95 yıllık acı: Eleqemşê Katliamı

Toplum/Yaşam Haberleri —

11 Kasım 2021 Perşembe - 17:10

Cegerxwîn

Cegerxwîn

  • Eleqemşê Katliamı'nın üzerinden 95 yıl geçti. Kürt şair Cegerxwin, dönemin tanıklarının anlatımlarıyla kaleme aldığı şiirler, katliamın boyutunu gözler önüne seriyor.

KADRİ ESEN-ZEYNEP DURGUT
MA/ŞIRNAK 

Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Eleqemşê köyünde Şeyh Said isyanı sonrasında 18 Nisan 1926’da yaşanan katliam üzerinden 95 yıl geçti. İzleri hala duran katliama dair de çok az şey biliniyor. Türkiye’de cumhuriyet tarihi buyunca yaşanan sayısız katliamdan biri olan Eleqemşê Katliamı, ancak tanıkların anlatımıyla günümüze kadar ulaşabildi. Katliama dair en önemli aktarımlar ise Kürt şair Cegerxwin’in tanıklardan dinlediği hikayelerden sonra yazdığı şiirlerde yer alıyor. Aralarında çocuk, kadın ve yaşlıların da olduğu bin 224 kişinin olduğu Eleqemşê Katliamı'nda yaşamını yitirenlerin köyde toplu mezarlara gömüldüğü belirtiliyor. Köyde o mezarlara dair kalıntılar aradan geçen zamana rağmen duruyor. 
 
Cegerxwîn’e anlatır
Katliamdan sağ kurtulanlardan biri Pîra Torê, yaşananları bire bir şair Cegerxwîn’e anlatır. Cegerxwin ise günümüze aktarmak için Pîra Torê'den dinlediği katliamın hikayesinden yola çıkarak "Eleqemşê" ve "Pîra Torê" şiirlerini kaleme aldı.
 
Cegerxwîn’in katliam tanıklarından dinlediği ve şiirinde yer verdiği bilgiler şöyle: “Şêx Said isyanından sonra 1926'da Nusaybin'deki jandarma komutanı müttefiklerini, Haco Ağa'ya göndererek topraklarını terk etmesini ve Anadolu'ya dönmesini ister. Haco Ağa, komutanın bu talebini kabul etmez. O sırada devlet yetkilileri, Haco Ağa'yı affettiklerine dair istihbarat göndererek, topraklarına geri dönmesini ister. Bununla birlikte Haco çok sayıda insanla sınırı geçerek binxetten (Rojava) serxete (Bakur) evlerine döner. Bu dönüş talebi Haco Ağa'ya kurulan tehlikeli bir tuzaktır. O sırada Ali Paşa komutasındaki askerler,  kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu yurttaşları Eleqemşê köyünün meydanında toplar ve ellerini iple bağladıktan sonra öldürüp bedenlerini ateşe verir. Kadınlar ayrı bir toplu mezara, erkekler ise ayrı bir toplu mezarlığa gömülür. Bu katliamda bin 224 kişi katledildi.”
 
Sarıyıldız önerge verdi 
Eleqemşê’de yaşanan katliama ilişkin HDP eski milletvekili Faysal Sarıyıldız, Nisan 2015'te Meclis’e soru önergesi vererek "Eleqemşê"  katliamın aydınlatılması için araştırma komisyonun kurulmasını istedi. Sarıyıldız, Meclis’e verdiği soru önergesine herhangi bir cevap verilmediğini söyledi. 
 
Mezarların altına saklanıp kurtuldu 
Köyde katliamda katledilen kadın ve erkeklerin toplu mezarlığı halen duruyor. Mezarlıkta görüntü almamız köy muhtarı İhsan Ay tarafından engellendi. Köy sakinleri de muhtar izni olmadan kimsenin mezarlığa dahi gitmediğini aktardı. Katliama dair neredeyse herkes bilgi sahibi olmasına rağmen korktukları için konuşmaktan çekiniyor.  
Katliamda 24 kişinin hayatını kaybettiği Xerabê Sosin köyünde yaşayan Şemseddin Keskin, babasının amcasının eşi Hezmê'nin cenazelerin altına saklanarak katliamdan sağ kurtulduğunu söyledi. Keskin, Hezmê’nın katliama dair tanıklıkları kendilerine hep anlatıldığını dile getirdi. 
 
Köyümüzden 24 kişi öldürüldü
Hezmê’nin katliamda yaşamını yitirenlerin sadece Eleqemşê köyünden olmadığını kendilerine aktardığını anlatan Keskin, "Şeyh Said İsyanı sırasında Torê, Midyat ve yukarı köylerden insanlar Suriye’de saklandı. Suriye’ye gidenlerin çoğu kendilerine bir şey yapılmayacağına inanarak bir süre sonra Eleqemşê köyüne döndü. Köyümüzden de 24 kişi katledildi. O katliamda babamın eşi ve kızı öldürüldü” dedi.  
 
Katliamla ilgili olarak bugüne kadar herhangi bir araştırma ve davanın açılmadığını belirten Keskin şunları kaydetti: “Bu insanların ne suçu vardı? Devletin bunu tespit etmesi gerekir. Haco Ağa devlete isyan etti. Ama bunların hepsi Haco'nun askerleri miydi? Hepsi kadın, çocuk ve yaşlıydı. Bizim köyümüzden 24 kişi öldürüldü. Eleqemşê katliamı ve köyümüzün ateşe verilmesi aynı günde oldu.” 
 
Pîra Torê
Cegerxwîn'in Eleqemşê katliamı için kaleme aldığı “Pîra Torê” şiiri şöyle:
 
“Hilkişîme çûme jorê her du rex min bend û rez,
Min dî pîrek tê ji Torê ker di ber de tê bi lez.
 
Hate nêzîk roj bi xêrek da û wek min dil bi xem,
Pîre bî bû por-sipî bû taqî-reş bû rû gewez.
 
Min ji pîrê xweş dipirsî ey metê tu ji kû ve tê;
Go ji Sêrtê diçme Bêrtê, xûniya romê me ez.
 
Xan û eywan kirne wêran, mêr û jin şerjê kirin,
Min go pîrê qey tu kurdî? çûye tilyên xwe bi gez.
 
Belkî benda rez bi guh bit dengê xwe pir hilmeke;
Pir ditirsim ez ji derbê singûyê roma teres…”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.