• YENİ Parti, uzun ve zorlu mücadeleye hazırlıklı olmalı; Kürt meselesinin çözümünde açık ve net tutum almalı; inançlara eşit mesafeli, laik ve demokratik devlet anlayışını savunmalı.

MİHRAC URAL

Zor da olsa YENİ Parti’yi kurdular. Çetin mücadeleler içinde uzanan bu yolda, halka daha yakın olacakları açıktır. Bu konuda daha önce birçok makale yazdım. CHP’nin Kemal Kılıçdaroğlu’na terk edilmemesi gerektiğini, direnmenin zorunlu olduğunu savundum. Aynı yazılarda, zorunlu kalınması hâlinde yeni bir parti kurulmasının kaçınılmaz olacağını da ifade ettim.

Bugün gelinen nokta, “Erdoğan Rejimi ve CHP” başlıklı 5 Haziran 2026 tarihli makalemdeki şu değerlendirmeyi doğrulamıştır: “Bu bütünleştirici ortak amaç belli bir yere kadar mantıklı olabilir. Bunun zaman sürecini CHP içinde yürüten gerçek demokratlar belirleyecektir. Bu olmazsa yeni bir oluşum gündeme gelir ve orada her şey, çözülmüş olarak çizilecek yeni yolda çözüme kavuşur.”

YENİ Parti'nin önündeki büyük sınav

YENİ Parti’nin önündeki en önemli sorun, Erdoğan iktidarıyla mücadeledir. Erdoğan, iktidara geldiği günden bu yana siyasal rakiplerini çeşitli yöntemlerle etkisiz hâle getirdi, muhalefeti parçalayarak uzun yıllar iktidarda kalmayı başardı. Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde gerekli önlemleri alarak Erdoğan’ı ilk kez ağır bir yenilgiye uğrattı. Seçimlerin yenilenmesine rağmen ikinci kez çok büyük farkla kazanması, iktidar açısından ciddi bir darbeydi. Ardından yargı sopası devreye sokuldu, İmamoğlu zindana atılarak siyaset dışına itilmek isteniyor. Benzer yöntemler, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de uygulandı.

Ekonomide ise tablo ağırdır. Enflasyon düşürülemiyor, Mehmet Şimşek’in uyguladığı program sonuç vermiyor. Dövizi baskılamak için başvurulan yöntemler ülke ekonomisini daha da çıkmaza sürüklüyor. Erdoğan, umutlarını Trump’ın sağlayacağı milyarlarca dolarlık swap desteğine bağlıyor, ancak bunun gerçekleşmesi son derece kuşkuludur. NATO Ankara Zirvesi’nde verilen sözlerin kısa sürede unutulması, bunun en açık örneklerindendir.

CHP’nin parçalanmasında da yargı mekanizması kullanıldı, 'mutlak butlan' kararıyla Saray'ın adamı Kemal Kılıçdaroğlu yeniden genel başkanlığa oturttuldu. Bunun sonucunda CHP bölündü, milletvekilleri dağıldı. Erdoğan’ın yeni siyasal oyunlar peşinde olduğu açıktır. Bu nedenle YENİ Parti uzun ve zorlu bir mücadeleye hazırlıklı olmalıdır.

Krizlerden çıkış

Türkiye ağır bir sosyal ve siyasal kriz yaşıyor. Tek kişilik yönetim egemen hâle geldi, adalet mekanizması bütünüyle iktidarın denetimine girdi. Gazeteciler, bilim insanları, siyasetçiler, memurlar, köylüler ve binlerce yurttaş baskılarla karşı karşıya. Siyaset, demokratik rekabet alanı olmaktan çıkarılıp iktidarın hükümranlık aracına dönüştürüldü.

YENİ Parti, bu tablo karşısında açık ve uygulanabilir bir program ortaya koymalıdır. Başkanlık sistemi tasfiye edilmeli, bu süreçte alınan antidemokratik kararlar kaldırılmalı ve yeniden parlamenter sisteme geçilmelidir. İşçilerin, köylülerin ve emekçi kesimlerin siyasette etkin biçimde yer almasının koşulları oluşturulmalı, demokratik örgütlenme güçlendirilmelidir.

Kürt sorunu

Türkiye’nin en önemli sorunlarının başında Kürt sorunu geliyor. Başkan Öcalan, yapılması mümkün olan adımları attı; PKK’nin feshi, silahların bırakılması ve gerillanın ülke dışına çekilmesi yönünde kararlar alındı. Bundan sonrası devletin atacağı adımlara bağlıdır. YENİ Parti, bu konuda açık ve net bir tutum ortaya koymalıdır.

