarak formüle eden ve her türlü muhalefeti tasfiye etmekten başka amacı olmayan AKP-MHP ittifakına karşı demokrasi ve özgürlük güçlerinin mücadelesi, çerçeveyi belirleyecek ve son şeklini verecektir.