İsviçre'nin Basel kentinde önceki gün düzenlenen 'asimilasyon ve savaş' adlı panele katılan BDP temsilcisi Mustafa Sarıkaya, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Turgut Öker ve CHP Tokat milletveki Orhan Düzgün, savaş ve asimilasyona ilişkin görüşlerini paylaştı.
İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu'nun düzenlediği panelin konuşmacılarından Alper Taş, son 13 AKP iktidarının sivil bir faşizim inşa ettiğini belirterek "Gezi direnişiyle buna 'dur' denildi. Gezi aynı zamanda toplumsal bir barışın ve kardeşliğinde nasıl gerçekleşeceğini de bizlere gösterdi" dedi. Türkiyeli ve Kürdistanlı halkların birlikte mücadele azminin Gezi direnişiyle bir kez daha ortaya çıktığını belirten Taş, 'asimilasyona hayır' diyen ve bunun için önemli bir mücadele veren Kürtler ve Kürt macadelesinin önemli bir ivme kazandığını belirterek "AKP artık asimilasyonla Kürtlerin yok olmayacağını gördü. Şimdi asimilasyonun değişik bir versiyonuyla Alevileri asimile etmek istiyor. Aleviler birlikte mücadeleyi esas alarak buna 'dur' diyebilir" dedi. AKP'nin geçtiğimiz günlerde Amed'de PDK Genel Başkanı ile yaptığı buluşmaya da değinen Taş, bu buluşmanın özünde PKK, BDP ve Rojava Devrimi'nin tasfiyesi üzerinde gerçekleştirildiğini savunarak "bu nedenle bir kez daha BDP, PKK ve Rojava halkıyla birlikte olmalıyız ve buna izin vermemeliyiz" diye konuştu.

Öker: Birlikteliğin önünde engel yok

Panelin ikinci konuşmacısı AABF Genel Başkanı Turgut Öker ise Kürtler, Aleviler, demokratlar, solcular ve tüm ezilenler olarak 50 yıldır aynı şeyleri söylediğini belirterek, şunları söyledi: "Birlikte mücadelenin önünde hiç bir engel yoktur. Herkes kendi rengiyle ortak paydalarda mücadele edebilir. 'AKP niye böyle pervarsızlıklar yapıyor' diye yakınmaya gerek yok. AKP'yi ve politikalarını eleştirdiğimiz kadar kendimizi eleşterseydik belki de bugün AKP'yi konuşmayacaktık."
Öker, Kürt haraketinin Alevilere bakış açısında bir kuşkularının olmadığının altını çizerek, "Rojava'da Kürt gerillasının mücadelesi olmasaydı bugün o kafa kesen caniler Hatay'dan Türkiye'ye dağılırlardı. Rojava'da aynı zamanda halkların kardeşliği inşa ediliyor. Bu nedenle biz Aleviler için Rojava kutsaldır ve onurumuzdur" dedi. "Kürt Aleviler yalnız değil aynı zamanda tüm Alevi canlarımızla Kürt halkının yanında olmalıyız, Kürt halkı da Alevilerin genel sorunuları olmak üzere Alevi mücadelesinin yanında olmalıdır. Birlikte mücadeleyi yüksetmeliyiz ve ön yargılarımızı kırmalıyız" diyen Öker, daha sonra şunları ekledi: "Kürtler, Aleviler ve Türkiye'de yaşayan değişik azınlıktaki halklar ve inançlar 80 yıl boyunca asimilasyona uğradılar. CHP 80 yıldır Alevilerin çoğunlukta olduğu bir partidir ama hiç bir şey yapmadı. CHP, ya gerçek anlamda sosyal demokratlaşır ya da silinmeye mahkum olur. Sürecin böyle geliştiğini de belirtmeliyim."

Halkların gücünü gösterdi

Panelin üçüncü konuşmacısı BDP temsilcisi Mustafa Sarıkaya ise tüm iktidar yapılarına karşı çıktıklarını belirterek, "İktidar hırsı doğal olarak iktidarını yaşatmak için kendi dışındakileri ezer. Biz yepyeni bir modelle iktidar olmadan tüm renklerimizle bir arada yaşayacağımızı belirtiyoruz. Bunun en önemli örneği ise Rojava'dır" dedi. CHP'nin Kürt ve Alevi politikasını da eleştiren Sarıkaya "CHP, Alevilere ve Kürtlere bir şey vermediği gibi çok şey aldı. Kürt inkarı ve Alevi asimilasyonu 80 yıldır 'Cumhuriyetin sahibiyiz' diyen CHP'nin gözleri önünde yaşandı. Bugün bile bu konularda kendisini netleştiremeyen bir CHP, mevcut politikalara devam etmesi halinde marjinalleşecektir. CHP artık bir yol ayrımındadır. Sürekli bir rapor etrafında dönmesi günümüz realitesiyle ters düşüyor" diye konuştu. Sarıkaya, sözlerini şöyle tamamladı: "Kürtler CHP'de koparak özgürleşti. Aleviler de ne kadar CHP ve onun politikalarında koparsa o kadar özgürleşecektir."

'Partim adına burda değilim'
CHP Tokat Milletvekili Orhan Düzgün ise partisi adına panelde bulunmadığını hatırlatarak, "Evet CHP'nin eleştirilecek bir çok politikası vardır. Ama CHP hala Alevilerin önemli oranda birleştiği bir partidir. Bu enerjiyi daha doğru politikalarla ortaya çıkarabiliriz fakat şu an Türkiye'de tüm muhalifleri ezmeye çalışan bir AKP var. Biz buna karşı ne yapabilirizi tartışmalıyız" diyerek diğer panelistlerin Kürt sorunu ve Aleviler hakkında CHP'ye getirdikleri eleştirileri kişisel olarak kabul ettiğini belirtti.
Yaklaşık dört saat süren panel soru-cevap bölümüyle devam etti. "Kürt Özgürlük Mücadelesi'nin İslamla olan ilişkisi hangi düzeydedir?" sorusuna Sarıkaya, iktidarcı ve devletci İslama karşı olduklarına dikkat çekerek, "Bizim sistemimizde hiç bir inanç veya din devlete veya iktidara yakın olmamalı, onun yedeği konumuna düşmemelidir. Ne devletin camisi ne de devletin cemevisi. Sivil cumalar ve Diyarbakır'daki cemevi bunun en somut örneğidir" cevabını verdi.

Ali ONGAN/BASEL