Kürtlerin ana dillerini kullanmaları nedeniyle baskıya uğraması kabul edilemez. Çözüm için hazırlanan 'çerçeve yasa' kamuoyundan gizlenmemeli, açık biçimde tartışılmalıdır. Kürt sorununun demokratik çözümü artık ertelenemez. Kürt halkının özgür iradesi temelinde konfederasyon seçeneği dâhil bütün demokratik çözüm yolları tartışılmalıdır.

Hatay sorunu

Hatay sorunu da kapanmış değildir. Hatay Devleti’nin 2 Eylül 1938 ile 29 Haziran 1939 tarihleri arasında bağımsız bir devlet olarak var olduğu tarihsel bir gerçektir. Daha sonra halkın özgür iradesine başvurulmaksızın Türkiye’ye ilhak edildi. Hatay halkının demokratik bir ortamda kendi kaderini tayin etmesi gerektiği görüşü, açık biçimde savunulmalıdır. Hatay, özgürce kendi kaderini tayin etmelidir. Bir referandum yapılmalı, halkın konfederasyona yatkın eğilimleri tespit edilerek sonuca bağlanmalıdır. YENİ Parti, cesurca tavır almalıdır.

İnanç konusu

Türkiye’de inançlar alanında çok önemli sorunlar bulunuyor.  Devlet, inançları yönetmeye ve denetim altında tutmaya yönelik yanlış politikalar izliyor. Başta Aleviler olmak üzere Sünniler, Hristiyanlar ve diğer bütün inanç toplulukları farklı biçimlerde çeşitli hak ihlalleriyle karşı karşıyadır.

Alevilerin inançlarını özgürce yaşayabilecekleri, ibadetlerini kendi inanç geleneklerine uygun biçimde yerine getirebilecekleri koşullar, hâlâ sağlanmış değildir. Aleviler, devletten ayrıcalık değil, yalnızca inançlarının tanınmasını ve ibadetlerini özgürce yerine getirebilmeyi talep ediyor.

Ana dil meselesi

Anadil sorunu çözülmelidir. Ana dille her topluluk eşit olmalıdır. Ana dille öğrenim hakkının tanınması gereklidir. Ana diller, devlet nezdinde açık ve net eşitlenmelidir. Kürtçe ve Arapça, Türkçe gibi eşit sayılmalı, eğitim amaçlı girişimler devlet tarafından eşit miktarda desteklenmelidir.

YENİ Parti, tüm inançlara eşit mesafede duran laik ve demokratik bir devlet anlayışını savunmalıdır. Bütün inançların eşit biçimde tanınması, ibadet ve örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alınması, hiçbir inanç veya inançsızlık nedeniyle ayrımcılık yapılmaması için mücadele eder.

Dış politika

Türkiye’nin sınırdaş olduğu bütün ülkeler ile yaşadığı sorunlar da barışçı yöntemlerle çözülmelidir;

* Yunanistan’la adalar, Kıbrıs ve diğer bölgesel sorunlarda halkların çıkarını esas alan politikalar geliştirilmelidir. Milliyetçi ve çözümsüzlüğü besleyen yaklaşımlar terk edilmelidir.

* Suriye’den bütün askeri güçlerin çekilmesi, Suriye halkının kendi ülkesinde egemen olması sağlanmalıdır. HTŞ ile ilişkiler kesilmeli, yabancı silahlı örgütlerle bağlar sona erdirilmelidir.

* Aynı şekilde Irak’taki askerİ varlık da sonlandırılmalı, işgalci ve emperyal amaçlı politikalardan vazgeçilmelidir.

Komşularla barış, karşılıklı saygı ve halkların kardeşliği esas alınmalıdır. Erdoğan, NATO toplantısıyla birlikte bölgemizde süren savaşa katılacağını belirledi. YENİ parti "bu savaşta işimiz yoktur" diyebilmeli, bunu açıkça da seslendirmelidir.

Parti içine dikkat!

YENİ Parti, sosyal demokrat bir güç olarak Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu siyasal oluşumlardan biridir. Parti içinde eski alışkanlıklarını sürdürmek isteyen fırsatçı anlayışlara karşı dikkatli olunmalıdır.

YENİ Parti’nin kuruluşunu olumlu karşılıyor, kurucularına başarılar diliyoruz.