İngiltere Başbakanı Theresa May Cuma günü Brüksel’de AB yetkilileri görüştü ve bir uzlaşıya vardılar. Üç aşamalı sürecinin ilk aşamasında uzlaşı sağlanmış oldu yani. Resmi anlaşmanın 14 Aralık’ta yapılacak AB Liderler Zirvesi’nde onaylanması bekleniyor. Geçtiğimi Mayıs başı gibi bu aşamada yer alan meseleler tartışılmaya başlanmıştı ve 7 ayın sonunda varılan bir anlaşma oldu. Yani gereğinden fazla uzun süren bir süreç oldu. Peki hangi konularda uzlaşı sağlandı?

Hala tam olarak miktar belli değil ama İngiltere çıkış için AB’ye 35 milyar ile 39 milyar Sterlin arası bir miktar fatura ödeyecek ki bu da 40-45 milyar Euro arasında bir rakama tekabül ediyor. Diğer bir mesele İngiltere’de yaşayan Avrupa vatandaşlarına ilişkindi. Halizhazırda İngiltere’de yaşayan Avrupalıların İngiltere’de kalma izinleri kabul edildi. Bu kişilerin eşleri ve çocukları da bu haktan faydalanacaklar. Diğer can alıcı konu ise Kuzey İrlanda meselesiydi. Aynı anlaşmayla İngiltere ve Kuzey İrlanda arasında fiziki bir sınır olmayacağını ve Hayırlı Cuma Anlaşması’nın (Belfast Anlaşması) korunacağını belirtildi. Kuzey İrlanda’da haliyle sevinçle karşılandı bu kararı. Olası bir sınırın siyasi ilişkileri de etkilemesinden korkuluyordu. Ama Kuzey İrlanda da İngiltere gibi İngiltere Gümrük Birliğinden çıkacak. Ne gibi ticari anlaşma geçerli olacak belli değil. İngiltere ve AB arasındaki bu ilk anlaşma Muhafazakar Parti içerisinde de kırılmalara sebebiyet verdi. Kimi May’i yumuşak tavrından dolayı tebrik ederken kimi fazla taviz verdiğini düşünüyor. Medya da bu anlaşmayı karışık duygularla karşıladı. Kimi zorlu kazanç olarak aktarırken kimi yerden yere vurdu. Ülke ikiye bölünmüş durumda resmen. Sert çıkışı ile yumuşak çıkışı destekleyenler şeklinde. 

Gelecekteki ticari anlaşmamaların konuşulması 2018’in Şubat ayına kadar başlamayacak ki bu çok kaygı verici bir durum. May, Ortak Pazar ve gümrük Birliğinde kalmak istemediklerini altını bir kez daha çizdi. Dünya Ticaret Örgüt kurallarının geçerli olmasını istiyor. Dünya Ticaret Örgütü, çok taraflı ticaret sisteminin yasal ve kurumsal organ ve gelişmiş ülkelerin sanayi ürünleri tarifelerinde toplam yüzde 40’lık bir indirim sağlayan, ortalama yüzde 6,3 olan tarifeleri, yüzde 3,8’e indirtebilen bir uygulama. AB bu modele asla sıcak bakmıyor. İngiltere, başka ticari modeller üzerinde de duruyor. İngiltere, AB’nin Norveç ile olan anlaşmasının benzerinin kendileri için de uygulanmasın istiyor ama AB buna katiyen yanaşmıyor.

AB’nin Kanada ile yürüttüğü anlaşma şimdilik en yakın anlaşma gibi görünüyor. Ancak bu anlaşma İngiltere’nin daha az pazara girmesine neden olacak. Ekonominin sarsılması her hâlükârda kaçınılmaz. İngiltere, hala 2 yıllık bir geçiş süreci istiyor. AB tarafından buna da sıcak bakılmıyor. Mart 2019’da kesin çıkacak. Ötesi berisi yok. 

Bu anlaşmayı başarı gibi görmek bir hata olur. İngiltere’nin başka bir şansı yoktu. Uzlaşmaya girmezse direkt çıkartılacaktı. Zorlu meselelerin tartışılması asıl yeni başlayacak. AB’ye  ödenecek tazminat miktarında bile bir buçuk yılda uzlaşıldığına göre diğer ekonomik meselelerin çözülmesi kim bilir ne kadar zaman alacak.