
Avrupa Birliği üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanları, her seçim öncesi göçmenleri seçim malzemesi yaparak aşırı sağcıların hedefi haline getiriyor. Irkçıların oylarını alabilmek için göçmen yasasını sertleştiren ve her demeçlerinde göçmenleri suçlayan liderler, şimdi aşırı sağa karşı tedbir alacak. Ancak yapılan önerilerin başında özgürlüklerin kısıtlanması içeriyor. Norveç saldırısının hemen ardından Almanya’da telefon ve internet üzeri yapılan görüşmelerin depolanması önerileri getirilmişti. Ancak birlik, ‘aşırı sağa karşı alınacak önlemler’ konusunda birlikte hareket etmek için fikir alış verişinde bulunacak.
Avrupa Birliği Komisyonu’nun İçişlerinden Sorumlu Komiseri Cecilia Malmström, Avrupa’da aşırı eğilimlerin yarattığı tehlikeler ve yabancı düşmanlığı gibi konuları değerlendirmek üzere AB içişleri bakanlarının eylül ayında bir araya geleceğini açıkladı.
‘Dik duran’ lider aranıyor!
Daha önce birçok kez Avrupalı liderleri aşırı sağa ve ırkçılığa karşı uyaran İsveçli Malmström, Avrupa’da çoğulculuğu savunan çok az ‘dik duran’ liderin olduğunu söyledi. Malmström, Norveç’te yaşananların radikalleşmeye karşı mücadelenin ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini söyledi.
Eylül ayının ortasında yapılması planlanan toplantı öncesi Avrupa Polis Teşkilatı Europol’ün de Avrupa’da aşırı sağcı hareketlerin güncel bir haritasını oluşturacağı açıklandı. Europol’ün özellikle Kuzey Avrupa ülkelerindeki aşırı sağcı örgütlenmeleri incelemesi bekleniyor.
Her ne kadar Avrupa Birliği aşırı sağa karşı ortak bir politika belirlemek istese de, Almanya’daki muhalefet ırkçılığın önüne geçilmesi için atılacak ilk adımın ırkçı grupların daha sıkı kontrol altında tutulması ve ırkçı NPD’nin kapatılması olarak görüyor.
Almanya’da tartışmalar alevlendi
Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel Sekreteri Andrea Nahles ‘Rhein-Zeitung’a verdiği demeçte daha fazla polisin görevlendirilmesini ve eyalet içişleri bakanlıklarının ırkçı NPD’nin yasaklanması için gerekli şartları hazırlamasını talep etti. Nahles bunun belki saldırıları doğrudan engellemeyeceğini, ancak ırkçı kesimlerin mali kaynaklarını kurutabileceğini söyledi.
Yeşiller eş başkanı Claudia Roth da, ‘Frankfurter Rundschau’ gazetesine verdiği demeçte hükümetin ırkçı gruplara karşı mücadelesinde daha fazla çaba harcaması gerektiğini söyleyerek, Norveç saldırısıyla fişleme konusunun yeniden gündeme getirilmesini eleştirdi. Roth, Hristiyan Sosyal Demokrat Parti CSU’lu politikacıları Norveç faciasını suistimal etmekle suçladı.
Bu arada Pazar günü ‘Bild’ gazetesine verdiği demeçte Almanya’nın hali hazırda ırkçı bir saldırı tehdidi altında olmadığını söyleyen Hıristiyan Sosyal Birlik Partili (CSU) Federal İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich ‘Rheinische Post’ gazetesine verdiği demeçte ise tam tersini söyledi. Friedrich, neonazi gruplarda şiddet eyiliminin giderek artmakta olduğunu belirterek, Norveç’tekine benzer bir saldırının Almanya’da da olabileceğini, buna karşı dikkatli olmak gerektiğini söyledi.
BRÜKSEL/BERLİN
Breivik’in bağlantıları yok!
BBC’ye konuşan Norveç iç istihbarat servisi başkanı Janne Kristiansen, Breivik’in Norveç ya da başka bir ülkedeki aşırı sağ gruplarla ilişkili olduğununa dair bir kanıt olmadığını söyledi.
İstihbarat şefi Janne Kristiansen, “Daha büyük bir hareketin parçası olduğuna, başka hücrelerle ilişkisi olduğuna ya da başka hücrelerin söz konusu olduğuna ilişkin bir işaret yok” dedi. Kristiansen ayrıca faşist Breivik’in avukatlarının savunduğu gibi akli dengesi bozuk olduğuna inanmadığını belirtti. İstihbarat teşkilatının başkanı Janne Kristiansen’e göre 32 yaşındaki zanlı, kötülük dolu ve hesapçı biri ve ilgi odağı olmaktan hoşlanıyor.
İstihbarat şefinin açıklamalarına karşın birçok medyada Breivik’in kimlerle bağlantı kurmaya çalıştığına dair haberler yer alıyor.
Wilders ilham vermiş!
Bir iddiaya göre Breivik’in Hollandalı ırkçı ve göçmen karşıtı Gert Wilders’ten ilham aldı. Daha önce İngiltere’de bulunduğu tespit edilen Breivik’in, Londra’da bir seminere katılan Wilders’i dinlemek için özel olarak İngiltere’ye gittiği öne sürülüyor. Breivik, İngiltere’deyken göçmen ve müslüman karşıtı ırkçı grup olan İngiliz Savunma Ligi’nin liderleriyle biraraya gelmiş. Ancak Wilders, Breivik’in katliamını kınayanların başında gelmişti.
Bir başka iddia ise Breivik, Lahey’de soykırım suçundan yargılanan Sırpların eski siyasi lideri Radovan Karaciç’i ‘kahraman’ olarak görüyor. İngiliz The Economist gazetesi Breivek, internetteki 1500 sayfalık günlüğünde, “kahraman” olarak nitelendirdiği Radovan Karaciç’in, Bosna savaşı sırasında “Müslümanlara geri çekilmeleri için fırsat verdiğini” ileri sürdü.
Irkçılara e-posta göndermiş
Bir başka iddiaya göre ise Breivik, Almanya’daki ırkçı gruplara birçok kez e-posta gönderdi. Nordrhein Westfalya Eyaleti Kriminal Dairesi LKA başkanı Wolfgang Gatzke, Alman haber ajansı ‘Deutsche Presse Agentur’a verdiği demeçte, gönderilen maillerin incelendiğini, şimdiye kadar saldırganın Almanya ile bağlantısı olmadığının sanıldığını söyledi.
Irkçılara karşı mücadele derneği ‘Arbeitskreis gegen Rechtsextremismus’un bildirdiğine göre Norveçli saldırgan Breivik, 1500 sayfalık manifestosunu Almanya’nın Dortmund şehrindeki neonazilere gönderdi. ‘Westdeutsche Allgemeine Zeitung’ gazetesi Breivik’in ‘Pro Köln’ isimli İslam karşıtı ve ırkçı gruba da e-mail gönderdiğini bildirdi. Gazete, Breivik’in üçüncü muhatabının ise ırkçı parti NPD’nin Unna şubesi olduğunu kaydetti.
Bu arada Oslo’da, ana tren istasyonunun bir bölümünün şüpheli bir valiz nedeniyle hareketli saatler yaşandı. İstasyonun bir bölümünün tahliye edilmesinden sonra olay yerine giden bomba imha uzmanları, şüpheli bir unsura rastlamadı. Alarm durumunun kaldırılmasıyla tren istasyonunda günlük yaşam devam etti.
OSLO