Yeşiller Grubu’nda yer alan Korsikalı parlamenter Françolis Alfonsi ile köylü lideri parlamneter José Bové’nin KCK Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecride ilişkin verdiği soru önergesine yanıt veren Öcalan’a tecridin hem Türk hukuku hem de AİHS’in ihlali olabileceğini belirtti. Füle yazılı yanıtında, “Avrupa Birliği PKK’nin terörist örgütler listesinde olduğunu hatırlatır ve bununla birlikte terörizme karşı Türkiye ile dayanışmasını yeniden vurgular. Sayın Öcalan’ın tutukluluk koşulları konusunda ise Avrupa Birliği, geçen bir yıl içinde avukatları ile tüm bağlantının reddedildiğini not eder, ki bu da Türk hukuki mekanizmaları ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin olası ihlalini teşkil eder” dedi.
Füle, Kürt sorununun çözümü konusunda da somut tedbirler üzerinde uzlaşıya ihtiyaç olduğunu ifade ederken, tüm tarafları “barış ve refah” için aralıksız çalışmaya çağırdı: “Avrupa Birliği tüm tarafların, Türkiye’nin tüm vatandaşlarına barış ve refah getirmesi için aralıksız çalışması gerektiğinin altını çizer. Türkiye’nin güneydoğusunun barış, demokrasi ve istikrar ile, sosyal, ekonomik ve kültürel bir kalkınmaya ihtiyacı var.” 
Stefan Füle, buna da ancak “bölgede yaşayan halkın sosyal, ekonomik ve kültürel haklarını genişletmeyi hedefleyen somut tedbirler üzerinde bir konsensüsle ulaşılabileceğini” kaydetti.
Françolis Alfonsi ve José Bové verdikleri soru önergesinde Öcalan’ın Temmuz 2011’den bu yana dış dünya ile bağlantısının kesildiğini, avukatlar ve ailesinin haber alamadığını belirtirken, Kürt sorunu etrafında yaşanan siyasi gelimelere de dikkat çekmişti. Çatışmaların giderek şiddetlendiğine işaret edilen önergede, BDP’nin binlerce üyesinin tutuklandığı ifade edilirken, bunlar arasında çok sayıda seçilmişin de olduğu hatırlatılmıştı. “Bu baskı karşısında, Kürt militanlar kararlı bir protestoya angaje oldular” diyen çevreci parlamanterler, Şubat ve Mart aylarında cezaevlerindeki yüzlerce tutsağın yürüttüğü açlık grevleri ile Strasbourg’daki 52 günlük açlık grevine de dikkat çekmişti. Parlamenterler, açlık grevi eylemcilerinin Öcalan’ın durumuna ilişkin kaygılarını aktarıp şu soruyu da yöneltmişti: “Kürt halkının haklarına saygı temelinde Kürt sorununun barışçıl bir değişim yaşaması için nasıl bir girişimde bulunulacak?”


MAXİME AZADİ / ANF/HABER MERKEZİ




BM'ye acil çağrı


Aralarında Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) ile Uluslararası Avukatlar Derneği’nin (UIA) de bulunduğu 18 kuruluş, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatlarının davası için BM’yi acil eyleme çağırdı.
Uluslararası hukuk kurumları, BM Yargıçlar ve Avukatların Bağımsızlığı Özel Raportörü ile BM İnsan Hakları Savunucuları Özel Raportörü'na açık bir mektupla çağrı yaptı. BM Özel Raportörü'nün Ekim 2011’de Türkiye’ye yaptığı ziyaret ardından Mayıs 2012’de yayınlanan "yargıç ve avukatların bağımsızlığıyla ilgili rapor"a dikkat çekilen mektupta, Türkiye’de avukatlara yönelik tacizlerin son bir yılda arttığına vurgu yapıldı. Terörle Mücadele Yasası’nın özellikle son yıllarda avukat, insan hakları savunucularına karşı kullanıldığına dikkat çekilen mektupta, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatlarına yönelik taciz ve cezalandırmalara işaret edildi. Öcalan’ın çok sayıda avukatına karşı, “terör örgütü ile suç ortağı” suçlamasından davalar açıldığına dikkat çekilen mektupta, bu avukatların sistematik bir şekilde adli tacize tabi tutularak cezalandırıldıkları ifade edildi. 22 Kasım 2011’de Öcalan'ın avukatlarına yönelik gerçekleştirilen operasyonda 36 avukatın tutuklandığına dikkat çekilerek, bununla avukatlara yönelik taciz ve cezalandırmanın yeni bir safhaya taşındığı kaydedildi. Kamuoyunda "Avukatlar Davası" olarak bilinen davanın 16-18 Temmuz tarihlerinde İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanacağına dikkat çekilen mektupta, bu avukatlara yönelik devam eden hukuki baskılardan büyük endişe duyulduğu ifade edilerek BM raportörlerine şu çağrıda bulunuldu: "Bu durumun ciddiyetini göz önünde bulundurarak, 50 avukat, hukuk çalışanı ile gazeteciye yönelik suçlamaların düşürülmesi, genel anlamda ise, temelsiz ve savunma haklarına yönelik çalışmalarını hedefleyen avukatlara yönelik hukuki tacizlerin son bulması için sizleri yetkiniz çerçevesinde acil eyleme geçmeye çağırıyoruz.”